Sultanbeyli Cemevi Türkiye’de ilk kez bedelsiz su kullanım hakkını elde eden cemaevi oldu. Sultanbeyli Cemevi’nin bu hakka kavuşması, dört yıllık yazışmalar sonunda mümkün oldu.

Pir Sultan Abdal Kültür Derneği (PSAKD) Sultanbeyli Şubesi, yaklaşık beş yıl önce kuruldu. 25 bin Alevinin yaşadığı ilçede tek katlı prefabrik binada ibadet yapılıyordu. Burası yetmeyince yeni bir cemevi kurulmak istendi. Böylece dernek ile Sultanbeyli belediyesi arasındaki cemevi mücadelesi başladı. Dernek, belediyeye başvurarak boş bir arazinin cemevi yeri olarak tahsis edilmesini istedi. Ancak, belediye bu talebi reddetti. Bunun üzerine dernek, 2003 yılında mahkeme kararıyla 5 dönümlük bir arazinin tapusunu aldı. Pir Sutan Abdal Kültür Derneği, yüzlerce Alevinin katılımıyla, 8 Nisan 2006 tarihinde cemevinin temelini attı. Ancak Sultanbeyli Belediyesi, İSKİ’nin mutlak koruma alanındaki su havzasında yer aldığı ve imar izni olmadığı gerekçesiyle inşaatı durdurdu.

Yıkımına karar verildi

Bu arada, cemevinin Denetleme Kurulu Başkanı Sadegül Çavuş, ‘imar kirliliğine neden olmak’ suçlamasıyla yargılanıp beraat etti. Yıkım için süren bir dava vardı. Yargıtay’ın ‘yıkım kararı verilmesi’ gerekir görüşünden sonra yerel mahkeme iki ay önce cemevinin yıkılmasına karar verdi. Yıkım süreci devam ederken cemaevine su bağlanması için de mücadele sürüyordu. 10 bin aşkın imza toplandı. Dernek yöneticisi Sadegül Çavuş’un verdiği bilgiye göre su bağlanması için önce İSKİ Genel Müdürlüğü’ne başvuruldu. İSKİ, ‘cemevinin ibadethane olduğuna dair yazı’ istedi. Bunun üzerine kaymakamlığa gidildi. Kaymakamlık, Diyanet İşleri Başkanlığı’na yazdı. Diyanet’in cevabı, “Aleviler Müslüman’dır, Müslümanların ibadethanesi camidir” olunca su bağlanmadı. Ancak Aleviler, yılacak gibi değildi; yazışmaları hiç aksatmadılar. Çavuş, şunları anlattı:

“Tekrar yazı yazdık ve yine aynı yanıtla karşılaştık. Daha sonra kendi suyumuzu bağladık ancak bu sefer de kaçak su kullandığımız iddiasıyla ceza kesildi. Bunun üzerine İSKİ Genel Müdürüyle görüştük, basın açıklamaları yaptık ve kamuoyu oluşturduk. Kaymakamlığa tekrar başvurduk. Muhtarlıktan ‘cemevi faaliyettedir’ diye yazı geldi. Kaymakamlıkın talimatıyla İSKİ gelip suyu bağladı. Şimdi fatura geldi ve ‘bedelsiz su’ yazıyor.”

Cemevinin yasal statüsü için savaşacağız

PSDAK Başkanı Fevzi Gümüş ise, imar kanunundaki değişiklikle, cami yerine ‘ibadet yeri’ ifadesinin getirildiğini ancak ibadet yerlerinin de ‘cami, kilise, havra ve sinagog’ ile sınırlandırılmasından sorun çıktığını belirterek şöyle konuşuyor: “Başbakanlık bu genelgelerin ardından daha sonra bir genelge daha yayınladı. Bu genelgeyle su ve elektrik gibi kamusal hizmetler ücretsiz verilmesi kararlaştırıldı. Cemevi yasal olarak ibadethane tanınmadığı için tartışmalar yaşanıyor. Sorunların aşılması için cemevlerinin yasal olarak ibadethane sayılması gerekiyor. Bu yöndeki girişimlerimizi sürdüreceğiz. Hukuksal ve siyasi açıdan mücadelemiz sürecek. AKP Hükümeti ’nin inkarcı yaklaşımları karşısında cemevlerinin de yasal statüye kavuşması için gerekirse AİHM ’ye kadar gideriz.

Kaynak: Radikal

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir