Art nouveau (Ar nuvo olarak okunuyor, Fransızca Yeni Sanat anlamında), dekoratif süslemelerin ön plana çıktığı, kıvrımların, çiçek ve bitki desenlerinin, vitrayların sık sık kullanıldığı, 19. yüzyılın ikinci yarısında ortaya çıkmış bir mimarlık akımı.
İstanbul’a hemen geldi ve Batı’nın bir yansıması olarak görüldü. İtalyan mimar Raimondo D’Aronco (1857-1932) mimari tarzı İstanbul’a taşıyan kişi oldu. Yaptığı birçok eserde Türk Osmanlı mimarisinin bazı özelliklerini art nouveau ile birleştirmeyi başardı. Bu hafta jüri üyelerimize, en güzel art nouveau binaları sorduk. Çoğu, D’Aronco’nun imzasını taşıyor. Bazıları restore edilmiş olmasına rağmen, Sirkeci’deki Vlora Han ve Beyoğlu’ndaki Botter Apartmanı gibi bazıları çok bakımsız durumda. Oysa bu binalar, İstanbul’un tarihi mirasının değerli bir parçası.

En İyi 10

1- Şeyh Zafir Türbesi- Beşiktaş

2- Botter Apartmanı- Taksim

3- İtalyan Büyükelçiliği Yazlığı- Tarabya

4- Mısır Konsolosluğu Yalısı- Bebek

5- Ahmet Ratıp Paşa Köşkü- Acıbadem

6- Vlora Han – Sirkeci

7- Huber Köşkü – Yeniköy

8- Mısır Apartmanı- Taksim

9- Çubuklu Kasrı- Beykoz

10- Faik ve Bekir Bey Yalısı-Yeniköy

Şeyh Zafir Türbesi

D’Aronco’nun en güzel eseri
Mimar Raimondo D’Aronco’nun imzasını taşıyan yapı Beşiktaş Yıldız Mahallesi’nde Serencebey yokuşunda. II. Abdülhamid tarafından Şazeli şeyhi Muhammed Zafir Efendi için yaptırıldı. Üç Şazeli tekkesinden Unkapanı ve Alibeyköy’dekilere göre daha büyük. Art nouveau yapıların İstanbul’daki ilk örneklerinden. Bina, cami, selamlık, harem, misafirhanelerle 1886’da tamamlandı. Şeyh Zafir Efendi’nin ölümünden sonra türbeye çeşme ve kitaplık eklendi. Türbe kare planlı, üzeri kubbeyle örtülü. Kapının iki yanında süslemeler var. Kulelerin üst kısmındaki yuvarlak gül desenleri, D’Aranco’nun diğer art nouveau binalarında da bulunuyor. Türbe 2000’de Vakıflar Genel Müdürlüğü tarafından restore edildi.

Botter Apartmanı

Lüks modaevi şimdi harabe
Hollandalı modacı Jean Botter için mimar Raimondo D’Aronco tarafından Pera’da Cadde-i Kebir’de (İstiklal Caddesi) 1900’lerde yapıldı. Botter, Batı kentlerindeki gibi bir modaevi açmak istiyordu. O dönemde 7 katlı binanın zemininde, yüksek tavanlı asma katlı Botter Modaevi bulunuyordu. Birinci katta misafirler karşılanıyor, arka odalarda Botter’in yardımcıları çalışıyordu. Üst katlarda da Botter ailesi yaşıyordu. Binada dönemin en gelişmiş yapı teknikleri kullanılmıştı. Apartmanın cephesindeki bitki motifli bordürler, çiçeklerle bezenmiş insan başı figürleri, çiçek süsler, vitraylar ve aydınlatma aksesuvarlarının tamamı D’Aronco tarafından tasarlanmıştı. Botter Apartmanı şu anda harabe durumda ve boş.

İtalyan Büyükelçiliği Yazlığı

Tarabya’daki villa
İtalyan Büyükelçiliği’nin Tarabya’daki yazlık binası “Villa Tarabya” adını taşıyor. Tarabya Kefeliköy Caddesi’ndeki görkemli yalılardan biri. Burada daha önce var olan bina II. Abdülhamid tarafından, İtalya Kralı III. Vittorio Emanuele ile evlenen Karadağ Prensesi Elena’ya armağan edilmişti. 1905’te İtalyan Elçiliği, mimar Raimondo D’Aronco’ya yeni bir villa yaptırdı. 53 oda ve sofadan oluşan yalı, asimetrik bir çatıya sahip. Binanın dış kısmı taş ve tuğla, iç bölümü ahşap. 1960’lara kadar İtalyan diplomatlara hizmet verdi. Daha sonra çürümeye başladı. Şimdi dışarıdaki iskelelerden de anlaşılacağı gibi tamirat sürüyor.

Eski Mısır Konsolosluğu Yalısı

Valide Paşa’nın yalısı

Bebek’teki yalı eskiden Mısır Konsolosluğu’ydu, şimdi de Mısır’a ait. 1902’de D’Aronco tarafından yapıldığı söylense de Prof. Afife Batur yapının Avusturyalı bir mimara ait olduğunu söylüyor. Bina aynı yerde yapılmış üçüncü yapı. İlk yapı, Dürrizade Arif Efendi’nin, ikinci bina, Rauf Paşa’nın yalısıydı. Tanzimat döneminde Sadrazam Ali Paşa tarafından satın alındı. Sonra Mısır Hıdivi Abbas Hilmi Paşa’nın annesi Prenses Emine binayı aldı (buraya Valide Paşa Yalısı da deniyor.) Yalının denize bakan cephesi üç, cadde cephesi iki katlı. Birinci kat cumbalarının arasına loca ve terasların oyuğu yerleştirilmiş. Deniz cephesi ve yan cepheler şerit, feston, floreal korniş ve armalarla kuşanmış taçlardan oluşan zengin bir süsleme düzenine sahip. Bina boş ve bakımsız.

Ahmet Ratıp Paşa Köşkü

Önce lise, şimdi plato
Köşk, Acıbadem’de, Acıbadem Caddesi’nde. İki yanından Faik Bey Mescidi Sokağı ile Genç Sokak geçiyor. Yapının ilk sahibi Ahmet Ratıp Paşa. Köşkün mimarı Kemaleddin Bey. 54 odalı köşkün bütün kapı ve pencereleri oyma sanatçıları tarafından yapıldı. Merdiven korkuluklarında değerli bakara kristali kullanıldı. Ahşap aksamı Viyana’da yaptırıldı. Bina 1908’de II. Meşrutiyet’ten sonra Maarif Bakanlığı tarafından alındı. 13 Aralık 1914’te Acıbadem Yatılı Numune Kız Lisesi oldu. Sonra yerini İnas Sultanisi’ne bıraktı. 1922’de bir kız orta okulu, 1938’de Çamlıca Kız Lisesi oldu. Şimdi okul, köşkün yanında. Köşkte Hababam Sınıfı filmleri çekildi.

Vlora Han

Hemen kurtarılması şart
Bu han, Sirkeci’de Vasıf Çınar Caddesi ve Fincancılar Sokak’ın kesişme noktasında Büyük Postane’nin çapraz köşesinde. Ana cephesinde cumbalar ve balkonlar var. Yan cephelerinde balkon yok, zarif korkuluklar bulunuyor. Gül tomurcukları ve birbirine dolanmış çiçek süslemeleri dikkat çekiyor. Diğer art nouveau binalardan ayrılan temel özelliği de zaten ayrıntılarında gösterilen özen. Yalnız bu bina çok kötü bir durumda. Yüzü kararmış. Bazı katlarında kiracılar bulunuyor. Binanın güzel süslemeleri tabelalar ve reklam afişleriyle neredeyse örtülmüş durumda.

Huber Köşkü

Cumhurbaşkanının yazlığı
Saray yavrusu köşk, Tarabya ile Yeniköy arasında. 19. yüzyıl sonunda Alman Mauser ve Krupp firmalarının temsilcisi Huber Kardeşler tarafından yaptırıldı. Onların ülkelerine dönmesi üzerine mülkiyeti 1932’ye kadar Mısırlı Prenses Kadriye ve eşi Mahmut Hayri Paşa’ya geçti. Sonra Notre Dame de Sion Okulu’na bağışlandı. Köşk ve arazi 1973’te Boğaziçi İnşaat Turizm AŞ’ye satıldı. 1985’te kamulaştırılarak, Cumhurbaşkanlığına tahsis edildi. Birbirine eklenen iki binadan oluşuyor. İlk binanın mimarı ve inşa tarihi hakkında kesin bilgi yok. Ana binaya yapılan bazı eklemelerin, D’Aranco’ya ait olduğu söyleniyor. Yapı farklı ülkelerin üsluplarını barındırıyor.

Mısır Apartmanı

Sanat ve eğlence merkezi
Apartman, Galatasaray’dan Tünel’e yürüdüğünüzde İstiklal Caddesi’nde solunuzda kalıyor. 1900’lerin başında Mısırlı Abbas Halim Paşa tarafından mimar Hovsep Aznavuryan’a yaptırılmış. Altı kat olarak tasarlanmış. Bugün terasında dışarıdan görünmeyen iki katı daha var. Bir dönem Mehmet Akif Ersoy da burada bir dairede oturdu. Apartman olduktan sonra işyerlerine kiralandı. 1940’larda Halim Paşa’nın kızları tarafından Hayri İpar’a satıldı. İpar’ın oğlu binayı sattı. Birinci ulusal mimarlık döneminin izlerini taşıyan binada art nouveau motifler göze çarpıyor. Mısır Apartmanı şu anda çok popüler. En üst katında ünlü 360 Restoran bulunuyor. Apartmanda 5 sanat galerisi var.

Çubuklu Hıdiv Kasrı


Tarihi asansörüyle ünlü

Köşk, Boğaz’ın Anadolu yakasında Çubuklu’nun tepelerinde bir koru içerisinde. 1903’te Mısırlı Abbas Hilmi Paşa, bu araziyi ağaçlandırıp İtalyan Delfo Seminati’ye bir kasır yaptırdı. Kasır mermer teraslarla çevrili. Yüksek kulesiyle dikkat çekiyor. Bu kulede, yapıldığı sırada çok dikkat çeken buharla çalışan tarihi bir asansör var. Binanın vitrayla kaplı tavanı çatıya kadar yükseliyor. Uzun süre bakımsız kalan kasır, 1980’lerde Çelik Gülersoy yönetimindeki Turing Kurumu tarafından restore edildi. Şimdi İstanbul Büyükşehir Belediyesi tarafından lokanta ve sosyal tesis olarak kullanılıyor.

Faik ve Bekir Bey Yalısı

Boğazdaki ikiz yalı
Yeniköy iskelesinin hemen yanındaki yapı İkiz Yalı olarak da biliniyor. Raimondo D’Aronco tarafından 1906 yılında yapıldı. Yalının güney bölümü Faik Kurtoğlu, kuzey bölümü Bekir Sıtkı Oyal tarafından satın alındı. Böylece Faik ve Bekir Bey Yalısı adını aldı. 1960’larda yalıyı İsmet Okur satın aldı. Son sahipleri Mühendis Adnan Ünlütürk ve Lütfiye Kurtoğlu. Yalı, dörtgen planlı ve üç katlı. Birbirine bitişik ve kapılarla arada bağlantı var. Yalının iki köşesi kule görünümlü. Giriş katı salon ve iki odadan meydana geliyor. İkinci kattaki bloklarda kemerle sınırlı balkonlar bulunuyor. Üçüncü katta da denize doğru küçük bir balkon var.

Kaynak: Hürriyet

One Comment

  1. güzelim eserlerimiz bir inci gibi ve benim tanıdığım bu dizideki onlarcası tam olarak el atılmayı bekliyor. yoksa kayıp gidecekler aramızdan. Botter Apartmanı mesela. daha ne kadar durabilir bu şekliyle.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir