Kızılay, davalar nedeniyle yıllardır atıl halde duran binasını devraldı. Kızılay Genel Başkanı Tekin Küçükali de, devralınan binanın yerine yapıldığı ve kendisinden önceki dönemlerde yıkılan eski Kızılay binası için, “Ben olsam, eski binayı asla yıktırmazdım. O bir tarihti. Bugün Kızılay’a ismini veren binaydı” dedi.

kizilaybina.jpgTürk Kızılayı, Ankara Kızılay Meydanı’nda bulunan ve “Beğendik” olarak bilinen binayı, Ankara 2. İcra Hakimliği’nin verdiği karar üzerine teslim aldı.

Türk Kızılayı Genel Başkanı Tekin Küçükali, Kızılay Meydanı’nda ve “Beğendik” olarak bilinen binanın, Türk Kızılayı eski genel merkez binasının yerine yapıldığını ve Türk Kızılayı’na gelir getirmesi amacıyla “yap-işlet-devret” modeli ile 1999 yılında kiraya verildiğini ifade etti.

Binayı kiralayan Beğendik Mağaza İşletmeleri A.Ş’nin ile mahkemelik olduklarını hatırlattı. Türk Kızılayı’nın, açılan davalarla “ciddi bir hukuki kıskacın içine sokulduğunu”, binanın, ilgili şirketin yaşadığı sıkıntılara bağlı olarak faaliyete geçemediğini anlatan Küçükali, konunun Türk Kızılayı için “yıllardır kanayan bir yara” olduğunu ifade etti.

Mahkemenin, binayı Türk Kızılayı’na verdiğini ancak hala bazı davaların devam ettiğini kaydeden Küçükali, “Binamızı aldık. Hukuken tartışılır olan yürüyen merdivenler gibi malzemelerin de yedieminliği bize verildi. Bu, bizim ihaleye çıkmamıza bir engel değil. Biz, bu malzemeleri koruma altına aldık” dedi.

Zarar 35 milyon dolar

Küçükali, Beğendik A.Ş ile 20 yıl sözleşme yapıldığını belirterek, “Her yıl için 7 milyon 80 bin dolar kira bedeli alacaktık. Binanın beş yıldır işletilememesinden dolayı zararımız 35 milyon doları buldu” diye konuştu.

Türk Kızılayı’nın, yapılacak tespitin ardından binanın hızla tamamlanması ve gelir getirici projelerin hayata geçirilmesi için çalışmalara başladığını anlatan Küçükali, şunları kaydetti:

“İhaleye hazırlanıyoruz. İhale türleri hakkında araştırma yapıyoruz. İhale sürecinin başlaması için Genel Müdürlüğümüzü yetkilendirdik. Şu an teknik ve hukuki çalışmalar yapılıyor. 1.5-2 ay içinde ihale tarihinin belli olacağını düşünüyoruz. Binanın beş yıldır işletilememesine bağlı olarak zararımız 35 milyon doları bulduğu için ihalenin, zararı telafi edecek şekilde sonuçlanması lazım. Bina için yıllık kira bedelini en az 15 milyon dolar koymalıyız ki, 10 yıl içinde kaybettiğimiz beş yılı telafi edebilelim.”

Ben olsam eski binayı yıkmazdım

Küçükali, binanın bunca yıldan sonra geri alındığı için çok mutlu olduğunu ifade ederek, şunları söyledi: “Ben olsam, eski binayı asla yıktırmazdım. O bir tarihti. Bugün Kızılay’a ismini veren binaydı. İnsanlar, Kızılay binasının bahçesinde soda içer, dinlenirlerdi. Böylesi bir tarihi misyonu olan binanın yıkılması bence doğru değil. Ama olan olmuş, artık bundan sonrasına bakmak lazım.”

Bitmeyen davalar zinciri

Tekin Küçükali, hukuki süreç hakkında bilgi verirken, Türkiye Kızılay Derneği’nin 1998 yılında imzalanan sözleşmeyle, Kızılay Sosyal ve Rant Tesisinin “yap-işlet-devret” usulüyle yapımı, işletilmesi ve kiralanması işini Beğendik A.Ş’ye verdiğini, firmanın “sözleşmede üstelendiği konulardan hiçbirini yerine getirmediğini, verilen teminat mektubu bedelinin de karşılıksız kaldığını” söyledi.

Küçükali, firmanın, olası hukuki sonuçları geciktirmek amacıyla Kızılay aleyhine Ankara 5. Asliye Ticaret Mahkemesi’nde “Teminat Mektubunun Nakde Çevrilmesinin ve Muarazanın Önlenmesi Davası” açtığını belirterek, şunları kaydetti:

“Ayrıca, Ankara 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nde ’uyarlama davası’ açılmış. Tüm bu davalar reddedildi. Beğendik A.Ş tarafından Ankara 8. Asliye Ticaret Mahkemesi’nde ’iflasının ertelenmesi’ istemiyle dava açıldı. Beğendik A.Ş, yaklaşık dört yıl boyunca iflasın ertelenmesiyle başta Kızılay olmak üzere pek çok alacaklıyı, taciri, firmayı mağdur etmiştir. Beğendik A.Ş, iflasın ertelenmesi istemiyle açılan davada, mahkemeye sunduğu erteleme prosedürünün gereğini yerine getiremeyerek, 27 Mayıs 2007 tarihli ilamla iflasının açılmasına karar verildi. İflas kararı üzerine, Kızılay üzerindeki haksız taleplerini devam ettirmek amacıyla bu kez de İş Bankası arasında akdedilen ’emtia rehni sözleşmesi’ dayanak gösterilerek, 1 Mayıs 2007 tarihinde mühürlendi. Bununla Türk Kızılayı’nın senelerdir süren mağduriyeti artmıştır. Bu uygulama karşısında, mühürleme işlemine karşı İflas İdaresi nezdinde ’istihkak’ iddiasında bulunuldu. Bunun reddilmesi üzerine, istihkak iddiamız Ankara 2. İcra Hakimliği’nde dile getirilmiş, haklılığımız 28 Şubat 2008 tarihli bilirkişi raporu ile sübut bulmuştur.”

Bina Kızılay’a teslim edildi

Bu hukuki sürecin ardından, Ankara 2. İcra Hukuk Mahkemesi’nin 5 Haziran 2008 tarihli ara kararıyla binanın Kızılay’a “yediemin olarak teslimine karar verildiğini” belirten Küçükali, “Anılan ara karar uyarınca, 9 Haziran 2008 tarihinde binanın mührü sökülmüş ve içindeki emtianın tespiti yapılarak, yediemin sıfatıyla Türkiye Kızılay Derneği Yönetim Kurulu Üyesi Hayati Çetin’e teslim edilmiştir” dedi.

Kaynak: Hürriyet Ankara

One Comment

  1. bu bina bir yılan hikayesidir. bir yandan da kızılay gibi ankara’nın en işlek noktasında o bina öyle beklemektedir. şaşılacak şey.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir