Koruma Yüksek Kurulu’nun Hasankeyf ve Allianoi’nin sular altında bırakılmasının önünü açan karar Danıştay’dan döndü. Avukat Hilal Küey, “Karar 4,5 yıllık sivil inisiyatifin zaferi” dedi…

Danıştay 6. Dairesi, Koruma Yüksek Kurulu’nun Hasankeyf ve Allianoi’nin sular altında bırakılmasının önünü açan kararının iptaline karar verdi. Allianoi Girişim Grubu Dönem Sözcüsü Alime Mitap, “Kamu yararının gerçekleştirilmesi ve kültürel mirasın koruyucusu demokrat kitle örgütleri ile yurttaşların mücadelesi bugün karşılık buldu” değerlendirmesinde bulunurken, Avukat Hilal Küey, “Verilen Danıştay kararı 4,5 senelik sivil inisiyatifin zaferidir” dedi.
TMMOB Mimarlar Odası, Çağdaş Hukukçular Derneği ve Arkeologlar Derneği ile 74 yurttaş, Danıştay 6. Dairesi’ne başvurarak Hasankeyf ve Allianoi gibi tarihi ve kültürel değeri çok yüksek yerlerin sular altında bırakılamayacağı düşüncesiyle dava açmış ve bu konuda alınan kararın iptalini istemişti.

Karar: inşai ve fiziki müdahale olmaz

Danıştay 6. Dairesi talepleri değerlendirdi ve Hasankeyf ile Allianoi’ye ilişkin daha önce alınmış kararların iptalini istedi. Daire gerekçeli kararında, yasanın izinsiz müdahale ve kullanma yasağını düzenleyen değişik 9. maddesinde; “Koruma Yüksek Kurulu’nun ilke kararları çerçevesinde koruma bölge kurullarınca alınan kararlara aykırı olarak, korunması gerekli taşınmaz kültür ve tabiat varlıkları ve koruma alanları ile sit alanlarında inşai ve fiziki müdahalede bulunulamaz, bunlar yeniden kullanıma açılamaz veya kullanımları değiştirilemez” denildiği, 10. maddesine göre de bu varlıkların korunmasında yetkinin Kültür ve Turizm Bakanlığı’na ait olduğuna işaret edildi.

Dsi yetkileri yasaya aykırı

Yasanın 57. maddesinin ise korunması gerekli taşınmaz kültür ve tabiat varlıkları, koruma ve sit alanlarına ilişkin uygulamaya yönelik karar alma görev ve yetkisinin koruma bölge kurullarına ait olduğunun kurala bağladığı belirtilen kararda, şöyle denildi:
“Bu durumda, Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanunu’nun ilgili hükümleriyle koruma bölge kuruluna verilen görev ve yetkinin DSİ’ye verilmesi suretiyle, DSİ’nin taşınmaz kültür ve tabiat varlığını su altında bırakma kararı vermesi, bu kararını koruma bölge kuruluna bildirmesi ve koruma bölge kurulunun bu konuda bir proje seçmesinin istenmesine yol açması nedeniyle, ilke kararının 2 ve 3. maddeleri, yasanın yukarıda içeriği yazılı hükümlerine aykırı bulunmaktadır.”
Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın bu kararı temyiz etmesi durumunda dosyanın Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu’na gönderilmesi bekleniyor.

Kaynak: Birgün

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir