Son dönemde alıcılarda fiyatların düşeceği beklentisi hakim. Mali gücü dayanıklı olmayan satıcılar da kampanyalarla tüketiciye bu mesajı veriyor. GYODER Başkanı Bekir Cumurcu ise, gayrimenkul fiyatlarında yüzde 10’luk da düşüş bekliyor.

Geçenlerde Gayrimenkul Yatırım Ortaklığı Derneği (GYODER) Başkanı Bekir Cumurcu ile sohbet ediyoruz… Cumurcu, ilginç bir tespitte bulunuyor ve gayrimenkul pazarında beklentinin bozulduğunu söylüyor. Nedenini de, uluslararası piyasalarda mortgage krizinden kaynaklanan likidite sıkıntısı ve petrol fiyatlarıyla gelen maliyet artışından dolayı kredi imkanlarının daralmasına bağlıyor.

Bekir Cumurcu, bu tablonun fiyatlandırma problemi yarattığına değiniyor ve “Arz tarafında mali güç yüksek değilse ve beklenti bozulmuşsa alıcılar fiyatların düşeceği yönünde beklentiye giriyor. Yapısına ve mali gücüne göre beklemeye dayanıklı olmayan satıcılar da çeşitli kampanyalarla tüketiciye bu mesajı veriyor” şeklinde konuşuyor.

Peki, beklenti gerçekleşecek mi? Yani, gayrimenkul de fiyatlar düşecek mi? Bekir Cumurcu, bu beklentinin bir dereceye kadar gerçekleşeceğine inanıyor ve oransal olarak da yüzde 10’luk bir düşüş bekliyor, gayrimenkul pazarında.

AK Parti’nin kapatılma senaryosu

Sohbetimiz sırasında Bekir Cumurcu’ya yaz aylarındaki ekonomideki beklentisi ve bunun da emlak pazarına yansımasını soruyorum. Özellikle de AK Parti’nin kapatılma senaryosunun gerçekleşmesi halindeki yabancı yatırımcının alacağı pozisyonu…

Cumurcu, yabancı yatırımcıların özellikle Türkiye’de gayrimenkul sektörüne ilgi göstermesinin nedenini yüksek getirilere bağlıyor ve dolayısıyla da olası bir kriz sırasında risk primi talep edeceklerine inanan. Yani, yüzde 4’ler gibi yatırımcı getirisi yerine Türkiye’den yüzde 10 beklentileri olacağını savunuyor, Cumurcu.

Ancak tüm bunların dışında daha önemli bir konuya da dikkat çekiyor, yabancıların mülk alması ile ilgili sıkıntıya. Bekir Cumurcu, bu konuda şunları söylüyor:

“Anayasa mahkemesi her iki iptali de birtakım düzenlemeler için yaptı. Özellikle yabancı sermayeli şirketlerin ortaklarının bu konudaki tüm hareket serbestisinin kaldırılması sözkonusu. Bu durum, mevcut faaliyet gösteren şirketlerin yabancı ortaklarının ofis alamamasını öngörüyor. Bu düzenlemelerin de eylül ayına kadar yapılması gerekiyor. Yoksa ciddi sıkıntı doğar.”

Hiçbir şirket gayrimenkul alamayacak

Bekir Cumurcu’ya, düzenleme yapılmaması halinde bu durumun ne gibi sonuçları olacağını da soruyorum…

“Komik bir durum var. Şu anda İMKB’nin yüzde 70’inin üzerindeki kısmı yabancıların elinde” diye anlatmaya başlıyor Cumurcu, bunun hiçbir şirketin gayrimenkul alamayacağı anlamına geldiğini vurguluyor ve sözlerini şöyle sürdürüyor: “Örneğin, Avustralya tabanlı bir şirketin 1 milyar dolarlık bir fon kurma hazırlığı var. Uluslararası fonlar kurulmaya devam ediyor ve bunların gayrimenkul sektörüne ilgisi var. Bunlar gelmeyecek demektir.”

Sohbetimizin sonunda hem konut hem de ticari emlak pazarında gelecek döneme ait projeksiyon yapmasını da istiyorum, Bekir Cumurcu’dan.

Konut piyasasında arz fazlası olduğunu savunuyor Cumurcu ve “Konut piyasasında temel sorun, talep eden kesimin nüfusun yüzde 15-20’si ile sınırlı olması. Geri kalan yüzde 80’ininin ise ihtiyacı olmasına karşın, bunu gerçekleştirebilmesi için finansmana gereksinim duyması. İşte bu finansman pahalılaşmış durumda. Konut faizleri arttığı oranda, potansiyel alıcılar da piyasaya giremiyorlar” diyor.

Bu noktada Bekir Cumurcu’nun önerisi; alıcıların, elinde finansman olmayan satıcıları beklemesi.

Ticari gayrimenkulde ise durumun çok farklı olduğuna değiniyor, Bekir Cumurcu ve ofis pazarının fazlasıyla eritildiğine inanıyor. Özellikle de A grubu ofislerde bir arz fazlası yok. Cumurcu, ofislerin yüzde 80’nin dolduğunu, en kıymetli yerlerde de yüzde 100’e ulaştığını kaydediyor.

Noyan Doğan
Kaynak: Referans

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir