Nüfusu 2 binin altında kaldığı için kapatılan 1.128 belediyenin toplam borcu, 645 milyon 762 bin YTL’yi buluyor.

Bu belediyelerden, köye dönüştürülen 862’sinin borcu, genel bütçe vergi gelirlerinden 12 taksitle 1 yılda ödenecek. Büyükşehirlerde mahalleye çevirilen 266 belediyenin borcu da bağlandıkları yeni belediyeye aktarılacak.

İller Bankası Genel Müdürü Hidayet Atasoy, Anayasa Mahkemesinin iptal kararının ardından turistik belde niteliği taşıyanlar ile dava açan belediyelerin kapanma sürecinin durduğunu ifade ederek, 1.128 rakamında değişiklik meydana gelebileceğini belirtti. Dava sonuçlarının beklendiğini dile getiren Atasoy, soru üzerine bu konuda açılan dava sayısını net olarak bilemediklerini kaydetti.

Kapatılan belediyelerin 5 Kasım 2008 tarihi itibariyle İller Bankasına 117 milyon 408 bin 568 YTL borcu bulunduğunu bildiren Atasoy, Maliye, Hazine, Sosyal Güvenlik Kurumu, TEDAŞ gibi diğer kurumlara borçlar dahil toplam rakamın 645 milyon 762 bin YTL’ye ulaştığını belirtti.

Bu borçların tahsiline yönelik soruya karşılık Atasoy, köye dönüştürülen 862 belediyenin kurumlara olan borçlarını, genel bütçe vergi gelirlerinden 1 yıl içinde 12 taksitle ödeyeceklerini söyledi. Büyükşehir içinde mahalleye dönüştürülen 266 belediyenin borçlarının ise bütün mal varlıklarıyla birlikte bağlandıkları ilçe belediyesine aktarılacağını kaydetti.

Kullanımın denetimi
Köy statüsüne geçen 862 belediye için genel bütçe vergi gelirlerinden 10 yıl boyunca pay ayrılmaya devam edileceğini ifade eden Atasoy, paranın il özel idarelerine aktarılacağını söyledi. Atasoy, bu yolla il özel idarelerine yılda yaklaşık 300 milyon YTL ek kaynak sağlanmış olacağını belirterek, gelirin söz konusu yerlerde yol, içmesuyu, kanalizasyon gibi yatırımlara harcanacağını kaydetti.

Kaynağın bu amaçla kullanılıp kullanılmadığına yönelik bir denetim yapılacak mı? sorusuna karşılık da Atasoy, İçişleri Bakanlığı’nın genel çerçevede yürüttüğü denetim bulunduğunu belirtti ve “Resmi denetim mekanizmasından ziyade ben burada mahalli politikacıların ve o beldenin kendi denetiminin daha etkili olacağına inanıyorum. İnsanlar diyecek ki ‘ben belediye iken zaten bu hizmeti alıyordum, niye kapattın beni o zaman;. Yani mevcut durumda aldığı hizmet, o belde için minimum çizgidir, bunun üzerine çıkmak zorunda” diye konuştu.

Çarpık bir tablo ortaya çıkmıştı
Kapatılan belediyelerin daha önce devletten aldıkları kaynağın neredeyse tamamını personel ve cari giderlere harcadıklarını, yatırım için ellerinde para kalmadığını anlatan Atasoy, şimdi bu tür harcamalar olmayacağı için eldekinin net yatırıma döneceğine inandıklarını söyledi. Atasoy, şunları kaydetti:

Türkiye;de son yıllarda çarpık bir tablo çıktı ortaya, biz bunu fiziki olarak da gözlemliyorduk; köyler belediyelerden daha iyi hizmet almaya başlamıştı. İl özel idareleri, köylere içmesuyu, kanalizasyon, yol vesaire her türlü hizmeti götürüyordu ama küçük belediyeler maddi imkansızlık nedeniyle hizmet götüremiyorlardı.

Özel idare bir köyün yolunu götürüyor, belediye sınırlarına geldiği zaman duruyordu. İstese de yapamaz, çünkü yetkisi yok. Belediye, özerk yapı olduğu için kendi yasal gelirleriyle bütün hizmetlerini kendi bütçesiyle götürmek zorunda, ilave kimse hiçbir şey yapamaz. Merkezi hükümet de BELDES projesi dışında bir şey yapamıyordu. Ama yeni durumda il özel idaresi, oraya hizmeti götürecek, götürmek zorunda olacak zaten.

Atasoy, sürecin meyvelerinin 1-2 yıl içinde ortaya çıkacağını kaydederek, uygulama sonucunda söz konusu belediyelerin daha çok hizmet alacağına inandığını sözlerine ekledi.

Kaynak: NTVMSNBC

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir