Avrupa son yılların en erken ve en yoğun sıcak hava dalgalarından birini yaşarken , 2026 Dünya Çevre Günü , iklim adaptasyonu, kentsel direnç ve şehirlerin giderek aşırılaşan sıcaklıklara yanıt verme kapasitesi hakkındaki yenilenen tartışmaların ortasında geliyor.…
1 Yorum
Yılmaz Kuyumcu
Henri Prost iyisiyle kötüsüyle İstanbul’un özellikle suriçinin bugününü hazırlayan çok önemli bir şehir plancısı. 15,50 kuralının mimarı, böylelikle kentin topografyasının şimdi olduğu gibi binaların altında kaybolmamasını sağlayan, modern şehircilik kavramlarını iyi kötü ülkemize getiren plancı. Planlamanın hangi boyutlara ulaşabileceğinin ve neleri gerçekleştirebileceğinin de bir örneği. Afişteki resim de onun İstanbul ile ilgili düşüncelerini onun olsun olmasın çok iyi anlatıyor. Yukarıdaki perspektifi oluşturabilmek için İstanbul’u bir tarih kenti yapan çok sayıda yapıyı yıkmak lazım. (Geçmişte olduğu gibi) Bunlar arasında Kırılt han, Balkapanı Hanı, Mahmutpaşa’nın yarısı, bu arada geçen zamanda zaten önemli bir bölümü yok olan Süleymaniye’nin ahşap evleri hepsinin üzerinden bulvarlar geçmiş. Olumlu yönü ise bugün Eminönü meydanını yok eden saçma sapan köprünün Mimarlar Odası tarafından 86 da önerildiği gibi Haliç içine kaydırılmış olması. Böylelikle Eminönü meydan olma şansı yakalar, hatta Karaköy’le birlikte, eski köprümüzün yayalaşarak birleştirdiği iki meydanlı harika bir kent yapısına kavuşur hatta belki de yeni bir köprüye gerek kalmaksızın metronun haliçten geçmesi bile mümkün olabilirdi.
Bu resimden çıkan sonuç: En aşırı projenin bile mutlaka düşünülmesi tasarlanması ve tartışmaya açılması gerektiği. Baştan saldırıya uğrayan her düşünce aslında toplum için büyük bir kayıp. Eğer bu tür kör muhalefetten rant sağlayanlar bunu anlarlarsa topluma büyük katkı sağlamış olurlar.
1 Yorum
Yılmaz Kuyumcu
Henri Prost iyisiyle kötüsüyle İstanbul’un özellikle suriçinin bugününü hazırlayan çok önemli bir şehir plancısı. 15,50 kuralının mimarı, böylelikle kentin topografyasının şimdi olduğu gibi binaların altında kaybolmamasını sağlayan, modern şehircilik kavramlarını iyi kötü ülkemize getiren plancı. Planlamanın hangi boyutlara ulaşabileceğinin ve neleri gerçekleştirebileceğinin de bir örneği. Afişteki resim de onun İstanbul ile ilgili düşüncelerini onun olsun olmasın çok iyi anlatıyor. Yukarıdaki perspektifi oluşturabilmek için İstanbul’u bir tarih kenti yapan çok sayıda yapıyı yıkmak lazım. (Geçmişte olduğu gibi) Bunlar arasında Kırılt han, Balkapanı Hanı, Mahmutpaşa’nın yarısı, bu arada geçen zamanda zaten önemli bir bölümü yok olan Süleymaniye’nin ahşap evleri hepsinin üzerinden bulvarlar geçmiş. Olumlu yönü ise bugün Eminönü meydanını yok eden saçma sapan köprünün Mimarlar Odası tarafından 86 da önerildiği gibi Haliç içine kaydırılmış olması. Böylelikle Eminönü meydan olma şansı yakalar, hatta Karaköy’le birlikte, eski köprümüzün yayalaşarak birleştirdiği iki meydanlı harika bir kent yapısına kavuşur hatta belki de yeni bir köprüye gerek kalmaksızın metronun haliçten geçmesi bile mümkün olabilirdi.
Bu resimden çıkan sonuç: En aşırı projenin bile mutlaka düşünülmesi tasarlanması ve tartışmaya açılması gerektiği. Baştan saldırıya uğrayan her düşünce aslında toplum için büyük bir kayıp. Eğer bu tür kör muhalefetten rant sağlayanlar bunu anlarlarsa topluma büyük katkı sağlamış olurlar.