Rize’nin Ovit Dağı altından yapılacak bir tünelle Erzurum’a bağlanması isteniyor. Konuya daha önce de değindik. Çaydan başka geliri olmayan Rize, İran ve GAP ürünlerinin Ovit tüneli ile yıl boyunca Kafkasya ve BDT ülkelerine ulaştırılmasını, bu şekilde yapılacak nakliyat ve ihracatla ayakta kalmayı, ekonomisini geliştirmeyi hedefliyor.

Bugüne kadar tek başına direnen Rize’ye artık Ovit’in diğer yanındaki Erzurum’dan da destek var. Konuyla ilgili olarak Rize ve Erzurum arasında görüşmeler başlatıldı. Erzurum Vakfı olaya sahip çıktı ve Ovit Dağı’nda düzenlenen bir toplantıda, ticaret ve sanayi odaları, bürokratlar, siyasetçiler, sivil toplum örgütleri ve bilim adamları bir araya geldi. “Karadeniz’in hırçın dalgaları Palandöken’in eteklerinde huzur bulacaktır” ve “Ovit tüneli Türkiye’nin milli meselesidir” sloganlarının öne çıktığı toplantıda Rize ve Erzurum’un yanı sıra Kars, Iğdır, Bingöl ve Van’ın da Ovit tüneline desteğini alabilmek için girişim başlatılması kararlaştırıldı.

Tünel 12 kilometre
Bölgenin geleceği açısından bu çok önemli toplantıda, Erzurum Atatürk ve Rize Üniversitesi ile bölgedeki diğer üniversitelerin, tünelin gerekliliği konusunda bilimsel raporlar hazırlamaları benimsendi. Ticaret ve sanayi odalarının tünelin yapılması ile oluşabilecek potansiyelle ilgili çalışma yapması planlandı.

Ovit tüneli, ilk belirlemelere göre Dereköy’den başlayacak ve Erzurum’un İspir ilçesi Çayırözü köyünde sona erecek. Yaklaşık 12 kilometrelik tünelin tamamlanmasıyla Rize’nin İkizdere ve Erzurum’un İspir ilçesi arasındaki 70 kilometrelik yol 30 kilometreye inecek. Böylelikle Doğu Karadeniz, en kısa yoldan Doğu Anadolu’ya bağlanacak.

Zaman zaman ilginç fikirleri ile gündeme gelen Rize Valisi Kasım Esen de benzer şartlar nedeniyle yapılan İsviçre’deki 16.3 kilometrelik Gotthart tünelinin örnek alınmasını istedi.

Ancak Vali Esen’in Gotthard tüneli ile ilgili anlatmadığı şeyler de var. Tünelin yapımına 1969 yılında başlayan İsviçre, teknolojik ve ekonomik imkânlarına rağmen, öngörülen rakamın iki katı harcama ile 1980 yılında tamamlayabildi. Yapımı sırasında 19 işçinin hayatını kaybettiği bu tünelin devreye girmesinin ardından kış mevsiminde 6 ay kapalı kalan yol yıl boyunca ulaşıma açıldı. Günde 18 bin aracın geçiş yaptığı ve Almanya-İtalya arasında ağır taşımacılığın geçiş alanı olan yol, İsviçre’nin en yoğun trafiğinin yaşandığı güzergâh olarak da biliniyor. 7.8 metre genişliğindeki yolda, gelen giden trafiği ayıran orta bariyer olmaması nedeniyle 2001 yılında iki kamyonun çarpışması sonucu büyük bir kaza yaşandı, 11 kişi hayatını kaybetti.

Planlama iyi yapılmalı
Kaza sırasında tüneldeki ısı 1000 derece gibi korkunç bir değere ulaştı. Benzer kazalar başka tünellerde de meydana geldi. Mont Blanc tünelinde 1999 yılında bir kamyonun alev alması sonucu meydana gelen kazada 39 kişi can verdi. 1999 Avusturya Tauern tünelinde bir kamyonun 5 otomobile çarpması, 12 kişinin ölümü ile sonuçlandı. 2000 yılında Avusturya Alpleri’ndeki bir başka tünel kazasında da 155 kişi hayatını kaybetti.

Görülüyor ki uzun tünel yapmak inşa etmekle bitmiyor, büyük tüneller büyük sorunları da beraberinde getiriyor. Büyük tüneller, kazalar yaşanmaması için daha planlama aşamasında çok dikkatli olunmasını, projelendirme ve yapım aşamasında çok ciddi çalışmalar ve simülasyonlar yapılmasını gerektiriyor. Bu da bize, böyle büyük projelerin, Ovit geçidine 7 çığ tünelini 12 yılda yaptıramayan, yılın 5 ayı boyunca kapalı geçit için, adeta bir “Zihni Sinir” projesi misali otoyol projesi ihale eden Karayolları teşkilatı ile olmayacağını gösteriyor. Rizeli bana kalırsa önce bu sorunu çözmeli!

Kaynak: Referans

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir