Ana Sayfa Bağlantılar Biz Kimiz İletişim Mimar İş İlanları
ANA SAYFA

İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin Taksim, Bakırköy, Kadıköy meydanları için açtığı tasarım yarışması ve halk oylaması sona erdi. Ancak, en çok tartışma yaratan Taksim başta olmak üzere bu meydanların geleceği, birinci olarak seçilen tasarımların ne ölçüde uygulanacağı belirsiz. »

 

Uluslararası finans kuruluşlarının dayattığı istikrar ve yapısal uyum programlarının gelir dağılımını emekçiler aleyhine bozucu ve yoksullaştırıcı etkilerine 1980-2020 arasındaki 40 yıllık dönemde maruz kalan pek çok ülkede yüksek sosyal maliyetler oluşacaktır. »

Ali CENGİZKAN

 

Yeni CSO binası açılışı ve Türkiye’nin geldiği nokta »

Bugünün şehirleri de, belediyeciliği de öncekilerden bazı farklılıklar göstermektedir. Üzerlerinde yıllardır talanın yarattığı yükü taşımaktadırlar. Sınıfsal parçalanmışlıkları derinleşmiştir. Bu yüzden yorgun şehirlerdir. Bütün bu nedenlerle belediyeler sanıldığından çok daha önemli birimler haline gelmiştir »

Kent hakkı kolektif bir haksa, kent mekânının ne şekilde ve kimin ihtiyaçları doğrultusunda biçimleneceği yarışmayla belirlenemeyecek, yarışma sınırları içine hapsedilemeyecek, alelacele icra edilemeyecek, rekabetçi bir yoldan çok, kolektif bir aklın ürünü olması gereken politik bir öneme sahiptir. »

Siyasal hafıza meselesi önemli. Eğer bu siyasal hafıza ile ilişki kurulmuş olsaydı, Taksim Meydanı yarışmasında “kamusal alan” kavramını güncellemek mümkün olabilecekti. 1 Mayıs 77 ya da Gezi Direnişi neden yarışmada dikkate alınmadı? »

Şehir sosyolojisi çalışmaları bazen mekândan daha fazla kültür, kimlik ve siyasete odaklanır. Bu yönüyle şehirler, parçası oldukları sistemlere uyum ve aykırılık açısından önem kazanırlar. Erken Cumhuriyet döneminin iki şehri; Kastamonu ve Dersim’in kesişen hikâyeleri bunun bir örneğidir. »

 

Türkiye’deki büyük inşaat şirketleri bir yandan yeni projelere başlarken bir yandan da devam eden ya da yeni tamamlanmış projelerin tamiri ile kâr yapıyorlar. Örneğin birbiri ardına çöken otoyollar ya da çökme tehlikesi ile kapatılan bir tünel gibi. Elbette, bu durumlarda tamiri üstlenen yani yeni ihaleyi kazanan da aynı inşaat şirketi olmakta. Bir başka ifadeyle, çörek-kapan köpekbalığı avını öldürmüyor, gidip gelip ısırarak avlanıyor. »

 

İş güvenliği, gıda güvenliği, kamu güvenliği zaafları, kelimenin tam anlamıyla ‘sekter’ yandaşçı politikalar hayatımıza, çevremize, umutlarımıza, güvenlik hissimize mal oluyor. Toulouse’dan Tianjin’e ve Beyrut’a anlatılan bizim hikâyemiz!

»

Yüzyılların cisimleştirdiği her şey tasfiye edildi. Bu mekânların verildiği aileler-şirketler devasa mekânlar inşa etti. Kimlik gitti, bellek gitti, mekanın ruhu gitti… Beton yığınları kaldı. »

Mimari tarihçi Despina Stratigakos, Nazi rejiminin, Almanları Büyük Savaş’ın galipleri olarak yeniden konumlandırmak için siyasi bir eylemin kanıtını keşfediyor.

Editör: DESPINA STRATIGAKOS »

CHP Genel Başkan Başdanışmanı Erdoğan Toprak , Kamu Özel İşbirliği (KÖİ) projelerinin Türkiye’nin 25 yılını ipotek altına aldığını söyledi. “Bu para hepimizin cebinden çıkacak” dedi. İşte o projeler…. »

Weston Williamson + Partners sosyal mesafeli ofisi öngörüyor
Editör: Tom Ravenscroft »

Şu anda ülkemizde ve bütün dünyada COVİ-19  salgını hayatı durdurdu, salgına yakalananların bir bölümü sağlık kuruluşlarında  tedavi edilmeye çalışılıyor ve maalesef  bir çok kayıp yaşanıyor. Bu tür salgınlar için halk sağlığını korumak maksatlı ulusal sağlık kurumu olarak düşünülmüş olan Hıfzıssıhha bugün artık yok.

 

Ama Hıfzıssıhha’nın bir tarihi var. Nasıl gerek duyuldu, nasıl kuruldu, yapısı ve mimarisi, neler yaptı, halk sağlığına nasıl katkı verdi ve niye kapatıldı. Bu dosyada Hıfzıssıhha Enstitüsünü ele alacağız.  1928 yılında halk sağlığının korunması amacıyla kurulan, aşı üretiminde örnek kuruluş ve aynı zamanda Cumhuriyetin mimari mirası olan Refik Saydam Hıfzıssıhha Enstitüsü, 2011 yılında 663 Sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile kapatılmıştır. Belki de bugün çok aradığımız bu kurumu tartışmamız yerinde olacaktır. »

ODTÜ İktisat Bölümü’nden Prof. Erol Taymaz, bu tip büyük krizlerin aynı zamanda farklı seçenekler sunduğunu belirterek bu krizin daha kamucu, eşitlikçi ve özgürlükçü bir dünya seçeneğini önümüze koyduğunu söyledi. Taymaz, BirGün’ün sorularını yanıtladı.

 

 

Namık ALKAN

 

 

1992’den bu yana Orta Doğu Teknik Üniversitesi (ODTÜ) öğretim üyelerinden olan Prof Erol Taymaz, koronavirüs salgınına ilişkin gazetemizin sorularını yanıtladı. Taymaz’a göre koronavirüs salgınının yarattığı ekonomik tahirbat diğer krizlerden daha farklı. Çünkü bu kriz daha kamucu, eşitlikli ve özgürlükçü seçenekleri gündeme getiriyor, neoliberal ezberler sorgulanmaya başlıyor.

 

»

Pages: 1 2 3 4 5 6 7 ... 18 19
Pages: 1 2 3 4 5 6 7 ... 18 19

Tasarım: Ne Office Worksw Tıpkı ağaç yetiştirme sürecinin iyi bir toprak gerektirmesi gibi, kültür yetiştirme süreci de şehrin kolektif hatıralarının güçlü bir temelini gerektirir.


Copyright © 2021 All Rights Reserved | Mimdap.org




Türkiye'nin Lider Yapı Platformu