Ekonomik kriz ve büyümedeki düşüşe paralel olarak gayrimenkul sektörü de gerileme dönemine girdi. Gayrimenkul sektörü temsilcileri global krizi en az hasarla aşabilmenin en önemli yollarından birinin sektörün desteklenmesi olduğunu belirtiyor.

Gayrimenkul Yatırım Ortaklıkları Derneği (GYODER) Yönetim Kurulu Başkanı Bekir Cumurcu, inşaat sektöründe bu yıl yüzde 1,1 küçülme beklediklerini söyledi. Cumurcu, gayrimenkul sektörünün değerlendirildiği basın toplantısında, yaşanan ekonomik krizin, daha önceki yıllarda yaşananlardan farklı olduğuna işaret ederek, artık çıkış yolunun dışarıda aranamayacağını ifade etti. Global gayrimenkul piyasalarıyla ilgili beklentilerin aşağı yönlü olduğunu, projelerde ve yatırımlarda yavaşlama yaşandığını belirten Cumurcu, talep ve finansman tarafında da yavaşlama ve daralma bulunduğunu kaydetti. Global daralmadan Türk gayrimenkul piyasalarının da aşağı yönlü etkileneceğini dile getiren Cumurcu, sektördeki beklentileri, 2002-2007 arasındaki yıllık ortalama yüzde 7 büyüme hızının şekillendirdiğini, yeni dönemdeki yavaşlamanın ise gayrimenkul sektöründeki büyümenin de yavaşlamasına yol açacağını anlattı.

Dış ve iç malî piyasalarda finansman imkanlarının daraldığını, maliyetlerin arttığını belirten Cumurcu, yeni dönemde yabancı yatırımcıların katılımının da yavaşlayacağını söyledi. Cumurcu, sektörde konsolidasyonların da söz konusu olacağını ifade etti. Gayrimenkul yatırımlarının getirilerinin 2002-2007 döneminin altında oluşacağını bildiren Cumurcu, finansman maliyetlerine bağlı artışların sektöre yeni girişleri sınırlayacağını, mevcutların rasyonalizasyonuna yol açacağını anlattı. Yurtiçi ve yurtdışından gayrimenkul finansmanı imkanlarının hem talep yönünde hem de arz yönünde sınırlanacağını dile getiren Cumurcu, arz yönünde farklı yurtiçi projeler ile seçici finansman imkanlarının öne çıkacağını vurguladı.

Yaşanan krize karşı önlem almanın önemine işaret eden Bekir Cumurcu’ya göre, sadece seyirci olmamalı, önlem almalıyız. Piyasalara dokunmamız gerekiyor. Piyasalar belli ki kendi kendini düzenleyemedi. Piyasalara bütün dünya müdahale ediyor. Dolayısıyla Türkiye’nin de müdahale etmesi kaçınılmaz. Tüketicinin talep yönünde teşvik edilmesi gerekiyor. Bunu sistematik bir şekilde bütün ülkelerin yaptığını görüyoruz. Türkiye’nin de bu konuda yapması gereken işler olduğunu düşünüyoruz. Türkiye ekonomisinin bu krizi en az hasarla aşabilmesi için sektörün desteklenmesi şarttır. Bu krizi en az hasarla aşabilmemizin en önemli yollarından biri gayrimenkul sektörünün desteklenmesidir. Cumurcu, alınması gereken önlemlerin hem talepte canlılık ve süreklilik için talep yönünde hem de bu talebi beslemek üzere arz yönünde olması zorunluluğu bulunduğuna dikkat çekti.

Dar gelirlinin konut kredisi faizini devlet desteklesin

  • Yüzde 1 ile başlayan kademeli KDV uygulamasına geçilmeli.
  • Konut kredisi faizlerinin Gelir Vergisi matrahından düşülmesine imkan verilsin.
  • Dar gelirlilerin konut kredisi faizlerine sübvansiyon uygulanmalı.
  • Gayrimenkul alım satımında uygulanan yüzde 3’lük tapu harcı makul bir seviyeye çekilmeli.
  • Alım satım sözleşmelerinde Damga Vergisi uygulamasına son verilsin.
  • Gayrimenkul yatırımlarının cazibesini düşüren yasal düzenlemelerden vazgeçilmeli.
  • Yabancı yatırımcıların mülk edinmesi ile ilgili düzenlemelerdeki karmaşa ortadan kaldırılmalı.

Not: GYODER’in sunumundan alınmıştır.

Türkiye, konutta Avrupa’nın en ucuz ülkesi
Türkiye, konut türü binalar grubunda Makedonya’dan sonra Avrupa’nın en ucuz ülkesi konumunda bulunuyor. Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), 2007 yılına ilişkin ‘ Yatırım Malları ve İnşaat Grubu Karşılaştırmalı Fiyat Düzeyleri Endeksleri’ni yayımladı. TÜİK tarafından yapılan açıklamada, Avrupa Birliği’nin (AB) istatistik bürosu ve Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Teşkilatı işbirliğiyle yürütülen Satınalma Gücü Paritesi (SGP) çalışmaları çerçevesinde, Avrupa Karşılaştırma Programına katılan 37 ülke için yatırım malları ile inşaat grubuna ait 2007 yılı karşılaştırmalı fiyat düzeyi endekslerinin belirlendiği belirtildi. Endeksler, SGP temelinde, AB’ye üye 27 ülkenin ortalaması temel alınarak hesaplandı. 2007 yılı sonuçlarına göre, inşaat grubunda fiyat düzeylerinin Avrupa genelinde önemli ölçüde farklılık gösterdiği dikkati çekti. AB’ye üye 27 ülkenin ortalama fiyat düzeyi 100 iken, 37 ülke içinde Danimarka 163 ile en pahalı, Türkiye, 32. sırada yer aldı. ‘Konut türü binalar’ grubunda ise, Avrupa’nın en pahalı ülkesi 214 endeks puanı ile İzlanda olarak belirlendi. Bu grupta fiyat düzeyi yüksek olan diğer ülkeler Danimarka (173), Norveç (164) ve İsveç (152) olarak sıralandı. Konut türü binalar grubunda Makedonya’dan sonra en düşük fiyat düzeyine sahip ülkeler ise Türkiye (34), Sırbistan (35) ve Bosna-Hersek (35) olarak saptandı.

Kaynak: Zaman

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir