Anayasa Mahkemesi Kazdağları’nda çevrecileri sevindiren iki önemli karar aldı. Bu kararlar Kazdağları’nın geleceğini nasıl etkileyecek?

Bu sorunun yanıtını Ege Bölgesi’ndeki doğal zenginlikleri korumak için hukuki mücadeleler veren Avukat Arif Ali Cangı ve Çanakkalle Çevre Platformu Yürütme Kurulu Üyesi Reyhan Erdem verdi…

Avukat Arif Ali Cangı
Kazdağları’na ilişkin önemli hukuksal gelişme şu. Anayasa Mahkemesi iki tane yasayı Anayasa’ya aykırı buldu. Bir tanesi 5177 sayılı yasayla değişik Maden Yasası’nın yedinci maddesinin birinci fikrası. Bu yasa her yeri madenciliğe açan, Çevresel Etki Değerlendirme süreçlerini Bakanlar Kurulu’nun çıkaracağı yönetmeliğe bağlayan bir yasaydı. Bunu anayasaya aykırı buldu. Diğer yandan Çevre Yasası’nın 10. maddesindeki maden petrol ve jeotermal kaynakların aranmasının ÇED kapsamı dışına çıkartan düzenlemeyi de Anayasaya aykırı buldu. Bu durum 6 ay sonra yürürlüğe girecek. Diğeri de bir yıl sonra yürürlüğe girecek. Aslında insanı biraz duraksatıyor bu durum. Ama ortada bir gerçek var ki. Maden arama faaliyetinin ÇED kapsamı dışına çıkartılmasının Anayasaya aykırı bir faaliyet olduğuna ilişkin bir karar var. Bu durumda ÇED süreci işletilmeden yapılacak aramalar hukuka aykırı olacak. Bundan sonra artık ÇED süreci işletilmeden yapılacak aramalar doğrudan doğruya İdari Mahkeme’nin yargısıyla karşılaşacaktır. Daha önce olduğu gibi önüne gelen heryeri kazamayacaklar. Bu Kazdağları’nı çok yakından ilgilendiren bir boyutu.

Diğer yönden maden yasasının yedinci maddessinin birinci fıkrasında milli parklar dahil her yeri madenciliğe açan bir düzenlemeydi. Şimdi de o yasa da anayasaya aykırı. Artık Milli Parklarda, ormanlarda, kültür ve tabiat varlıklarına ilişkin SİT alanlarında, kıyı alanlarında, sulak alanlarda, meralarda gibi hassas bölgelerde madenciliğin yapılıp yapılmayacağı belli değil. Bu durumda yasama organının yeniden yasa yapıncaya kadar hassas bölgelerde, diğer yasalarla koruma altına alınan alanlarda (örneğin çevre yasası ile, meralarla ilgili yasalarla koruma altına alınan alanlarda) madencilik yapılması hukuka aykırı olacaktır. Her girişim idari yargıdan dönecek. Kazdaağları açısından Anayasa Mahkemesi’nin kararı soluk aldıran bir karardır. Ancak AKP Hükümeti yabancıları çok seviyor. Şimdi yasama organından yeni yasalar çıkacak. Yeni yasalar çıkarken Kazdağı Girişimi olsun diğer yaşam savunucuları, ve siyasi partilerin tavrını belli etmesi gerekiyor. Yeni yasal düzenlemede milli parklar gibi meralar gibi, sulakalanlar gibi, SİT alanları gibi alanlarda madenciliğin yapılamayacağını yaşam savunucularının savunması gerekiyor. Umarım bu konuda da bir geceyarısı yasası çıkmaz.

Reyhan Erdem-Çanakkale Çevre Platformu Yürütme Kurulu Üyesi
Kanadalı şirketin gitme kararı ile ilgili herhangi bir açıklama yok. Tüm şirketler bölgede duruyor. Çalışanlarına da altı aylığına gidiyorum, döneceğim demiş. Bütün şirketler bölgede bütün çalışmalar devam ediyor. 100 e yakın şirket var, ruhsat var. Hepsi bölgede… Bekleme sürecinde olabilirler. Çanakkale ilinde 60 civarında, Balıkesir bölgesinde 50 civarında 100 ü aşkın ruhsat var. Şirket sayısı çok fazla. Yaklaşık 80 tane şirket var. Sayı taşeronlarla daha da fazla… Önümüzdeki süreçte mücadeleye devam etmemiz gerekiyor. Anayasa Mahkemesi hem Çevre Kanunu’nda hem de diğer düzenlemelerde kararı lehimize verdi. Ancak altın lobisi müdahale edecektir. Bizim de dikkatle izlememiz gerekiyor. Eylem kararımız devam ediyor. Tüm Çevre Platformları mücadeleye devam ediyoruz.

Kaynak: NTV Yeşil Ekran

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir