İBB Kültür ve Sanat Odağı Mimari Proje Yarışması Sonuçlandı - MİMDAP
Ana Sayfa Bağlantılar Biz Kimiz İletişim Mimar İş İlanları
ANA SAYFA
İBB Kültür ve Sanat Odağı Mimari Proje Yarışması Sonuçlandı
Share 2 Ocak 2024

İBB Kültür ve Sanat Odağı Mimari Proje Yarışması Sonuçlandı

 

 

 

 

 

 

İBB Kültür ve Sanat Odağı Mimari Proje Yarışması Ödüller

  1. Ödül- 41 – 21983

Ekip Listesi

  • Ramazan Avcı – Ekip Temsilcisi (Mimar)

  • Kutlu İnanç Bal (Mimar)

  • Seden Cinasal Avcı (Mimar)

  • Hakan Evkaya (Mimar)

  • Altan Çakılyılmaz (İnşaat Mühendisi)

  • Emrah Güravşar (Danışman- Elektrik Mühendisi)

  • Alpaslan Sütbaş (Danışman-Makine Mühendisi)

  • Elvan Ender Altay (Danışman-Peyzaj Mimarı)

Yardımcılar

  • Gülay Karip (Mimar)

  • İrem Malgaş (Mimar)

  • Serhat Çakır (Mimar)

  • Anıl Sidar İldan (Mimar)

  • Sıla Berdan Saygılı (Mimar)

  • Elif Zeynep Okur (Mimar)

  • Damla Demir (Mimar)

  • Umut Aslan (Mimar)

  • Esra Ulukavak (Mimar)

  • Mehmet Erbaş (Mimarlık Öğrencisi)

  • Şevval Güngör (Mimarlık Öğrencisi)

  1. Ödül – 29 – 54017

Ekip Listesi

  • Nil Bıçak – Ekip Temsilcisi (Mimar)

  • Kemal Bal (Mimar)

  • Erol Kalmaz (Danışman- Mimar)

  • Onur Topönder (Danışman- İnşaat Mühendisi)

  • Arzu Güler (Danışman- Peyzaj Mimarı)

  • Ahmet Boybada (Danışman- Makine Mühendisi)

  • Rıza İnce (Danışman- Elektrik Mühendisi)

  • Başak Tekin (Danışman- Mimar)

Yardımcılar

  • Büşra Yavuz (Mimar)

  • Beril Yavuz (Mimarlık Öğrencisi)

  1. Ödül – 8 – 41022

Ekip Listesi

  • İbrahim Eyup – Ekip Temsilcisi (Mimar)

  • Hakan Deniz Özdemir (Mimar)

  • Olcay Ovalı Eyup (Mimar)

  • İlhan Ergüney (Danışman- İnşaat Mühendisi)

  • Aydın Kaya (Danışman- Mekanik Mühendisi)

  • Eyup Sever (Danışman- Elektrik Mühendisi)

  • Büşra Akgündüz (Danışman- Peyzaj Mimarı)

  • Erkan Çelik (Danışman- Ses ve Akustik Mühendisi)

Yardımcılar

  • Ufuk Ergun (Mimar)

  • Abdullah Kahraman (Mimar)

  • Betül Gökçe (Mimar)

  • Hale Keskinalemdar (Mimar)

  • Sami Metin Uludoğan (Mimar)

  • Yusuf Kahraman (Mimar)

  • İmran Nurkoviç (Mimar)

  1. Mansiyon – 7 – 19423

Ekip Listesi

  • Özgür Bingöl – Ekip Temsilcisi (Y.Mimar)

  • İlke Barka (Y.Mimar)

  • Merve Şen (Mimar)

  • A. Günkut Barka (İnşaat Mühendisi)

  • Ohannes Gül (Danışman- Makine Mühendisi)

  • Nuran Erdoğan (Danışman- Elektrik Mühendisi)

  • Nermin Tirben (Danışman- Peyzaj Y. Mimarı)

  1. Mansiyon – 26 – 28407

Ekip Listesi

  • İsmail Kocataş – Ekip Temsilcisi (Mimar)

  • Mücahit Kocataş (İnşaat Mühendisi)

Yardımcılar

  • Hüsna Nur Pehlivan (Mimar)

  • Eylül Güngör (Mimar)

  • Bilge Akbulut (Mimar)

  • Nurseli Karatepe (Mimarlık Öğrencisi)

  • Mehmet Bulut (Mimar)

  1. Mansiyon – 15 – 17896

Ekip Listesi

  • Sıddık Güvendi – Ekip Temsilcisi (Mimar)

  • Cihan Sevindik (Mimar)

  • Mehmet Ali Yılmaz (İnşaat Mühendisi)

  • Doğan Türkkan (Danışman- Y.Mimar – İnşaat Mühendisi)

  • Oya Eskin Güvendi (Danışman- Mimar)

  • Senem Müştak Sevindik (Danışman- Dr. Mimar)

  • Alpaslan Sütbaş (Danışman- Makine Mühendisi)

  • Emrah Güravşar (Danışman- Elektrik Elektronik Mühendisi)

Yardımcılar

  • Resul Ekrem Zengin (Mimar)

  • Ece Ergüven (Öğrenci)

  • Şeyma Bıyık (Öğrenci)

  1. Mansiyon – 11 – 50271

Ekip Listesi

  • Mehmet Metin Polat – Ekip Temsilcisi (Y.Mimar)

  • Bilge Altuğ (Mimar)

  • Süleyman Recep Yılmaz (Danışman- İnşaat Mühendisi)

  • Nursen Gümüşsoy Kısar (Danışman- Peyzaj Y. Mimarı)

Yardımcılar

  • Ümmet Arslan (Mimar)

  1. Mansiyon – 17 – 13257

Ekip Listesi

  • Regaip Adem – Ekip Temsilcisi (Mimar)

  • Batuhan Uluğ (Danışman- İnşaat Mühendisi)

  • Aytaç Şimşek (Danışman- Makine Mühendisi)

  • Çağdaş Topuz (Danışman- Elektrik Mühendisi)

  • Bilge Şimşek İlhan (Danışman- Peyzaj Mimarı)

Yardımcılar

  • Pınar Çalışır Adem (Mimar)

  • Berkay Türk (Mimar)

  • Pelin Çatıkkaya (Mimar)

Satın Alma – 14-51974

Ekip Listesi

  • Bora Diken – Ekip Temsilcisi(Mimar)

  • Onur Ertaş (Danışman-Dr. İnşaat Mühendisi)

  • Mehmet Küçük (Danışman-Makine Mühendisi)

  • Halime Demir (Danışman-Elektrik-Elektronik Mühendisi)

  • Mustafa Buğra Yerliyurt (Danışman-Peyzaj Mimarı)

Yardımcılar

  • Ayşenur Eke (Mimarlık Öğrencisi)

  • Sedat Durucan (Heykeltraş)

  • Seval Sofuoğlu Oruç (Mimar, Şehir ve Bölge Planlamacısı)

  • Şahin Aslan (Maket)

  • Gökhan Yusuf Güneş (Maket)

Satın Alma – 16 – 19537

Ekip Listesi

  • Furkan Şanlı – Ekip Temsilcisi (Mimar)

  • Yunus Emre Görgüç (Mimar)

  • Ezgi Oğur (Mimar)

  • Burak Can Gün (İnşaat Mühendisi)

  • Betül Tokdemir (Danışman- Peyzaj Mimarı)

  • Samet Erkol (Danışman- Makine Mühendisi)

  • Hüsnü Ersalcı (Danışman- Elektrik Mühendisi)

Yardımcılar

  • Müge Özkan (Mimar)

  • Atakan Çavuş (Mimar)

Satın Alma – 49 – 37068

Ekip Listesi

  • Mehmet Ziya İmren – Ekip Temsilcisi (Mimar)

  • Tamara Nazari İmren (Danışman- Mimar)

  • Çağrım Koçer (Danışman- Mimar)

  • Cengiz Çağatay Akbaş (Danışman- Mimar)

  • Zafer Kınacı (Danışman- İnşaat Mühendisi)

 

  1. Ödül, İBB Kültür ve Sanat Odağı Mimari Proje Yarışması

SCRA Mimarlık ve 2×1 Mimarlık’ın İBB Kültür ve Sanat Odağı Mimari Proje Yarışması için tasarladığı proje birincilik ödülünü kazandı.

Mimari Rapor:

URBANEXUS

Günümüz kentleşmesinde, beton yığınlarının hüküm sürdüğü bir dönemde, yeşil rekreasyon alanlarının ve kültür-sanat yapılarının önemi giderek artmaktadır. İstanbul, maalesef donatı eksikliği ile mücadele eden, betonlaşma ve plansızlık sorunlarıyla karşı karşıya kalan bir metropol olarak öne çıkmaktadır. Yaya hareketinin öncelikli olmadığı, kentsel zeminin kıymetinin unutulduğu günümüzde, bu sorunların çözümüne yönelik elzem adımlar atılması gerekliliği belki de her şeyden önemlidir. İşte tam bu bağlamda, projemiz; İstanbul’un ve yarışma alanı çevresinin kentsel alanların karşılaştığı zorluklara çözüm getirmeyi amaçlamaktadır. Bu çözüm önerileri global ölçekte belki ilk defa söylenmeyen, ama söylendikçe değer kaybetmeyen değerde görülmüştür.

Yarışmanın tanımladığı sorunun ilk bakışta göze çarpan ikircikli bir tarafı; an itibariyle atıl durumda da olsa bir kentsel yeşil alan yerine yapılacak büyük hacimli bir kültür sanat yapısı koymayı hedeflemesidir. Yeni bir şey verirken, karşılığında başka gerekli bir şeyden vazgeçme zorunluluğu yaratıyor olması, her ne kadar kamusal ve kültürel mekanlar üretmek gibi iyi niyetli bir amaca hizmet edecek de olsa, tatmin edici olmaktan uzaktır. Bu ikili arasında yapılacak değiş-tokuş yerine, her ikisini de var etmenin peşine gitme serüvenidir bu tasarımın temel motivasyonu…

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Urbanexus, işgal ettiği kadarını geri veren, var olan farklı kotları geçişken bir çeşitlilik ile tanımlayan, açık ve kapalı mekanları ve fonksiyonları çok katmanlı bir tavra bürünen fizikselliği ile topoğrafya ile hem hal olan bir kurguda tasarlanmıştır. Kendi tanımladığı dış mekanların iç ile kurduğu etkileşimi, barındırdığı fonksiyonu girift şekilde çözmeye niyetlenen kurgusu ve bu kurguya engel olmayan ve kendiliğinden oluşan aralık ile farklı kotları birbirine bağlaması ile kentsel bir adaptör görevi üstlenir.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Metro ve otobüs istasyonlarına yakınlığı, yapıyı tüm İstanbullular için erişilebilir kılar. Ancak, projenin stratejik konumu sadece ulaşımı kolaylaştırmakla kalmaz, aynı zamanda Ünalan Mahallesi sakinleri için bir odak noktası haline gelir. Bu, kuzeydeki mahallenin, kültür ve sanat ile buluşma noktası olarak kendisini konumlandırmasını sağlarken, iki nokta arasındaki erişilebilirliği de arttıran kültürel bir arter haline getirir.

 

 

 

 

 

 

13 metrelik set şeklinde kendini var eden kot farkı, projenin temel belirleyicisidir. Bu farkı amfiler ve merdivenler ile bağlanan iki ara kot yaratılır ve bu birbirine akan dört farklı yükseklik arasında hem algısal hem de fiziksel bir akış sağlanır. Metro çıkışının olduğu güneydeki en düşük kotta bulunan üç kat yüksekliğindeki şeffaf cephe yapı ana girişlerini tutar ve potansiyel yoğunluğu karşılar. Kuzeye doğru tırmanmaya devam ettikçe, aralık çeperlerine konumlandırılan etkileşimli yüzeyler, servis ilişkilerini, doğal aydınlatma ve havalandırmayı optimize ederken, aynı zamanda kullanıcılar için yaşayan mekanlar tanımlar.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Tasarım, giriş kotundaki otoparkın yerine yanaşma cepleri ve batı köşesindeki otopark-dekor giriş çıkışlarını sağlayan araç yolunu sağlayıp geri kalanını yapıya ve aralığa hazırlığı üstlenen bir kent plazası yaratır. Bu araç yolu, Derem Sokak ve Ayazma Caddesinin arasında da kopuk olan ilişkiyi tekrar kurar ve tüm Ünalan Mahallesini sarmalayan bir ring yolu görevini üstlenebilir hale gelir. Yapının hemen doğu çeperi, Barajyolu Sokağın arazi kuzeydoğu köşesindeki Demir Sokağa kadar kısmının yayalaştırılması ve sokak üzerinde genelde yapı arka bahçeleri ile bütünleşen ikinci bir yeşil tampon eklenmesi ile zenginleşir. Kuzeye doğru ikincil bir girişten hem satış avlusuna hem de bir üstte atölyeler ve kütüphane avlusuna

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

geçirgenliği sağlanır.

 

 

 

 

 

 

 

Urbanexus, üç farklı büyük hacmi tanımlayan salonları, fuaye ve sahne arkası ilişkilerini bir araya getirerek çözümler. Bodrum katta kabul edilebilir eğimle ulaşılan dekor girişi, salonların sahne arkası birimlerini besler. Yarık boyunca yapıya iki taraftan saran etkileşimli yüzeyler eşlik eder. Büyük salon ve tiyatro salonunun salon üst girişlerini ve balkon kotlarını yakalayan girişleri içerir. Alışveriş ve yeme içme birimleri, kütüphane ve atölyeler, yarığın çeperlerinde konumlanarak bu ara kotlarda kendi dış kullanım alanlarını oluşturur.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

En üst kotta, kuzeyden mahalle bağlantısını kuran doğrultusu, farklı yönlere doğru genleşen yapısı ve üzerinde hali hazırda bulunan yeşil dokusu ile, kentsel rekreasyon alanı olarak günlük yaşantının bir parçası haline gelir. Yapının hem kuzey güney askında devam eden podyum doğrultusunda aldığı güçlü bağlantının yanı sıra, batı doğrultusunda kütüphanenin bir alt kota alarak oluşan ikinci girişi ve önemli noktalarda konumlanan düşey sirkülasyon elemanları ile alt ve üst ilişkileri kurulur. Yapı üst yüzeyinde negatifler oluşturularak, iç mekanda gereksinim duyulan bazı mahallere ait iç bahçeler oluşturulur. Genel olarak çim çatı olarak düşünülen döşeme yüzeyi, yürüme yolları ve bazı sert zeminler eklenerek eylem çeşitliliğine izin verir. Çim üzerine çepere yakın noktalarda eklenecek galvaniz çelikli saksılar sayesinde artırılacak kesitler sayesinde ekilebilecek daha boylu bitkiseller ile, peyzajın üçüncü boyutu güçlendirilir. Özellikle büyük salonun üzerinde çelik strüktür olması düşünülen bölgede, esnek eylemlere
de izin veren hafif platformlar ve toprak kalınlığını minimize etmek üzere, çimen yerine sedum tipi yer örtücülerin kullanıldığı dar kesitli peyzaj ile örtülür.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Genel peyzaj tavrı, her noktaya kuş kondurmak yerine, sakin, doğal ve sık bitkisel eleman kullanımlı, oksijen üretimini önceleyen tavırdadır.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Urbanexus, mimari bir yapıdan çok daha fazlasını temsil eder. Kentin dokusuna entegre olan, kültürü destekleyen ve yeşil alanları koruyan bu proje, şehre sadece bir yapı değil, aynı zamanda bir yaşam, kültür ve sanat alanı sunar. Kentsel bir odak, bir çekim merkezi olarak, İstanbul’un nefes almasını sağlarken, kentliyi ve sanatı bir araya getiren simbiyotik bir ilişki yaratır. Umuyoruz ki bu proje, İstanbul’un ve benzer metropollerin karşılaştığı zorluklara çözüm sunma yolunda atılmış önemli bir rol model olacaktır.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

  1. Ödül, İBB Kültür ve Sanat Odağı Mimari Proje Yarışması 

Mimarlık İşleri ekibinin İBB Kültür ve Sanat Odağı Mimari Proje Yarışması için tasarladığı proje, ikincilik ödülünü kazandı.

 

 

 

 

 

Mimari Açıklama Raporu:

 

 

 

 

 

Pasaj ve Avlu

 

 

 

 

 

Konudan Evvele Dair

 

 

 

 

 

Yarışma alanı, mahalleden iki sokakla çevrili: Doğuda Baraj Yolu Alt sokağı, batıda Deren Sokak. İbb Şehir Rehberi, 2006/Ortofoto’da iki sokak güneydoğuda buluşuyor. Metro inşaatı müdahalesinden sonra Deren Sokak kesiliyor, yarışma alanı dik bir şevle çevresinden soyutlanmış bir platoya dönüyor. Ne yazık ki üzerinde pek çok ağaç taşıyan bu yeşil plato, diğer sokak cephesinde de yürünemez bir şevle kaldırımdan ayrılıyor.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Alanın kuzeyinde topoğrafyaya sert çizgilerle İgdaş İkmal Müdürlüğü yerleşmiş. On iki katlı Kiptaş Blokları ile İgdaş arasında İbb mülkiyetinde bol ağaçlı girilemez bir alan kendi halinde yaşıyor. Kuzeybatıdaki lise ile parsel arasında Hazineye ait eğimli topoğrafya ise pek çok müdahale görmesine rağmen, kıvrımlı merdivenleri, açık amfisi ve dizi ağaçları ile hala değerini koruyor.

 

 

 

 

 

Alanın diğer iki yüzü, bahsi geçen mahalle ölçeği ve topoğrafya karakterinden bambaşka bir atmosferi soluyor. İstanbul’un hızlı ve büyük hali, dingin ve küçük parçalarından birini sıkıştırıyor.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Sokağı Çoğaltmak: Pasaj

 

 

 

 

 

 

 

45bin m²’lik program ölçeğini insan ölçeğine getirmek projenin çözmeye çalıştığı ilk düğümdü. Aynı anda yüzlerce insanın belirli takvimlerde kullanacağı büyük ölçekli işlevler (İki salon) ile gündelik hayatta sürekli ve esnek kullanılacak black box, kütüphane, atölyeler, restoran ve kafe gibi küçük ölçekli işlevleri görece birbirinden bağımsız halde çalışır kılmak için alternatif bir sokak/pasaj yarattık. “Binaların ekseriyetle birilerine ait olmasının aksine, sokaklar prensipte hiç kimseye ait değildir, bu aidiyetsizliğin ta kendisi onu herkesin yapar.” Sadece yayalara, hayvanlara, bitkilere ayrılmış bir alternatif iç sokak kurgusunun E-5 çevresindeki insan ölçeğini aşan yapılara meydan okuyan mahalle dokusundaki yıpranmaya başlamış sokak kültürünü iyileştirebileceğini düşündük.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Bu sokak/pasajı, +30.50 kotundan gelen Deren sokak ile parselin kuzey noktasında +20.00 kotunu tutan Baraj Yolu Alt Sokağını bağlayabileceğimiz bir rotanın kesişim noktasından başlatıp, E-5 cephesindeki metro çıkışına açtık. Büyük ölçekli bir yapı kompleksini sokak ölçeğine getirmeye, mahalle ile ilişki kurmasını sağlamaya çalıştık. Baraj Yolu Alt Sokağının alternatif sokağa/pasaja girdiği kotta, bir cephede İbb bünyesindeki işletmelerin dükkanlarını (Halk Ekmek, İstanbul Çiçekçisi, Kooperatif Market, Beltur Büfe ve Dondurmacısı), karşı cephesinde bir restoran-kafe yerleştirerek bir mahalle çarşısı hayal ettik. +16.50 kotundaki alternatif sokağa/pasaja, bir yüzde kütüphane ve ortak çalışma alanlarını, karşı yüzünde büyük ve küçük salonların giriş ve fuayelerini açtık.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Gündüz senaryosunda, Baraj Yolu Alt Sokak ve önerilen sokak/pasaj arasına yerleştirilen kütledeki kütüphane, çocuk okuma alanı, kitap satış birimi, sesli ve sessiz çalışma mekanlarının; alanın olası mahalle meydanı girişindeki İbb satış birimlerinin ve kafe/restoranın; E-5 cephesine yerleştirilen, açık düşey sirkülasyon ile ulaşılan geçici sergi alanının kullanıcılar tarafından sıklıkla ziyaret edilebileceği ve müşterek bir mekân oluşturabileceğini umduk. Gece senaryosunda ise, büyük ve küçük salon fuayelerinin açıldığı alternatif sokak/pasajın odak mekân olacağını; gösteri öncesi, aralar ve sonrasında sokağın kendi içinde kamusal bir yaşam yaratacağını hayal ettik.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Tepeler ve Avlu

 

 

 

 

 

 

 

Biri İbb diğeri Hazine mülkiyetindeki bakir topografyayı +26.50 kotuna doğru sürekli bir peyzaj lekesi olarak düşündük. Yapılaşmayı bu kotun altında tuttuk. Sözü geçen farklı mülkiyetlerdeki alanların da katılmasıyla orta avlunun çevre mahalleler için genişçe bir soluklanma bölgesi olacağını hayal ettik. Yapılaşma için taşınması gereken sağlıklı ağaçların da mevcut peyzaja katılacağını öngördük. Komşu iki alanı halihazır değerleriyle (patikalar, ağaçlar, merdiven ve amfi) vaziyet planına dahil ettik. Orta avluyu ise E-5’e doğru yapı ile çevreleyerek daha tanımlı ve korunaklı hale getirdik.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Büyük avlu döşemesinde farklı perspektifler vermek, yoğun E-5 gürültüsünü önlemek, görece mahremiyet sağlayacak nişler oluşturmak ve farklı bitki ve hayvan türlerinin yaşayabilme imkanlarını çoğaltmak için topografik tümsekler önerdik. Avludaki hayatı canlı tutmak ve etkinliklerin açık havaya taşınmasını sağlamak amacıyla Black Box’ın avluya açılmasını, esnek ve dönüştürülebilir bir mekân olmasını istedik.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Bir yanda Black Box kütlesi diğer yanda atölye ve restoran kütleleri ve binanın çizgisinde yarı açık geçiş alanlarıyla çevrelenen avluda, çocuk oyun alanları, bitki adaları, sığ havuzlar, oturma birimleri vb. tasarlayarak farklı gün ve saatlerde farklı kullanıcıların uğrayacağı ve karşılaşacağı imkanları aradık. Yapı tarafından çevrelenen avluda farklı perspektifler sunmak adına iç avlular oluşturduk ve atölyeleri bu iç avluların çeperine yerleştirdik. Büyük dans atölyelerinin geniş cephelerini avluya açtık ve sahne sanatlarının eğitim sürecini de sahnelemeyi istedik.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Peyzaj kotuna otopark kotlarından gelen sirkülasyonlara ilave olarak metro çıkış ve alternatif sokak/pasaj kotu olan +16.50/+17.00 kotlarından engelsiz ve tamamen kamusal erişimi mümkün kıldık. Tasarlanması öngörülen metro transfer koridoruyla, +5.00 kotundaki otopark giriş sirkülasyonunu birleştirerek metrodan yeraltı bağlantısına imkân verdik. Yapı imgesinin en belirgin parçası olan konsol kütlede sözü edilen kamusal çekirdeklerle erişilen ve peyzaj kotuna da açılabilen geçici sergi hacimleri yerleştirdik.

 

 

 

 

 

Salonlar ve Servis

 

 

 

 

 

Büyük ve küçük salonları aynı girişe sahip fakat farklı kotlarda süren fuayelerle tek yüksek hacimde çözdük. Büyük salonunun fuayesini bir alt bahçeye açarak doğal hava ve gün ışığı alma imkanını artırdık. Küçük salonun fuayesini ise alternatif sokak/pasaj boyunca sürdürdük. Servis girişi (sahne arkası hacimleri ile), sanatçı girişi, ofis girişi, tır ve otopark girişlerini plan şemasında mahalle dokusunun olmadığı yol ağlarıyla çevrelenen batı yakasında çözdük. Deren sokağın taşıt yolunu otopark ve tır çıkışını vermek üzere batı yönünde tek yön olarak düzenledik.

 

 

 

 

 

İki kota bölünmüş fuayeden hem büyük salona hem küçük salona girişleri düzenledik, salonların şeffaf bir kabukla çevreledik ve balkon sirkülasyonlarının bu yarı şeffaf kabuk ardından bir gölge oyununa dönüşeceğini hayal ettik. Etkinlik zamanlarında fuayede ve balkon giriş hollerinde gerçekleşen bu buğulu hareketliliğin pasaj boyunca da hissedilebileceğini ve bunun iç mekân-dış mekân sınırlarını/eşiklerini eritebileceğini düşündük. Sahne, sahnelenen ve tanık olan arasındaki ilişkiyi sokağa çekmeye niyetlendik.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Fuaye ve sahne arkası kulisleri arasında oluşturulan bağlantı koridorlarıyla görevli kişi ve grupların (basın vb.) sirkülasyon kolaylığını gözettik. Sahnelere +5.00 kotundan dekor girişi, depolama alanları, yük asansörleri ve küçük salonda hidrolik ve döner sistemli ana sahne, büyük salonda hidrolik sistemli yan sahne ve döner ana sahne sistemi öngördük. Her iki sahnede de yan sahneler bulunurken, küçük sahnede arka sahne, sofita kulesi ve orkestra çukuru tasarladık. Sofita kulesini, avlu kotundaki mimari tektoniğin diline ışık feneri imgesiyle dahil ettik.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

İçerik ve Biçim

 

 

 

 

 

Mimari tektoniğin, sahne, sahnelenen ve tanık olan arasındaki sınırları hep sokağa ve peyzaja doğru açma niyetimize eşlik etmesinin çokça yolunu aradık. Sonunda tıpkı oyun’un heyecandan dinginliğe akışı gibi alçalıp yükselen, dansı çağrıştıran kıvrımlı çizgilerle, şehre içindekinden haber veren bir heykel yonttuk.

 

 

 

 

 

Kılavuz

 

 

 

 

 

Kentler durmaksızın büyüse de adımlarımız hala bir metre.
Pasaj ve avlu: Ne eskimez şeyler!
Ve kaldırım kadar herkesin!

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

  1. Mansiyon, İBB Kültür ve Sanat Odağı Mimari Proje Yarışması 

     

     

     

Özgür Bingöl, İlke Barka, Merve Şen ve A. Günkut Barka’nın İBB Kültür ve Sanat Odağı Mimari Proje Yarışması için hazırladığı proje 1. mansiyon ödülünü kazandı.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Mimari Açıklama Raporu:

 

 

 

 

 

 

 

 

Proje içinde yer aldığı kolay ulaşılabilir ancak çok sert ve fragmanter bir kentsel bağlam içerisinde, varlık nedeni kendisi olan bir özellik sergilemektedir. Bu özelliği içerdiği programın niteliği ve büyüklüğüne bağlı olarak da ortaya çıkmaktadır. Bu açılardan çevresel veriler ve programın içeriği değerlendirilerek yapının güçlü bir sanatsal ve estetik imgeye sahip olması fikri benimsenmiştir. Sert fragmanter bir kentsel çevre içerisinde konumlanan ve sahne sanatlarına ev sahipliği yapacak olan yapının, beyaz bir perde gibi dingin yumuşak eğrisel hatları ile kente yüz vermesi önerilmektedir.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Gündüz vakti eğrisel yüzeyleri takip eden düşey beyaz prekast elemanları; gece vakti ise bu elemanlar arasından süzülen fuaye ışıkları ile kentle ifadesel bir ilişki kurması hedeflenmiştir. Bu yüzeylerin arkasında düzenlenen fuayeler ve galeriler aracılığı ile yapı kullanıcıları dış mekân ile ilişkilenmektedir. Yapının açığa çıkan iki perdemsi cephesi güneybatı ve güneydoğu yönlerine bakmaktadır. Tanımlanan cephe düzeni ve elemanları aynı zamanda galeriler ile birbiri ile ilişkilenen fuaye hacimleri için güneş kontrolü görevini de üstlenmektedir.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Yapı bloğunun diğer iki cephesi ise topoğrafyaya bağlı olarak toprak altında kalmaktadır. Yapı, bir anlamda açığa çıkan iki cephesi kıvrımlı hatlarla ifadesel olarak vurgulanan; öte yandan mevcut topoğrafyanın içine gömülen bir karakterdedir. Alanın doğal kotlarına ve peyzajına eklemlenmektedir. Çevre kotlarla bütünleşen eğimli yeşil çatısı ile bir peyzaj-yapı niteliğindedir.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Yapının ana/gövde bloğu temelde sahne arkası, salon önü mahallerini ve servis veren hacimleri (depolar, teknik mahaller, kapalı otopark, vb.) içerir. Bu ana yayvan bloğa farklı gabarilere sahip 4 yapı bloğu eklemlenir. Kütlesel olarak algılanabilir bu bloklar büyük salon kütlesi, küçük salon kütlesi, black box/atölyeler/stüdyolar/restoran kütlesi ve sergi salonu/kütüphane/idari ofis kütlesidir.

 

 

 

 

 

 

 

Yapının yaygın ana bloğuna yapılan bir diğer müdahale ise yapılan hacimsel boşaltmalardır. İlk hacimsel boşaltma, büyük salon ve küçük salon arasından birinci ve ikinci kat fuayelerinden erişilen bir avlu yaratmak için yapılmıştır. Ticari birimlerin, restoran ve kafelerin çevrelediği, fuayelerden erişilebilir bu açık alan, merdivenler aracılığıyla bir yönde Barajyolu Alt Sokağı’na; dolayısıyla mahalleye bağlanmaktadır. Diğer yönde ise avlu, yine merdivenler ile parselin yapılaşma yasağı bulunan bölgesinde düzenlenmiş açık hava gösterileri için kullanılacak amfi tiyatro ile ilişkilenmektedir. İkinci hacimsel boşaltma ise 3 kat yüksekliğinde çevresindeki sahne arkası mahallere doğal ışık ve hava sağlanması amacıyla düzenlenen batık bahçe için yapılmıştır. Büyük salon ve black box arasında konumlanan bu batık bahçe sahne arkasının bu bölgesinin gün ışığı ve nefes almasını sağlamaktadır.

 

 

 

 

 

 

 

Proje, programın odağını oluşturan salonların ayrı ayrı ve aynı anda kullanımına bağlı olarak, her iki senaryoda da salonlara hizmet eden salon önü ve sahne arkası hacimlerin birbirleri ile ilişkili şekilde düzenlenmesi ilkesine göre oluşturulmuştur. Bu planlama anlayışı, gerekli ve değişen ihtiyaçlara bağlı olarak salonlar arası mekânların birbirlerine destek verecek şekilde kullanımına zemin oluşturmaktadır. Sahne arkası hacimlerin salonlara göre birbirlerinden ayrılması istenirse, tanımlanan noktalarda hareketli akustik paneller ile bu talep karşılanabilmektedir.

 

 

 

 

 

 

 

Bu yaklaşıma bağlı olarak yapının ana seyirci girişleri, ana fuayeleri, tüm salonların parter katı girişleri, sahneleri, sahne ile ilişkili kulis katları ve dekor girişleri aynı kotta (+18.00 = 0.00) yer almaktadır. Hem salonların eşzamanlı yoğun kullanımında büyük izleyici kapasitesinin yapıyı düzayak olarak kullanacak olması hem de dekor girişlerinin sahneler ile düzayak ilişkilendirilmesi tercih edilmiştir. Temel hedef her türden sirkülasyonun kolaylaştırılmasıdır.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

  1. Mansiyon, İBB Kültür ve Sanat Odağı Mimari Proje Yarışması 

     

     

İsmail Kocataş ve ekibinin İBB Kültür ve Sanat Odağı Mimari Proje Yarışması için tasarladığı proje 2. mansiyon ödülünü kazandı

 

 

 

 

 

 

 

Mimari Rapor:

 

 

 

 

 

 

 

“Kapatılmış Programlardan Etkileşimli Boşluklara” – Ş e h r i “K a t l a m a k”

 

 

 

 

 

 

 

Dünya bize göre değil, biz dünyanın bakış açılarına yerleştiğimiz ölçüde… özneleşiyoruz.” Ulus Baker, Sanat ve Arzu, ed. Tansu Açık (İstanbul: İletişim, SanatHayat, 2014) s. 52, 53.

 

 

 

 

 

 

 

Performans her ne kadar harekete ve özneye ait dinamik bir eylemsellik olarak ön plana çıksa dahi bunun mekansal karşılığının “salon” lara kapatıldığı söylenebilir. Henüz çalışmanın başında yüksek sesle ifade edilmelidir ki, bu tasarım mimarlığın “paketlenmiş” bu programını mümkün olabildiğince eriterek performatif boşlukları kentin yeraltı ilişkilerinden hemen eşiğindeki mahalli ölçeğe kadar uzayan yeni bir büyüklüğe / kent mekanına eriştirmektir.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Mark Augé’den epey bilinen bir kavramı çağırırsak, “yok yer” imgesini katlayarak çoğaltma, mekansallaştırma ve öznelliklerin karşılaştığı bir kent “hacmine” dönüştürme kuşkusuz tasarımın arkaplanındaki tariflerden biri olabilir.

 

 

 

 

 

 

İstanbul’un yapım ve yıkım anlamında en problemli noktalarından biri olan tasarım alanındaki sorunlara rasyonel çözümler aramak yerine kenti var eden esas şeye “karşılaşma”lara ev sahipliği yapacak açık alan, yarı açık alan, iç hacimler birlikteliği bunun en önemli yoludur.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Mark Augé’den epey bilinen bir kavramı çağırırsak, “yok yer” imgesini katlayarak çoğaltma, mekansallaştırma ve öznelliklerin karşılaştığı bir kent “hacmine” dönüştürme kuşkusuz tasarımın arkaplanındaki tariflerden biri olabilir.

 

 

 

 

 

 

İstanbul’un yapım ve yıkım anlamında en problemli noktalarından biri olan tasarım alanındaki sorunlara rasyonel çözümler aramak yerine kenti var eden esas şeye “karşılaşma”lara ev sahipliği yapacak açık alan, yarı açık alan, iç hacimler birlikteliği bunun en önemli yoludur.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Gecenin ve gündüzün, yeraltı ve yer üstünün, periferisindeki tüm paydaşların karşılaşma ortamlarını zenginleştirme arzusu bu tasarımın çabasıdır.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 


Yorum yazmak için


  Sivas’ın Divriği ilçesine uzaklığı 15 kilometre olan Cürek köyü yakınında bulunan Cürek şehri, sessizliği ve yalnızlığıyla görenlerin dikkatini çekiyor.

Copyright © 2024 All Rights Reserved | Mimdap.org