Ana Sayfa Bağlantılar Biz Kimiz İletişim Mimar İş İlanları
ANA SAYFA

 

Dört cephesinde çizgi gibi sütunları olan bina.. Kadıköy’de röper noktası oldu yıllarca. Et-Balık Kurumundan yukarı, Et –Balık Kurumunun karşısı gibi çeşit çeşit yol tarifi yapıldı.. Bugün kimse fark etmiyor bu binayı. Et ve Balık Kurumunun hikayesi.. Araştıralım..

 

 

Et ve Balık Kurumu Hizmete Başlamış Ama Henüz Resmi Açılışı Yapılmamış. (Suha Kınık ve Derya Kınık Kardeşler.Yıl 1957.)

1952 yılında devlete ait Et ve Balık Kurumu kurulur. Amaç: Ülkede hayvancılığı geliştirmek, et ürünlerini üreticiden tüketiciye ulaştırmaktır. Besicilik yapılan yörelere et kombinaları, pazarlama yapılacak yerlere soğuk hava depoları kurulur.

 

Haydarpaşa’ya soğuk hava deposu yapılması kararlaştırılmıştır. Müteahhidi İhsan Ruhi Berent’tir. İhsan bey Haydarpaşa Limanındaki Silo inşaatının da ihalesini almıştır. Önce Siloya başlar.

 

1954 yılında başlayan Silo inşaatında gece vardiyası mühendisi İTÜ İnşaat Fakültesinden yeni mezun Şarık Tara’dır.

 

1955 yılında Soğuk Hava Deposu inşaatına başlanır. 25 yaşındaki Şarık Tara burada Şantiye Şefi olmuştur.

 

Soğuk Hava Deposu, Haydarpaşa Deresinin denize döküldüğü noktanın üst tarafına.. Gar’a giden yol ile deniz arasındaki arsaya yapılacaktır. Burası istenen ölçülerde değildir. Denizden de bir miktar alan doldurulur. Binanın yarısı çaprazlamasına dolgu alan üzerinde kalacaktır. Dolayısıyla iki cephesine de denizden gemi yanaşabilecektir.

 

Denizden Doldurulan Alan ve Bina. Sağ Alt Köşede Haydarpaşa Deresi.

Zemine 400 adet 30m uzunluğunda kazıklar çakılır. 1.00m su basman üzerine oturtulan binanın alanı 2553m2 dir. Ölçüleri 48.45×53.55m olup, dört köşesinde 3.40×3.00m girintileri bulunmaktadır. Gar tarafında 540m2 alanlı tek katlı bir eklenti vardır. Cephelerdeki kolonlar 0.20m diş yaparak 2.60m aralıkla yer alırlar. Uzun cephelerde 16 adet, kısa cephelerde 14 adet aralıkla dizilmişlerdir. Görüldüğü kadarıyla kolonların bina içindeki dizilişleri yer yer aynı aralıklarla.. Yer yer de iki aralık tek aralık olacak şekildedir. Cephelerde 0.35/0.45m, içerilerde 0.60/0.60m ebatlardadır. Bina 3.80m yüksekliğinde iki katlı olup 7.60m yüksekliktedir. Terasta 3m yüksekliğinde dört taraftan çekmeli çatı katı bulunur. Yaklaşık 1223.5m2dir.

Binanın Ölçüleri

 

Çekilen fotoğraflardan anlaşıldığı kadarıyla kiriş yerine kolonların üzerinde meydana getirilen 1x1m’lik tabliyelerin üzerine üst döşeme oturtulmuş.

 

Alt katta daha çok et parçalama işlemleri yapılmaktadır. Üst katta ise depolama işlemleri.. Depolar oldukça geniştir. İçerdeki tüm kolonların üst kenarlarına yaklaşık 0.40m çıkıntılar yapılmış. Buralara muhtemelen et taşıyan raylar yerleştirilmiştir.

Kolonlardaki Dişler ve Üzerlerindeki 1x1m Tabliyeler

 

Çatı katında yemekhane ve ofisler bulunmaktadır. Terastaki su izolasyonu zift ile yapılmış olup üzerine güneşte gölge yapması için çakıl taşları serilmiştir.

 

 

Çatı Katının Günümüzdeki Durumu

 

 

1956 yılında inşaat bitirilir. Bina, Soğuk Hava Deposu ve Buz Fabrikası olarak çalışmaya başlar. 1050 ton et, 300 ton balık, 2600 ton umumi yiyecek muhafaza edebilecek kapasitededir.

 

 

İnşaat esnasında buraya gelen Başbakan Adnan Menderes 45 gün içinde inşaatın bitirilmesini ister. Şantiye Şefi Şarık Tara söz verir ve sözünü tutar. Adnan Menderes bu durumdan hoşnut olur. O tarihten sonra aralarında dostluk başlamıştır.

 

 

31 Mayıs 1958 günü Haydarpaşa Et ve Balık Kurumu Soğuk Hava Deposu ile Toprak Mahsulleri Ofisi Silosunun açılışları birlikte yapılır. Haydarpaşa Deresi kenarındaki bahçe girişinde TAK oluşturulmuştur. Açılışa Cumhurbaşkanı Celal Bayar, Başbakan Adnan Menderes, İktisat ve Ticaret Bakanı Abdullah Aker, Et ve Balık Kurumu Genel Müdürü Ekrem C. Barlas, üst düzey davetliler ve halk katılır. Cumhurbaşkanı Celal Bayar tören alanına kendisine yeni satın alınan Umur isimli tekneyle deniz tarafından gelir.

 

Açılışta Celal Bayar, Adnan Menderes ve Ekrem C. Barlas.

1957-1959 yılları arasında Haydarpaşa Soğuk Hava deposunun Müdürü Fuat Bolayır’dır.

Binada et, balık, tavuk depolanır. Kadıköy tarafındaki bahçeye yapılan tek katlı tanzim satış mağazasından halka perakende satışlar yapılır. Ayrıca çeşitli semtlerde de satış mağazaları açılmıştır. Diğer yandan o yılların önemli esnafı olan buzculara buz satılır.

Deniz tarafından, frigorifik gemilerle daha çok balık, kara tarafından ise soğuk depolu trenle et getirilir. Tren önceleri Gar sahasından direk Soğuk Hava Deposunun kara tarafındaki uzun cephesine yanaşır. Büyük parçalar halinde getirilen etler buradan alınır. İşi biten tren geri geri çıkış yapar.

Üst Kat

Vatandaşların, Haydarpaşa Garına gidebilmeleri için demir köprünün ortalarına gelip, oradan Gar tarafına inen diğer köprüyü yürümeleri gerekirdi. Hâlbuki Et ve Balık Kurumunun yan tarafındaki demir kapıdan girildiğinde yol çok kısalırdı. Buradaki görevliyi ikna edip geçebildiğim zamanlar mutlu olurdum.

 

Sanırım.. Etler Gar tarafındaki eklentinin yanındaki kapıdan içeri sokuluyor. Bu kapıdan girildiğinde depoların olduğu üst kata çıkan bir rampa bulunmaktadır. Etler tavandaki raylara asılarak yukarı kata çıkarılmış.

 

Üst Kata Çıkan Rampa.

1970’li yıllarda trenin geldiği tarafa yol yapılmıştır. Bu tarihten sonra tren biraz daha yukarıdan gelir. Trafik yolu üzerinden geçeceği için bir görevli trafiği keser. Tren Yük İskelesi istikametine gider. Daha sonra geri geri gelerek Soğuk Hava Deposuna yanaşır. Çıkışta aynı yolu tersine katederek sahaya geçiş yapar.

 

Trenin Binaya Önceki ve Sonraki Geliş-Gidiş İstikameti

1987 yılında giriş kapısının yanındaki Haydarpaşa Deresi geniş çaplı bir kollektörle yer altından Mühürdardaki İSKİ Arıtma Tesisine bağlanır.

 

1992 yılında KİT’lerin özelleştirilmesi programı içinde Et ve Balık Kurumu da özelleştirilir. Dolayısıyla Kuruma ait işletmelerin bazıları satılacak, bazıları Devlete ait kurumlara devredilecek, 3 tanesi ise kapatılacaktır. Haydarpaşa Et ve Balık Kurumu kapatılacakların içerisindedir.

 

1998 yılında arsanın Gar tarafındaki bölümüne Haydarpaşa Camii yapılır.

 

 

24.04.2003 tarihinde Haydarpaşa Et Sanayi İşletmesi adı ile çalışan Kurum kapatılır. Bu tarihten sonra bina giderek metruk hale gelir.

 

 

Zamanla Kadıköylülerin hafızasından silinir. Karşı köşesindeki Deniz Oteli, yol tarifi yapılan yeni röper noktası olmaya başlamıştır.

 

2020 yılında, yani günümüzde binanın çevresi otopark ve kafe olarak kullanılmaktadır. İçi ise yıkık, bakımsız, metruk haldedir. Artık yanından denize akan Haydarpaşa Deresi de yoktur.

2020 Yılında Et ve Balık Kurumu

 

Yıllarca Kadıköylülere hizmet etmiş olan Et ve Balık Kurumu binası korunması gereken tarihi eser olarak tescil edilmelidir. Çevresi düzenlenmeli.. Bina restore edilerek Kadıköy’ün Kent Müzesi haline getirilmelidir.

 

 

ARİF ATILGAN arifatilganKENT ve İNSAN EYLÜL 2020-09-20

 

Not:

-Yazıdaki ölçüler yaklaşıktır.

-İhsan Ruhi Berent MTA Genel Müdürüyken ayrılıp kendi şirketi POLAR’ı kurmuştur. Müteahhitliğe başlar. Yanında çalışan Şarık Tara Haydarpaşa Et ve Balık Kurumu işinden sonra Ondan ayrılıp kayınbiraderi Sadi Gülçelik ile ENKA’yı kurar. ENKA kelimesi enişte-kayınbiraderin ilk hecelerinden oluşur.

D ŞIKKI NEREDE ?

 

 

İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin başka meydanlarla beraber Taksim Meydanı için de tasarım yarışması açması pandemi koşullarında ve yoğun gündemde hak ettiği yankıyı uyandırmadı. Her şey öyle hızlı gelişti ki, kamuoyu konuyu tam idrak edemeden üç seçenekle karşı karşıya kaldı; iki gün sonra, 12 Kasım’da bitecek halk oylaması Taksim’in geleceğini belirleyecek. »

Türkiye Cumhuriyeti, kuruluşundan, çok partili döneme geçene dek büyük işler başardı. Devrimler , haklar, özgürlükler, ağır sanayi yatırımları, eğitim hamlesi, üniversitelerin kuruluşu, kurumların ihdası, yerleşmesi vs.. »

İBB, Taksim Meydanı’nın yanı sıra Salacak ve Bakırköy için de yeni düzenlemeler yapmaya hazırlanıyor. Açılan yarışmalar sonucunda belirlenen üçer proje, internetten oylamaya açıldı. Salacak yarışma şartnamesine göre, yakın gelecekte Harem otogarının taşınması ve Kadıköy – Üsküdar arasında tramvay yapılması söz konusu. Bakırköy’de ise Prof.Dr.Tamer Başoğlu’nun 1988’de yaptığı Atatürk heykelinden itibaren meydan yeniden düzenlenecek. »

Meydan boş alan demektir. Küçük veya büyük.. İnsanlar buralarda sosyalleşirler. Memnuniyetlerini-memnuniyetsizlerini, mutluluklarını-mutsuzluklarını, sevinçlerini-üzüntülerini seslendirirler. Alçak veya yüksek sesle.. Hatta bazen haykırmayla.. Meydanlar kentlerin oturma odası değil havalandırma delikleridir. Kentin taşan enerjisini atmosfere aktarırlar. »

 

‘Adalar manzaralı’ Gülsuyu-Gülensu’da yaşayanlar bugünlerde ‘illallah’ etmiş durumda. Mahallenin sadece dik yokuşları değil, düğümlenmiş sorunları da göze çarpıyor. ‘İstanbul’un Balkonu’ olarak anılan Gülsuyu’nda temel gündem ise kentsel dönüşüm.

 

»

-Arif bey öncelikle çocukluğunuzun Yeldeğirmeni’ni sizden dinlemek isteriz… O günlere dair en çok neyi özlüyorsunuz?

»

‘Bu yaşadıklarımız bir vodvil gösterisi olmalı. Neoliberal sistemde politika tükenince ideoloji saf sembolizme dönüştü. Ne yapılıyorsa artık bunların hepsi şu mesajı vermek için: Kapitalizme asla teslim olmadık, ideolojimizle dimdik ayaktayız.’ »

Bodrum Kalesi üç yıllık restorasyon çalışmalarından sonra ziyarete açıldı. Fakat öncelikle projenin şeffaf olarak anlatılmaması olmak üzere süreç boyunca eleştiriler devam etti.

»

Kanal ile ilgili mikrofon tutulduğunda, hemen her yerleşimden aynı serzeniş yankılanıyor: “Burası bizim ata-dede toprağımız”… Kim bu atalar, dedeler? Bu yerleşimleri kimler kurdu? Nasıl kurdular? Yeniköy’ü her ziyaretimizde sohbetlere nerdeyse dakika başı ara vermek zorunda kalıyoruz çünkü 3. Havalimanı’na inip kalkan uçakların gürültüsü araya giriyor. »

Yeniden 17 Ağustos depremini anımsarken »

Yalnızca Rumların yaşadıkları travmanın değil, Türk kimliğinin iyileşmesi için de el konmuş malların tamamının iadesine ihtiyaç var: İyileşmek, bu depresif halden kurtulmak için bir programa, eylem planına, yeni kurumsal yapıya… »

Prof. Dr. Mehmet TUNÇER

 

 

Çankaya Üniversitesi Şehir ve Bölge Planlama Bölümü Öğretim Üyesi »

Türkiye kişi başına çeyrek ton buğday üretirken, yarım ton asfalt seriyor, bir ton da çimento döküyor. Ayrıca kişi başına 1,5 ton kömür yaktırıyor, atmosfere 6,2 ton seragazı salıyor. Salgında hekimler el hijyeni dediğinde sokaklara deterjan dökme anlayan bir siyaset ile yönetiliyor. Bunu herkes görüyor, siyaset görmüyor. Ortada 1832 tane Hasankeyf felaketi var, yeni bir şeymiş gibi yapan siyasetçiler çıkıyor. »

Kadıköy’de Söğütlüçeşme İstasyonu arazisine AVM yapılmak isteniyor. Konuyu ben de inceledim. »

Pages: 1 2 3 4 5 6 7 ... 19 20
Pages: 1 2 3 4 5 6 7 ... 19 20

1992 senesinde Cumhurbaşkanlığı Senfoni Orkestrası Binası için açılan yarışmayı kazanan Semra ve Özcan Uygur’un projelerine başlanması ve bitirilmesi 28 yıl sürdü.


Copyright © 2020 All Rights Reserved | Mimdap.org




Türkiye'nin Lider Yapı Platformu