Yerel yönetim seçimleriyle ilgili belediye başkanlığı, belediye meclis üyeliği ve il genel meclisi üyeliği adaylarının Yüksek Seçim Kurulu’na bildirimi için dün son gündü. İşte bu nedenle de son iki gündür Ankara’da siyasi parti merkezlerinde müthiş bir gerilim yaşandı. Deyim yerindeyse aday adayları birbirini kırdı. Özellikle de belediye meclis üyelikleri için bütün partilerde rekabet çok çetin geçti. Belediye meclis üyelikleri için bütün partilerde çok yoğun bir kulis faaliyeti, kavga, gürültü yaşandı. Kimi dışarı sızdı, kimi sızmadı, kol kırıldı yen içinde kaldı.

Belediyelerde meclis üyeliği nedense bazı aday adayları için Türkiye Büyük Millet Meclisi üyeliğinden, yani milletvekilliğinden bile daha önemliydi.

İl olsun, ilçe olsun belediye meclis üyeliği neden bu kadar cazip geliyor bazı insanlara, bazı yerel politikacılara?Sosyal imkanları mı çok yüksek? Değil. Öyle görünür bir cakası da pek yok bu görevin. Maaşı dersen, o da ahım şahım değil. Ama yine de insanlar bunun için partilerde birbirini kırıyor. Özellikle de İstanbul ve Ankara gibi büyük metropollerde bu görevi çok önemsiyor partililer.

Sadece aday adayları ve onları destekleyen parti önde gelenleri değil, belediye başkanı aday adayları da kulisin, kavganın gürültünün içine giriyorlar. Onlar da adaylıklarını garanti altına aldıktan sonra belediye meclisine göz dikiyorlar. “Benim istediğim ekip oluşmazsa, başarılı hizmet veremem, çekilirim” tehditleri savurmaya başlıyorlar.

Özetle belediye meclisi üyelikleri çok önemli.

Bu göreve talip olanlara nedenini sorarsanız yanıtları çok samimi. Söyledikleri şu şekilde özetlenebilir:

“Beldemize, kentimize daha iyi hizmet hizmet etmek, hemşehrilerin yaşam kalitesini yükseltmek…” Belki bazıları gerçekten öyle ama belediye meclislerine seçildikten sonra da çoğunun asıl hedefi imar komisyonlarına seçilebilmek oluyor. Zaten asıl kavganın sebebi de ilerde oluşacak komisyon seçimleri, imar komisyonuna girebilmek.

Belediyelerdeki imar komisyonlarının ne iş yaptığı ise malum. Son günlerde televizyonlarda, gazete sayfalarında sıklıkla haber oluyor imar komisyonlarının marifetleri.

Belediye imar komisyonları İstanbul, Ankara gibi büyük kentlerde milyarlık rantların dağıtıldığı merkezler.

İşte belediye meclis üyelikleri için partilerde son ana kadar süren kıran kırana yarışın gerisindeki çok önemli etken, bu tür imar planı değişiklikleriyle oluşan büyük rantlar. Bu rantlar görevin cazibesini arttırıyor.

Bu tür rant dağıtımlarında gerçekleşen yolsuzlukların sayısız örnekleri var. Örneğin CHP İstanbul Büyükşehir Belediye Başkan adayı Kemal Kılıçdaroğlu’nun iktidar partisi ile ilgili yolsuzluk dosyalarının çoğu bu konularla ilgili.

Hatta bu dosyalardan birinde AKP’ye çok ağır bir darbe de indirdi Kılıçdaroğlu. Partinin etkili isimlerinden Genel Başkan Yardımcısı Şaban Dişli görevinden istifa etmek zorunda kaldı.

Şimdi benzer bir olay da Kılıçdaroğlu’nun partisi CHP’de yaşanıyor. CHP Genel Sekreter Yardımcısı Mehmet Sevigen’in adı da yine İstanbul’da benzer bir skandala karışmış durumda.

Acaba AKP de bir Kılıçdaroğlu’na sahip olabilseydi Sevigen’in kellesini alabilir miydi?

Sevigen “İki olay farklı. Ben imar planı değişikliğine aracı olmadım” diyor. Ama Genel Başkanı’nı ikna etse dahi kamuoyunu ikna edebilmesi bir hayli güç.

Bilal Çetin
Kaynak: Vatan

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir