Muğla’nın Bodrum İlçesi’ne bağlı Gümüşlük Beldesi’nde yer alan Myndos Antik Kenti’ndeki kurtarma kazılarında, Tavşan Adası bölgesinde, 2 bin 300 yıllık bir tapınağın kalıntılarına rastlandı.

Bakanlar Kurulu kararıyla 3 yıl önce başlatılan Antik Myndos Kentini Gün Işığına Çıkarma ve Kurtarma Kazıları’nda heyecan verici bir gelişme yaşandı. Gümüşlük’e 200 metre uzaklıkta olan ve yürüyerek geçilebilen Tarihi Tavşan Adası bölgesinde 2 bin 300 yıllık bir tapınağın kalıntılarına rastlandı. Kazıları yürüten Uludağ Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mustafa Şahin, yapılan toprak zemini ve yüzey araştırmalarında tapınağa ait 2 teras ve 3 mimari yapı bulunduğunu tespit ettiklerini belirterek, “Eserlerin büyük bölümünde mermer kullanılmış. Kalıntıların, 20 metre genişliğinde ve 35 metre uzunluğundaki tapınağa ait olduğunu tahmin ediyoruz. Kral Yolu’ndan yürüyerek geçilen Tavşan Adası’ndaki bu kalıntılar önemli bir tarihsel döneme ışık tutacak” dedi.
Bölgenin M.Ö. ikinci yüzyılda protestan hanedanlığının en önemli merkezlerinden biri olarak bilindiğini dile getiren Prof. Dr. Şahin şöyle konuştu:

“Kazılarda ilginç ve geçmişe ışık tutan tarih ile karşılaştık. Binlerce yıllık medeniyet ve kültürün gün ışığına çıkartılması için başlatılan çalışmaların aralıksız sürmesi halinde yüzde 80’i toprak ve sualtında bulunan antik kentin gün ışığına çıkartılması son yılların en büyük ve en önemli arkeolojik çalışması olur. Başta Kültür ve Turizm Bakanlığı olmak üzere, arazilerinde arkeolojik çalışma yapılmasına izin veren ve gönüllü olarak katkıda bulunan bölge halkı ile Bodrum’daki belediyeler ve sivil toplum örgütlerinin müthiş destekleri, çalışmaları beklenenden çok daha hızlı ilerletiyor. Gümüşlük ve Bodrum çok kısa zamanda dünyada kültür turizminin başkenti olacak. Binlerce turist bölgeye akın edecek. Myndos Antik Kenti sadece kültür turizmine değil, Türkiye’den ve Avrupa’nın çeşitli üniversitelerinden gelecek bilim adamları, arkeoloji öğrencileri ve bilimsel çalışmalara da ev sahipliği yapacak.”

‘Tarih fışkırıyor’

Tavşan Adası’nı her yıl yaklaşık 300 bin turistin ziyaret ettiğini aktaran Gümüşlük Belediye Başkanı CHP’li Mehmet Ülküm de, “Bölge birinci derecede arkeolojik SİT alanı. Gümüşlük Koyu’nda denizde ve karada adeta tarih fışkırıyor. Bu nedenle kazı çalışmalarını bakanlığın verdiği bütçe ile yürütmekte güçlük çekiyoruz. Belediye olarak destek veriyoruz ancak iyi bir sponsor bulunursa halen yüzde 80’i toprak ve sualtında kalan Myndos Antik Kenti dünyanın en büyük açık hava müzesi haline gelir” dedi.

Myndos’un arkeoloji parkı haline getirilmesine ilişkin Gümüşlük Sanatçılar Platformu’nca hazırlanan ve yaklaşık 20- 30 yıl sürecek Antik Myndos Kültür ve Sanat Merkezi- Avrupa Sanat Projesi’nin de ana hatlarının rapor haline getirilip Fransa’da yaşayan Türk ressam Mustafa Altıntaş tarafından 6 ay önce Avrupa Birliği Genel Sekreterliği’ne iletildiğini hatırlatan Başkan Ülküm, “Gümüşlük’ün toprak altında kalan kültür hazinelerinin bir an önce gün ışığına çıkarılmasını istiyoruz. Bunun için imkanlarımız ölçüsünde her türlü maddi desteği vermeye hazırız” diye konuştu.)

Myndos’un Tarihçesi

Yunan bilimadamı Strabon’a göre, M.Ö. 640 yıllarında Antik Halikarnassos ve Bargylia kentleri arasında uzanan bugünkü Bodrum Yarımadası’nın batısında, Anadolu’nun en eski medeniyetlerinden olan Leleg’lerin kurduğu yedi önemli büyük şehirden biridir. (Diğer önemli şehirler, Madnasa, Side, Uranium, Pedasa, Telmissus ve Termera) Ören yerlerinde ele geçen bulgulara göre bölgede 2500- 3000 yıllık geçmişe ait izlere rastlanmıştır. Halikarnas Kralı Mausolos’un kurmuş olduğu Myndos Antik Kenti’nin kalıntıları geçen yüzyıllardaki büyük depremler sonucu kısmen sualtında ve toprak altında kalmıştır. Bu nedenle Myndos Kenti ‘Batık Şehir’ olarak da anılır. Koyun girişindeki Tavşan Adası’na Batık Şehrin taşları üzerinden yürüyerek geçmek beldeye gelen her turistin tutkusu haline gelmiştir. M.Ö. beşinci yüzyılda Attika- Delos Deniz Birliği’ne üye olan kentten günümüze kadar gelenler arasında Gümüşlük Limanı’ndaki antik kalıntılar ve yönetim binası bulunmaktadır. Bunlar sualtındaki kalıntılardır. Makedonya Kralı Büyük İskender de M.Ö. 334’te Myndos kapılarına dayanmış, kanlı çarpışmalardan sonra burada bulunan Persler’in egemenliğine son vermiştir.

Ege ve Akdeniz’in kesişme noktasında büyük bir ticari liman kenti olan Myndos, M.Ö. 131’de Pergamon Kralı Asi Aristonikos’un eline geçmiştir. Ardından kentte ilk kez ticari amaçla sikke basımı yapılmıştır. Sezar’ı öldüren komutanlarından biri olan Cassius M.Ö. 43’te Romalı General Marcus Antonius’la yaptığı savaş için ordularını bu limanda hazırlamıştır. Kent M.Ö. 10’lu yıllarda Rodosluların eline geçmiştir. Batı Anadolu’nun en güzel koylarından birinde kurulan Myndos Antik Kenti daha sonra Halikarnassoslular’ın egemenliğine girmiştir. Çevresi, iki metre yüksekliğinde kalın taşlarla örülü, 3.5 km uzunluğunda surlarla çevrilmiştir.

Kaynak: Milliyet

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir