Buca Evka-1 Kadın Kültür ve Dayanışma Derneği’nin de (BEKEV) faaliyetlerini sürdürdüğü, içinde iki muhtarlık ve bir PTT hizmet binası bulunan semt merkezinin, ihale ile bir şahsa kiralanması, sosyal belediyecilik anlayışının ve kadın sorunlarına bakışın bir kez daha sorgulanmasına neden oldu.

Dört yıldır faaliyetlerini sürdürebilecekleri bir yer bulmaya çalışan ve 2007 Kasım ayından bu yana üç metrekarelik İZSU veznesinde toplanan BEKEV’li kadınlar, sosyal faaliyetleri desteklemesi gereken belediyenin, bir semt merkezini ticari bir faaliyet için kiraya vermesine tepki gösterdiler.

Evka-1’de kadınlara yönelik olarak sosyal ve kültürel anlamda bir hizmet bulunmadığını belirten BEKEV üyesi kadınlar, yer sorunlarının çözüleceğine ilişkin kendilerine verilen sözlerin tutulmasını isteyerek, sorunun çözülmemesi durumunda binadan çıkmayacaklarını duyurdular.

İmza kampanyasına destek

Bu arada BEKEV’li kadınlara destek için başlatılan imza kampanyasına, Türkiye çapında çok sayıda kadın kuruluşu destek verdi.
Konu ile ilgili olarak görüştüğümüz Dernek Başkanı Haşime Akbakın, faaliyete başladıkları dört yıldan bu yana yer sorunu yaşadıklarını belirterek, “Bulunduğumuz bölgede kadınlara yönelik hiçbir çalışma yok. Ne sosyal açıdan ne kültürel açıdan” diyor. Evlerde yaptıkları toplantıların çok çabuk güne dönüştüğünü, parklarda, kafeteryalarda ise dikkatlerinin dağıldığını anlatan Akbakın, “Bir şey üretmek ve sonuca varmak istiyorsan oturacaksın, iş bölümü yapacaksın, paylaşacaksın, görevlendirme yapılacak. Bu anlamda yer önemli. Kadınların da ‘Burası bizim’, ‘Burada çalışma yapıyoruz’ diyebilecekleri bir yerin olması da önemli” diyor. Derneği kurdukları günden bugüne çok sayıda çalışma ve etkinlik gerçekleştirdiklerini belirten Akbakın şunları söyledi: “Semt polikliniğimizin kapatılmasını engelledik. Ulaşım sorunumuzun çözümü için beş bin imza toplayıp yetkililere ilettik. PTT’miz yeterli gelmiyordu, daha büyük bir yere taşınması ve personelinin artırılması için çalışma yaptık. Büyük ölçüde başarıya ulaştı çalışmalarımız. Burası kente uzak bir toplu konut bölgesi. Dolayısıyla sorunları da çok ve çeşitli. Burada kadınlar evlerine kapanmış, kaderci bir yapıya bürünmüş, televizyon dizileriyle kendini özdeşleştiren bir yaşam sürüyor. Bizim amacımız kadınları evden çıkarıp sosyal yaşama katabilmek. Özgüven sağlayabilmek. Aynı zamanda istihdama yönelik de taleplerimiz var. Küçücük binada hasır kursu yapıyoruz. 15 kişi kucak kucağa oturuyoruz.”

Belediye sözlerini tutmadı
Dört yıl boyunca Büyükşehir Belediyesi yetkilileri tarafından verilen sözlerin hepsinin havada kaldığını, kadına ve kadın örgütlülüğüne verilen değerin bu şekilde gösterildiğini ifade eden Akbakın, “Biz sosyal bir belediyecilik anlayışı ile bizlere destek olunmasını beklerdik. AKP’li bir belediye olsa daha farklı olurdu tavrımız” dedi. Semt merkezinin bir kültür merkezi olarak düzenlenmesi ve kadınlara, halka açık hale getirilmesini istediklerini belirten Akbakın, “Derneğimizin güzel bir açılışını yapalım, bütün kadınları çağıralım istiyoruz” dedi.

Dernek üyesi kadınlardan Nuran Benli, “Biz yılmayacağız. Esefle kınıyoruz. Bütün kadın dernekleri seslerini duyurmalılar. Bizler var olduğumuz müddetçe belediyelerimiz vardır” diyerek tepkisini gösterirken, Ayten Tuzla da ev hanımlarının bütçelerine katkıda bulunabilmeleri için uğraşıp mahalleye yardımcı olmak isterken engellendiklerini belirtti.
Fatma Korkmaz, konfeksiyon işi ile ilgili olarak kadınlara eğitim vermeyi düşündüklerini dile getirerek, “Burayı anahtarsız ve kirasız istiyoruz. Amacımız kadınları evden çıkarmak, fazla bir şey istemiyoruz” dedi. Fatma Erdoğan da “Bence burası halkın yeri olmalı, bir kültür evine dönüştürülmeli” dedi.

Kaynak: Evrensel

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir