Geçen hafta pazartesi günü bu köşedeki “4 Yıldır Aynı Terane, Yine Doğalgaz” başlıklı yazım üzerine Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Sayın Mehmet Hilmi Güler nezaket göstererek bizzat telefon etti.

Yazım üzerine konuşarak bazı bilgiler vermek ihtiyacını duyduğunu söyledi.

Öyle ya , yazımda kendisine bazı ithamlarda bulunmuş doğalgaz yerine ikame edilecek diğer alternatif doğal kaynaklar konusunda yeterli çaba gösterilmediğinden bahsetmiştim. Zira bu kaynaklar yeterince değerlendirilebilseydi doğalgaza ve tabii Rusya’ya bağımlılığımız aynı oranda azalacaktı.

Sayın bakan , “Benim alternatif kaynaklar konusunda bir şey yapmadığımı ve her yıl aynı şeyleri söylediğimi yazıyorsunuz. Ben yaptıklarını anlatmaktan utanan bir kişiliğe sahibim, belki sizleri bu nedenle bilgilendiremedim ama çok şeyler yaptık” deyince ben de , “Sayın bakan siz bana anlatın ben kamuoyu ile paylaşırım” dedim ve sayın bakan anlattı.

En ucuz gaz ve elektrik bizde
Bakan Güler, “önce doğalgazı konuşalım” dedi ve şunları söyledi:

“Biz doğalgazı sadece ithal eden ülke değiliz, Türkiye Yunanistan boru hattı ile Yunanistan’a ihraç da ediyoruz. Rusya’nın doğal gazı kestiği dönemde bile biz Yunanistan’a ihracı kesmedik. Azerbaycan’dan Şahdeniz projesiyle gaz alımına başladık. Avrupa’nın gaz ihtiyacını gidermeye yönelik Nabucco Projesi üzerinde çalışıyoruz. Cezayir ve Nijerya’dan LNG alımlarımız devam ediyor. Aliağa’daki LNG terminallerimiz devrededir. Ayrıca Trakya doğalgaz depolama tesisimiz devrededir”. Bu nedenlerle kimsenin gazını kesmedik, kimseyi elektriksiz bırakmadık.”

Sormadan edemiyorum. “Kimse şimdilik doğalgazsız, elektriksiz kalmadı ama çok kimse de faturaları el yaktığından ödeyemedi ve kazanlarını, kombilerini yakmaktan korktular, soba yaktılar, kömürden zehirlendiler, üşüdüler battaniyelere sarıldılar, yaşlılar evlerinde doğalgaz yakmamak için günlerini bir bardak çay ile alışveriş merkezlerinde sandalye üzerinde geçiriyorlar sayın bakan, ayrıca ilk çeyrek sonunda, yani kış bittiğinde indirimden bahsettiniz, kış geçince indirimin kime ne faydası olacak?”

“Şevket bey, doğalgaza son iki senedir, elektriğe son beş zam yapmadık kimse bir şey söylemedi, sonunda zam yapmak mecburiyetinde kaldık, şimdi herkes konuşuyor. Ayrıca Türkiye halen Avrupa’nın en ucuz elektrik ve doğalgazını kullanan ülkelerden birisidir.”

Sayın bakanın cevabı bu. Yorumu ise siz okurlarımın. Doğalgaz konusunda son 4 yıldır hep aynı sorunları yaşadığımızı , Rusya’nın, İran’ın, Cezayir’in oyuncağı olduğumuzu, gelecekte de benzer sorunları yaşayacağımız bu bağlamda ilerideki sorunlarımızı azaltmak amacıyla ülkemizde hayli zengin olan diğer alternatif doğal kaynaklar konusunda neler yapıldığını soruyorum, sayın bakan anlatıyor.

Kömürden başlayalım
“Kömürden başlayalım” diyor sayın Bakan. Göreve geldiğimde 1000 megawatlık 5 yeni termik santrali besleyebilecek 2.3 milyar ton yeni kömür rezervi tespit ettik. Böylece ülkemizdeki linyit rezervi 8.3 milyar tondan 10.6 milyar tona çıkarak yüzde 28 arttı. 2.4 milyar ton kömür tüm masrafları çıktıktan sonra 20 dolardan satılsa 40 milyar dolardan fazla bir ekonomik değer oluşturur. Satmayıp elektrik üretiminde kullanılsa günümüz fiyatlarıyla 200 milyar dolarlık bir değer ortaya koyar. Kamunun elindeki sahaları rödovansla özel sektör işletmeciliğine açtık. Bu uygulamalar 10 milyon kilowat-saatin üzerinde yerli kaynağımıza bağlı elektrik üretimi ve 10 bin kişiden fazla istihdam imkanı sağlayacağı gibi yıllık taşkömürü ihtiyacımızın da büyük oranda ülkemizde üretimini sağlayacak. Türkiye taşkömürü 23 küçük, 4 büyük sahası özel sektöre açıldı. Üretim yıllık 100 bin tondan 816 bin tona çıktı. Üretim 30 kat arttı. Elektrik Üretim A.Ş’nin termik santralarındaki kapasite kullanım oranı yüzde 35’den yüzde 78.5’a çıkarıldı. Bu şirkete 400 milyon YTL lik rehabilitasyon yatırımı ile 5.3 milyar kilowat- saat ilave elektrik üretimi sağladık.

Sayın bakan Yenilenebilir Enerji Kanunu’nun kendi döneminde çıkarıldığını söyleyerek bu konuda tek, tek bilgi veriyor.

Hidroelektrik: “DSİ benim dönemimde 11 milyar TL’lik yatırım yapmıştır. DSİ’nin kurulu gücü 364 megawat, yıllık üretimi 1.4 milyar kilowat-saat olan yarım kalmış 6 adet Hidro Elektrik Santrali projesini özel sektöre açmıştır. Özel sektör tarafından 6 adet Atatürk barajı gövdesi büyüklüğünde hidroelektrik santrali yatırımın yapılmıştır. Türkiye nin ırmakları değerlendirilerek 1600 proje oluşturulmuştur.”

Rüzgar: “Rüzgar enerjisi yatırımcıları için kılavuz niteliğinde Rüzgar Enerjisi Potansiyel Atlası çıkarılmıştır. 17 Megawat olan Türkiye’nin rüzgar kurulu gücü yaklaşık 500 megawat’a ulaşmış olup EPDK tarafından şimdiye kadar 2.086 megawatlık 57 proje için lisans verdik , 1.318 megawatlık 36 proje için ise çalışmalar sürmektedir. Rüzgar enerjisi gücünde Avrupa’da 35 ülke içerisinde son durumda iken 11 ci sıraya yükseldik.”

Jeotermal: “Jeotermal kanunu yine bizim dönemimizde çıkarıldı. Jeotermal envanter kitabı ve haritası hazırlattık ve sektörün hizmetine sunduk. Durma noktasına gelmiş olan jeotermal arama sondajı yılda 2000 metreden 20 bin metreye çıkarıldı. 15 yeni saha bulundu. 4’ü elektrik üretimine uygun görüldü.Diğerleri ise şehir ısıtması ve seracılıkta değerlendirildi.Toplam kapasite yüzde 9 dan yüzde 15’e çıkarıldı. Toplam 30 MW kapasiteli 3 adet jeotermalden elektrik üreten santral halen çalışmakta ve toplam 62.5 MW kapasiteli üç santral de inşa edilmektedir. Maden Tetkik ve Arama’nın sahip olduğu jeotermal kuyu ve sahaları özel sektöre açıldı. Aydın ve Manisa daki 6 adet saha ihale edildi ve 100 milyon dolara yakın gelir elde edildi. Jeotermal potansiyelde Dünya da 7. Avrupa’da ise birinciyiz. Jeotermali doğrudan kullanımda dünyada 5. sıradayız.

Güneş : “Türkiye Güneş Enerjisi Potansiyeli Atlasını yatırımcılarımızın hizmetine sunduk. Potansiyelimiz 380 milyar kwh/yıl’dır. Bu değer toplam 56 bin MW kurulu güce sahip doğalgaz çevrim santrallerinin elektrik enerjisine eşdeğerdedir.Türkiye’nin 2007 yılında tükettiği elektrik oranının (Yaklaşık 200 milyar kwh) iki katıdır. Güneş enerjisi potansiyeli açısından Avrupa’da İspanya’nın ardından 2. sıradayız.”

Sayın bakan ile telefon söyleşimiz burada bitiyor. Ben de kendisine teşekkür ediyorum.

Görülüyor ki, doğalgaz dışındaki alternatif kaynakların bir kısmı ham halde, bir kısmı proje safhasında, bir kısmı da ihale edilmiş durumda. Üstelik doğalgaz problemi büyüyerek devam ediyor ve ortaya Nabucco adında yeni ve önemli bir proje çıkıyor. Demek ki bu konuda yapılacak çok şey, yazılacak çok konu var. Ama bana ayrılan yer bitti, hatta hayli aştım. İleride inşallah bunları da yazarım.

Şevket Sürek
Kaynak: Referans

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir