Birleşik Arap Emirlikleri (BAE)’de geçtiğimiz aylarda dünyanın en yüksek binası olma ünvanına kavuşan Burç Dubai’den daha yüksek olması planlanan yeni bir kulenin inşaatının küresel ekonomik kriz nedeniyle bir yıl süreyle durdurulduğu bildirildi.

İnşaat firması Nakil (Nakheel) tarafından yapılan açıklamaya göre 1 kilometreden daha uzun olacak Nakil Kulesi’nin temel atma çalışmaları yaklaşık üç yıl sürecek ve inşaata 12 ay süreyle ara verilecek. Toplam 200 katlı olacağı açıklanan Nakil kulesinde 150 asansör bulunacak ve kule 10 yılda tamamlanacak.

BAE’de global krizden en çok etkilenen sektörlerin başında inşaat, bankacılık ve finans geliyor. Dubai kıyılarındaki üç palmiye adaları projesini yürüten ve inşaat devi kabul edilen Nakil, geçtiğimiz sene Trump otel ve kulesi dahil en büyük birkaç projesinin gecikeceğini ve 500 çalışanını işten çıkaracağını açıklamıştı.

Günde 1500 İşsİz

Bunun yanında Emirlikler’in ticari merkezi Dubai’de günde ortalama 1500 kişinin çalışma vizesinin iptal edildiği bildirildi. Nüfusun yüzde 80’ini oluşturan yabancıların ülkede çalışabilmeleri için Çalışma Bakanlığı’ndan izin almaları gerekiyor.

İşini kaybetme ya da çıkarılma durumunda iş sahibi, çalışanının vizesini iptal için başvuruda bulunuyor ve işten çıkarılan kişinin bir ay içerisinde yeni bir şirkete geçmesi aksi halde ülkeyi terk etmesi gerekiyor.

Çalışma Bakanlığı’ndan bir yetkili, yerel medyaya yaptığı açıklamada geçen Kasım ayından itibaren vize iptalinde artış yaşandığını ve bazı günler 2 binin üzerinde çalışma izni iptal ettiklerini söyledi.

Terk edilen araçlar

Geçtiğimiz yıl Emirlikler’de 3 binin üzerinde aracın, sahipleri banka borcunu ödeyemediği için terk edildiği aktarıldı.

Üst düzey bir emniyet yetkilisinin yaptığı açıklamaya göre, ekonomik kriz nedeniyle 2007’de bankalar 1450 araca el koyarken bu rakam 2008’de yüzde 123 artarak 3 bin 241’e yükseldi. Bankalar borcu ödenmemiş araçları açık artırmayla satarak değerlendirmeye çalışıyor.

Yine geçtiğimiz günlerde Dubai polisinin uluslararası havaalanının park alanına terk edilmiş 22 aracı çektiği öğrenildi. Yetkililer, işini kaybeden ve borcunu ödeyemeyecek duruma gelen kişilerin tek çareyi arabalarını park alanına bırakarak ülkeyi terk etmekte bulduklarını ifade etti.

Arkasında bu şekilde kredi borcu bırakan kişilerin ülkeye giriş ya da çıkışta tutuklanabilecekleri ve borcunu ödemeden de ülkeye giriş yapmalarının mümkün olmadığı ifade edildi.

Kaynak: Zaman

One Comment

  1. İşte vahşi kapitalizmin deneme tahtalarından biri olan Dubai’nin geldiği durumun çok hazin olduğu anlaşılıyor. Batının önemli bir rant kapısı olan buradaki gayrimenkuller herkesin bildiği üzere 10-20 veya daha fazla katıyla satılıyordu. ABD’deki kriz de benzeri durumdan meydana gelmişti. Defalarca doygun fiyatlarla satılan gayrimenkuller, zavallı ve kapitalizmin kölesi insanların ayılmasıyla birlikte satın alınmayınca saadet zinciri kopmuş ve sadece ABD’nin değil, kapitalizmin kölesi olmuş Avrupa ve diğer kıtalarda da zavallı insanların başına inmişti. Sadece zavallı ve fakir veyahut orta gelirli insanlar değil, para babaları, dünyanın ilk ona, yüze giren ve yıkılmaz denilen ultra zengin iş adamları da intiharlar zinciriyle bu yıkılışa canlı olarak şahitlik etmişlerdi.

    Böylesi bir ortamda vukubulan küresel ekonomik krizden elbette batının uygulama alanı olan Dubai’nin de azada kalması elbette eşyanın tabiatına aykırıydı. Zaten Dubai’nin cafcaflı yüzünün yanısıra oradaki zavallı halk ve işçilerin pejmurde vaziyetlerini, zavallılıklarını ifade eden resimler ve belgeler sanal alemde eposta iletilerinde gerekli mesajı vermişler ve adeta yaşanan bu paradoksla krizi önceden duyurmuşlardı.

    Yerde yer mi bittiki gökyüzünü çıkılıyor? 1 km. bina, 150 asansör, enerji sarfiyatı ve benzeri şeylere ne gerek var? Ayrıca iş artık teknikten, mimariden çıkmış bir kaç zıpçıktı kendini bilmezin yarış arenası haline gelmişti. Maalesef üzüntüyle seyrediyoruz ki, bu yarıştan ve gelinen zararlı durumdan ders alarak akıllanılmadığı gibi, yerli inşaat sektörümüzün de “bizim neyimiz eksik” sloganıyla bu yarışa kendi mütevazi ölçüleriyle katılmışlardır.

    Ey kendini insan bilen insan! Aklını başına al. Yoksa kendini mahvettiğin yetmiyormuş gibi, diğer zavallı insanları da, küre-i arzı da mahvetmek üzere olduğunu iş işten geçmeden farket. Ey kendini akıllı sanan insanlar. Gerçekten aklınızı başınıza alınız. Gereksiz yarıştan vaz geçiniz. İnsani boyutlarda, mütevazi, tabiatı tahrip etmeyen, israf etmeyen tasarımlara ve yatırımlara dönünüz. Vahşi kapitalizm, 1929’larda girdiği ve Keynes’in yardımıyla girdiği mezardan çıkmasına rağmen yaklaşık her on yılda bir küçük revizyonlarla yoluna devam etti. Ancak bu 2008 krizi 1929’dakinden de büyük görünüyor. Bize teğet geçtiği söylenilen kriz nedeniyle dünyada milyonlarca kişi işsiz ve çaresiz. İnsanlık, bu vahşi canavarın ağzından kendini kurtarmaya çalışıyor. Ama bu canavar ahtapot gibi öylesine sarmış ki, kurtulmak o kadar kolay görünmüyor. Böylesi küresel bir kriz ve problem, ancak yine küresel bir iyi niyet gösterisiyle ve azmiyle aşılabilir. Yoksa insanlık kendi oluşturduğu bu vahşi kapitalizmin pençeleri altında yokolup gidebilir.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir