Antalya Büyükşehir Belediyesi ile Antalya Ticaret ve Sanayi Odası, “Antalya’nın markalaşması için neler yapılmalı?” konusunu, bir yabancı firmaya sordu. O firma aylar süren bir çalışma yaptı. Bu iş için kaç para aldılar bilmiyorum ama yaptıkları önerileri ben pek hazzetmedim. Belki de çok şey bekledim onun için hayal kırıklığına uğradım. Şahsi düşüncem eskilerin deyimiyle şu: Dağ fare doğurdu. Kimi dostlar bunu, “Tereciye tere satmak” olarak yorumluyor. Onlara da aynen katılıyorum. Şimdi gelelim, o anlı şanlı yabancı firmanın önerilerine ve benim o konudaki düşüncelerime…

ÖNERİ 1: Özel yerleşim alanları geliştirmek ve şehre, varlıklı, diğer sektörleri tetikleyici insanların yerleşmesini sağlamak.

Bu Antalya’da çok önceden tartışıldı. Hollywood’un ünlülerine, Avrupa’nın starlarına villalar yapıp bedava verelim önerisi pek tutmadı. Bazı işadamları Türkiye’nin starları için bunu yaptı. Onlar da her geldiklerinde o hediye evlerde değil, otellerde kaldılar. Çünkü, starları veya varlıklı insanları çekebilmek için sadece villa hediye etmek yeterli olmuyor, şehri cazibe merkezi haline getirmek de gerekiyor. Marka satan alışveriş merkezleri, onların gidebileceği restoranlar, barlar, kafeler de bu işin olmazsa olmazları…

ÖNERİ 2: Antalya sera domatesi; “Yeni Zelanda koyun eti”, “İsviçre saati”, “Florida portakalı”, “Parma jambonu” veya “Çek kristali” gibi coğrafi işaret olarak öne çıkarılmalı.

Oldu mu şimdi? Antalya’nın onca tarihi özelliği varken, dünyanın her ülkesinde sera ortamında yetiştirilebilecek domatesi nasıl coğrafi özellik olarak öne çıkarabiliriz ki. Bu öneriler tarım için mi, yoksa turizm için mi hazırlandı? Kafam karıştı. Hangi yabancı, sera domatesimiz için Antalya’ya gelir acaba? Şaka gibi.

ÖNERİ 3: Şehirde elektrikli arabalar kullanılmalı, hava taksileri hizmete konulmalı.

Bu elektriğe yapılan yüzde 22 zamdan önce önerildiği için kahkahalarla gülmüyorum. Olabilir diyorum ama elektrikli arabalardan önce yolların bir turizm kentine yakışır hale getirilmesi şart. Yazın hava kirliliği olmadığı için bunun öncelikli olmadığını da düşünüyorum. Hava taksisi de öncelik sıralamasında en sonda görünüyor.

ÖNERİ 4: Sağlıklı yaşam ve çevre için bisiklet kullanımı yaygınlaştırılmalı.

İyi de bunun için bisiklet yolları şart. Ama, Alanya ve Antalya’nın Lara semtindeki bazı caddeler hariç nerede bisiklet yolu var? Üstelik bunun markalaşmadaki önceliği gerçekten çok ama çok tartışılmalı.

Bunlar gibi daha onlarca öneri sunmuş firma… Ancak, bana göre büyük bir bölümü Türkiye gerçeğine uymuyor, Antalya gerçeğiyle uyuşmuyor. Bence önce kafaların değişmesi lazım. Ve Antalya özel statüyle yönetilen bir turizm kenti olmalıdır. Mevcut yasalarla bu kenti marka yapmak, yönetmek mümkün değil. İşte Dubai… Bu kent bir şirket gibi yönetiliyor. Antalya’nın da özel yasalar çıkarılarak, bir şirket gibi yönetilmesi, bütçelendirilmesi şart. Yoksa, raporda yer alan çoğu önerinin yasaları aşıp uygulanması bile hayal…

Dursun Gündoğdu

Kaynak: Referans

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir