İstanbul 1453 Panoramik Müzesi önünde uzayan kuyruktan başka bir dünyaya geçeceğinizi tasavvur edemiyorsunuz. Bir savaşın, bir tarihin tam orta yerine çıkıyor, top ve kılıç sesleri arasında buluyorsunuz kendinizi.

muze.jpgGelecekten ışınlanmış, İstanbul’un fethinin son dakikalarına yetişmiş birisiniz siz de artık. Bir yanınızda İstanbul surları, diğer yanda şanlı komutanın ordusu. Ufukta Zeytinburnu, ayaklarınızın altında dev toplar. Ulubatlı Hasan surların üstünde elinde bayrak, vargücüyle fethi haykırıyor. Akşemsettin Hazretleri ellerini açmış dua ediyor, Fatih Sultan Mehmet ise beyaz atının üzerinde 21 yaşının diriliğiyle şehri işaret ediyor.

Ziyaret dakikalarla sınırlı. Siz zaten bu sürenin yarısını, şoku üzerinizden atmak için harcıyorsunuz. Kapalı bir mekânda olduğunuzu unutuyor ve kendinizi açık havada İstanbul surlarının önünde hissediyorsunuz. Gökyüzündeki bulutların arasında Fatih Sultan Mehmet’in silüeti var deniliyor. Çok uğraşıyor, ama görmeye muvaffak olamadan sürenin bittiğini işitiyorsunuz.

“İstanbul 1453 Panoramik Müzesi”ni hafta içi öğrenciler ve gezi grupları, hafta sonları ise tatili fırsat bilip gelen vatandaşlar geziyor. 14 yıl öncesinde yoğun bir trafiğin, büyük bir keşmekeşin yaşandığı Topkapı, bugün gezi alanları, havuzlar ve müze ile İstanbullulara kucak açıyor.

Bir zamanların Anadolu ve Trakya Otogarı, seyyar satıcıları, barakadan bozma dükkânları yok artık. Surların önünde nefes alacak bir genişliğin ortasına düşüyor yeni müze. 3 bin metrekarelik bir alanda 360 derecelik bir resme 14 metrelik bir uzaklıkla bakıyorsunuz. Resmin 650 metrekarelik alanı gerçekten üç boyutlu ve alanda kuşatmada kullanılan topların, top arabalarının, barut fıçılarının imitasyonları var. Çalışma öylesine detaylı ki bire bir insan büyüklüğünden başlayıp bütün detaylarıyla ince ince işlenerek ufka doğru küçülüyor. Eserdeki figürlerin sayısı 10 bin civarında. 2005’te başlanan ve 8 sanatçının çalışmasıyla tamamlanan proje, dünyanın sayılı örneklerinden birisi. Fikrin sahibi ressam ve çizgi film yönetmeni Haşim Vatandaş, aynı zamanda projenin koordinatörlüğünü de yürütmüş.

Panoramik müze en iyi, platform etrafında gezilerek seyrediliyor. Ancak aşırı kalabalık ve ziyaretçilerin detayları çözme merakı buna pek imkân tanımıyor. Bu eksikliği platformun kendiliğinden dönen bir mekanizmasının olması giderebilirdi. Panoramik resimlerin içinde birçok ayrıntı var; ama onları öğrenebilmek bir-iki rehberle mümkün gözükmüyor. Ayrıca Panoramik Müze’nin diğer bölümlerinde çok değerli Osmanlı belgeleri var. Bu belgelerin okunabilmesi ve idrak edilebilmesi epey çaba istiyor. Müze çıkışında ‘Keşke bu gördüklerimizi duyduklarımızı bize hiç unutturmayacak bir broşür verselerdi.’ diye hayıflanmadan edemiyor insan.

Sonuçta İstanbul’un tarihini ve hayatı öğrenmek istiyorsak ‘İstanbul 1453 Panoramik Müzesi’ni başta geleceğimizi ve şehrimizi emanet edeceğimiz çocuklarımız olmak üzere herkesin görmesi gerekiyor.

Kaynak: Zaman

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir