Basın açıklaması: Kamu arazilerini işgal etmek meşrulaştırılamaz. Bu amaçla bazı kişi ve gruplara özünde kamu yararı bulunmayan haklar tanınamaz.

2004 yılında yürürlüğe giren Türk Ceza Kanunu’nun 154. maddesinde bu konuda ilk defa olumlu bir düzenleme yapılarak “kamuya ait taşınmazları işgal etmek” suç olarak tanımlanmış ve 6 aydan 3 yıla kadar hapis cezası öngörülmüştü. Ancak son günlerde TBMM Komisyonlarında görüşülmekte olan kanun teklifi ile kamuya ait taşınmazların işgalinin madde metninden çıkarılması gündeme gelmiştir.

Gündemdeki değişiklik, kamuya ait taşınmazların işgalini suç olmaktan çıkardığı gibi, bu suç nedeniyle yargılananlara da af niteliği taşımaktadır.

Her ne kadar değişikliğe destek veren muhalefet partilerinin milletvekilleri değişikliğin kamu arazilerinin işgalinin önünü açmak anlamına gelmediğini ileri sürseler de, gerek madde metninde yapılan değişiklik gerekse değişikliğin gerekçesi gerçek niyeti açıkça ortaya koymaktadır.

Yürürlükte olan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 154. maddesinde “Bir hakka dayanmaksızın kamuya veya özel kişilere ait taşınmaz mal veya eklentilerini malikmiş gibi tamamen veya kısmen işgal eden veya sınırlarını değiştiren veya bozan veya hak sahibinin bunlardan kısmen de olsa yararlanmasına engel olan kimseye, altı aydan üç yıla kadar hapis ve bin güne kadar adlî para cezası verilir.” hükmü yer alırken bu hükmün kapsamından kamuya ait taşınmazların çıkarılarak “başkasına ait taşınmaz” ibaresinin getirilmesi kamu arazilerinin işgalinin önünü açmaktan başka ne anlama gelmektedir? Ayrıca bununla da yetinilmeyerek eylem şikayete bağlı suç haline getirilmiştir.

Değişikliğin gerekçesinde kamuya ait taşınmazların korunmasına yönelik hükümlerin Orman Kanunu, Kıyı Kanunu gibi özel kanunlarda yer aldığı, bu düzenlemeler dışında genel bir ceza hükmünün getirilmesinin uygulamada tereddütlere yol açtığı ve gereksiz olduğu açıklanmaktadır. Oysa ki bu kanunların çoğunda idari cezalar öngörülmekte ve çoğunlukla da Türk Ceza Kanunu’na atıf yapılmaktadır. Ceza kanununda bu konudaki suç tanımının kaldırılması, ilgili kanunlarda kamu arazilerine ilişkin olarak Türk Ceza Kanunu’na yapılan atıfları işlevsiz kılacaktır.

TMMOB Mimarlar Odasının, kamuya ait taşınmazların hangi gerekçeye bağlı olursa olsun, tamamen veya kısmen işgaline yol açabilecek davranışları onaylaması, bugüne değin benzeri durumlarda takındığı kamu yararını ön planda tutan yaklaşımları nedeniyle olası değildir.

Bu nedenle, Yasama organının aynı kaygıyı taşıyarak mevcut düzenlemeyi devam ettirmesini istiyoruz.

Mimarlar Odası

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir