Megakent yağmalanıyor |
Ana Sayfa Bağlantılar Biz Kimiz İletişim Mimar İş İlanları
ANA SAYFA
Megakent yağmalanıyor
Share 24 Haziran 2022

Taşı toprağı altın denen ve nüfusu 16 milyona dayanan İstanbul’un her köşesi iktidar eliyle adeta yağmalanıyor. Kentin birçok noktasında yurttaşlar parklarını, yeşil alanlarını ve deprem toplanma alanlarını korumak için mücadele ediyor.

 

 

 

 

 

 

Nüfusu 16 milyona dayanan megakent İstanbul’un dört bir yanı adeta talan ediliyor. Kentin farklı noktalarındaki ormanlık araziler, korular, parklar ve deprem toplanma alanları yapılaşmaya açılmak isteniyor. İktidar, son yerel seçimlerde İBB’yi kaybetse de “Taşı toprağı altın” denen İstanbul’da talan, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı, TOKİ ve AKP’li ilçe belediyeleri eliyle devam ediyor.

 

 

EN BÜYÜK TALAN PROJESİ: KANAL İSTANBUL

 

 

Küçükçekmece, Avcılar, Başakşehir ve Arnavutköy: İstanbul’da talan projelerinin başında ise dört ilçeden geçecek olan Kanal İstanbul geliyor. AKP’li Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın “Hayalim ve inadına yapacağız” dediği Kanal İstanbul projesine uzmanlar karşı çıkıyor. Kanal İstanbul güzergâhında 4,5 milyon metrekarelik ormanlık alan yer alıyor. Proje için 200 binden fazla ağacın kesileceği belirtiliyor. Ayrıca tarım arazilerini de ortadan kaldıracak proje için çıkarılacak 1 milyar 155 milyon metreküp hafriyatla Karadeniz kıyısına dolgu yapılacak.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

ÇEYREK ASIRLIK MÜCADELE

 

 

ÜSKÜDAR: Uzun zamandır AKP’li Üsküdar Belediyesi ile Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’nın hedefinde olan 1’inci derece doğal ve tarihi sit Validebağ Korusu da talan edilmek isteniyor. 354 dönümlük bir arazi üzerinde yer alan 2006’da yapılan bir sayımda 6 bin 321 ağaç, ağaççık ve çalı bulunan Validebağ Korusu yıllardır yapılaşmaya açılmak isteniyor. Validebağ Gönüllüleri, koruyu korumak için nöbet tutuyor, hukuki mücadele yürütüyor.

 

 

Validebağ Korusu’nu koruma mücadelesinin 24 yıldır sürdüğünü ifade eden Validebağ Gönüllüleri’nden Şengül Kılıç, “AKP’li Üsküdar Belediyesi’nin gözü hep Validebağ Korusu’nda oldu. Dava açıp yürütmeyi durdurma kararı aldıkça yeni projelerle geliyorlar. Validebağ Korusu’nu korumaya devam edeceğiz ve vazgeçmeyeceğiz” diye konuştu.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Validebağ Gönüllüsü ve Acıbadem Mahallesi Muhtarı Semra Aydın, “24 yıldır korunun ranta, talana açılmaması için sıcak, soğuk demeden mücadele eden, doğayı sarıp sarmalayan Validebağ Gönüllüleri’nin, çevre sakinlerinin emeği büyüktür” dedi.

 

 

KANDİLLİ’DEKİ TEK ÇOCUK PARKI

 

 

Üsküdar’ın tarihi semtlerinden Kandilli’deki tek çocuk parkı ve deprem toplanma alanının, Vakıflar Genel Müdürlüğü tarafından 25 yıllığına ‘ticari alan’ niteliğinde kiraya verilmesinin ardından mahalle sakinleri haftalarca eylem yaptı. Mahalle sakinleri, ihalenin iptal edilerek alanın çocuk parkı olarak kalmasını istiyor.

 

 

AYDOS TALAN EDİLİYOR

 

 

SANCAKTEPE: Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı ile AKP’li Sancaktepe Belediyesi’nin birinci derece sit alanı olan Aydos Ormanı’na millet bahçesi yapmak istiyor. Yurttaşların tepki gösterdiği projeye şubat ayından başlandı. Aydos Ormanı Savunması’nın çağrısıyla önceki gün bölgede bir basın açıklaması gerçekleştirildi. Grup adına açıklamayı okuyan Gönül Gümüşoğlu Özer, “Aydos günlerdir hallaç pamuğu gibi altüst ediliyor. Hayvanlar can havliyle ormandan dışarı attılar kendilerini” dedi.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

KADIKÖY’ÜN HER KÖŞESİ MÜCADELE VAR

 

 

KADIKÖY: İstanbul’un en önemli ilçelerinden biri olan Kadıköy’ün birçok noktasında yurttaşlar mücadele ediyor. İlçenin en kıymetli arazileri arasından olan TCDD’nin Söğütlüçeşme’deki arazisi de yıllardır yapılaşmaya açılmak isteniyor. Önce AVM gar projesi yapılacağı belirtilen araziye son olarak 108 ticari alan inşa edileceği açıklandı. Söğütlüçeşme’yi koruma mücadelesi 2019 yılından bu yana sürüyor.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

1872’de açılan tarihi Haydarpaşa Garı da yıllardır iktidarın hedefinde. 2013 yılında kapatılan tarihi gar için Kadıköylüler yıllardır mücadele ediyor. Yaklaşık 15 yıl önce kurulan Haydarpaşa Dayanışması her pazar günü gar binası önünde buluşarak nöbet tutuyor, açıklama yapıyor. Dayanışma, “Haydarpaşa gardır gar kalacak” sloganıyla mücadeleyi sürdürüyor.

 

 

Yurttaşlar Kalamış Yat Limanı için de 2017 yılından beri “Kıyılar halkındır, halka açılmalı” sloganıyla mücadele ediyor. Tüm itirazlara rağmen geçen yıl Kalamış Yat Limanı’nın özelleştirme ihalesi yapıldı. İhaleyi Koç Holding aldı.

 

 

Kadıköy’ün en önemli alanlarından biri olan Kuşdili Çayırı için de uzun süre mücadele verildi. Kuşdili Çayırı’nda İBB tarafından yapımına başlanan otopark projesi yurttaşların mücadelesiyle iptal edildi.

 

 

RANTSAL DÖNÜŞÜM PROJELERİ

 

 

GÜNGÖREN: AKP’li Güngören Belediyesi ve Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı eliyle ‘riskli alan’ ilan edilen Tozkoparan’da da yurttaşlar ‘rantsal dönüşüm’ projesine karşı mücadele ediyor. Evlerin elektrik, su ve doğalgazı kesilirken projeye ilişkin yürütmeyi durdurma kararı verildi. Yurttaşların hukuki mücadelesi sürüyor.

 

 

ÇEKMEKÖY: AKP’li Çekmeköy Belediyesi, aynı zamanda deprem toplanma alanı da olan ilçenin en büyük ikinci parkını yapılaşmaya açmak istiyor. AKP’li belediye park alanına mahallelinin itirazına rağmen 31 milyon TL harcayarak kapalı pazar alanı ve otopark inşa etmek istiyor. Yurttaşlar ise bu projeye karşı tam 16 gündür park önünde nöbet tutarak direniyor. Geçen günlerde de iş makinelerini ve kamyonları parka sokmak istemeyen iki mahalleli gözaltına alındı. Çekmeköy Belediyesi “Projeden vazgeçilmeyeceğini” belirtiyor.

 

 

 

 

 

 

 

 

HASTANE MÜCADELESİ

 

 

ŞİŞLİ: Şişli Hamidiye Etfal Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nin bazı bölümleri, binanın depreme dayanıklı olmadığı gerekçesiyle geçen yıl Seyrantepe ve Sarıyer’e taşındı. 2018’de kurulan Şişli Etfal Dayanışması da hastanenin yerinde yeniden yapılması için mücadele ediyor.

 

 

 

 

 

 

 

BEYOĞLU: AKP’li Beyoğlu Belediyesi’nin, Okmeydanı’nın Fetihtepe Mahallesi’ndeki kentsel dönüşüm zorbalığı haftalardır devam ediyor. İstanbul 4’üncü İdare Mahkemesi’nin, mahallelinin enerjileri kesilmesi ve tahliye edilmesi kararıyla ilgili kısmi yürütmeyi durdurma vermesine rağmen yurttaşlar evlerinden zorla çıkarıldı. Mahallede polis ve zabıta eşliğinde evlerin doğalgaz, elektrik ve suları kesildi.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

BEYKOZ: AKP’li Beykoz Belediyesi’nin Tokatköy’deki dönüşüm projesiyle 238 yapı yıkılacak, yerine 776 konut ve 47 iş yeri inşa edilecek. Evini boşaltmayanların bugün itibarıyla elektriği ve suyu kesilecek. Bölge sakinleri, kentsel dönüşüm sürecinde yaşananlara tepkili.

 

 

BAKIRKÖY: Ataköy sakinleri, mahkemenin daha önce iptal ettiği deprem toplanma alanı statüsündeki parsele konut imarı verilmesine karşı çıkıyor. Geçen hafta yaptıkları açıklamada arsanın park olarak işlevinin devam etmesi gerektiği söylendi.

 

 

Yine Bakırköy’de yer alan ve Beşli Çete içerisinde yer alan şirketlere yaptırılan ve işlettirilen İstanbul Havalimanı’nın açılmasıyla 2019’da kapatılan Atatürk Havalimanı’nın kapatılmasına karşı da uzun süredir mücadele ediliyor.

 

 

BAŞAKŞEHİR: Başakşehir’in önemli yeşil noktalarından biri olan Bahçeşehir Göleti 2015 yılından bu yana AKP’li Başakşehir Belediyesi tarafından yapılaşmaya açılıyor. Yıllardır projeye karşı mücadele edilirken göletteki inşaat da mahkeme kararlarına rağmen sürdü. Son olarak nisan ayında Danıştay imar planlarının kesin olarak iptal edilmesine karar verdi. Projeye karşı mücadele eden yurttaşlar Bahçeşehir Gölet Gönüllüleri’ni kurdu.

 

 

ADALAR: İstanbul’un Adalar’ı da AKP’nin gözde rant alanları arasında yer alıyor. Hızla yapılaşmaya açılan Adalar’da imar planı yapma ve onaylama yetkisi geçen yıl İBB’nin elinden alınarak Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’na verildi.

 

 

Türkiye’nin ilk pandemi hastanesi olarak 1924 yılında Atatürk’ün isteğiyle kurulan Heybeliada Sanatoryumu ve 200 dönümlük arazisi “İslami Eğitim Merkezi” kurulması amacıyla Diyanet İşleri Başkanlığı’na devredildi.

 

 

Öte yandan “Demokrasi Adası” ilan edilerek imara açılan Yassıada da talan edildi. Adanın yeşil görüntüsü ortadan kaldırıldı ve ada adeta betona gömüldü. Adalar’daki talan projelerine karşı Adalar Savunması yıllardır mücadele ediyor.

 

 

KUZEY ORMANLARI: İstanbul’un Kuzey Ormanları 3’üncü havalimanı, 3’üncü köprü, Kanal İstanbul gibi “mega projelerle” talan ediliyor. Gezi Direnişi’nin ardından iyice görünür hale gelen kent ve doğa talanına karşı yükselen mücadelelerin bir parçası olarak Temmuz 2013’te kurulan Kuzey Ormanları Savunması (KOS) yaşam alanlarını korumak için mücadele ediyor. KOS; İstanbul’un Kuzey Ormanları’nı talan her türlü rant projesine karşı mücadele veriyor.

 

 

GEZİ DİRENİŞİ’NİN ETKİSİ ÇOK BÜYÜK

 

 

“20’nci yüzyılın ikinci yarısından sonra Türkiye’de kentler hızla azmanlaştı ve yoğunlaştı. Bu süreçte, açık ve yeşil alanlar, doğal yaşam alanları giderek daha fazla tükenmektedir” diyen TMMOB Şehir Plancıları Odası (ŞPO) İstanbul Şube Başkanı Pelin Pınar Giritlioğlu şu değerlendirmeyi yaptı:

 

 

“Özellikle de 2002 yılında AKP iktidarının tek başına yönetime geldiği tarihlerden itibaren yapılan yasal ve kurumsal düzenlemeler, 15 Temmuz, pandemi, ekonomik krizler ve savaşlar gibi süreçlerin de iktidar tarafından fırsat bilinmesi, kamusal alanlar ve doğal yaşam alanları üzerindeki baskı ve tehditleri giderek yükseltti. Doğal alanlar, sitler, ormanlar, su havzaları, tarım ve mera alanları rant uğruna özel sektöre pazarlanırken, iktidar eliyle bir kimlik ve hafıza kazıma müdahalesi de Ankara ve İstanbul gibi kentlerde belriginleşti. Bu yaklaşım, kent, kamusal alan ve ekoloji mücadelelerinin de giderek yükselmesini beraberinde getirdi.

 

 

 

Pelin Pınar Giritlioğlu, TMMOB Şehir Plancıları Odası (ŞPO) İstanbul Şube Başkanı

 

 

 

Gezi direnişi bu mücadelelerin ilk önemli örneklerindendir. Gezi’in ardından, kent ve ekoloji mücadelesi yürüten çok sayıda örgütlenme ortaya çıktı. Yalnızca dernekler değil, platformlar, dayanışma grupları gibi yatay örgütlenme modelleri üzerinden mücadeleler yükseldi. Örgütlenmenin güçlenmesi, dayanışmanın artması, sosyal medyanın bu anlamda bir enformatik bilgilendirme ve örgütlenme aracı haline gelmesi bu alanlar üzerinde kurulan tahakkümü, baskıyı ortadan kaldırmak amacıyla yürütülen hukuk mücadelelerini de güçlendirdi.

 

 

Bu örgütlenmenin, iktidarın keyfi, hukuksuz uygulamaları üzerinde bir baskı ve denetim aracı haline gelmesi elbette ki iktidar kanadında istenen bir durum değil. Bu yüzden son yıllarda bu kesimler üzerindeki baskıyı ve yaptırımı hızla artırdığına tanık oluyoruz.”

 

ORTAYA ÇIKAN DİRENİŞLER TESADÜF DEĞİL

 

 

TMMOB Mimarlar Odası İstanbul Büyükkent Şube Başkanı Esin Köymen, kent ve ekoloji mücadelelerini şöyle değerlendirdi:

 

 

“1999 Marmara depremi ardından ‘güvenli yapı’nın afetlerde ne kadar önemli bir konu olduğu üzerinden sürdürülen politikalar sonucunda, ağırlıklı olarak gecekondu mahalleleri başta olmak üzere, kentsel sit alanları ve şehrin içinde kalan eski fabrika alanları üzerinden büyük çaplı bir dönüşüm uygulanmaya başlandı.

 

 

 

 

 

 

 

Esin Köymen, TMMOB Mimarlar Odası İstanbul Büyükkent Şube Başkanı

 

 

 

 

İstanbul’un hemen hemen tüm ilçelerinde ilan edilen kentsel dönüşüm alanlarıyla da başta emekçilerin yaşadığı gecekondu alanları olmak üzere pek çok yerde yerinden etme projeleri devreye sokuldu. Tüm uygulamalar amacın sağlıklı yaşam alanları ve güvenli yapılar oluşturmaktan öte, kentin içinde gayrimenkul değeri yükselen alanlarda mülkiyetin alt ve orta gelir gruplarından yüksek gelirlilere doğru el değiştirmesine yol açtı.

 

 

Kamusal alanlar dediğimiz başta meydanlar, parklar, kıyılar, orman alanları vs. olmak üzere tüm müşterek alanlarımızın da özelleştirilerek halka kapatılmasıyla Türkiye’nin her yerinde yaşam alanlarına sahip çıkmak isteyenler direnmeye başladı.

 

 

Yani bugün başta İstanbul olmak üzere yurdun dört bir yanında ortaya çıkan direnişler bir tesadüf değil, iktidarın yaşam alanlarımız üzerinden kar elde etmek amacıyla uyguladığı özelleştirme politikalarının yanı sıra, kendi siyasal İslamcı ideolojisini kentsel mekânlar üzerinden de yansıtma ve hatta baskı aracı olarak kullanmasına karşı halkın geliştirdiği bir direniştir. Bugün, Haydarpaşa’da, Validebağ’da, Fetihtepe’de, Çekmeköy’de, Okmeydanı’nda, sürdürülen yaşam alanı savunmalarını bu çerçevede değerlendirmek önemlidir.”

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Kaynak: Birgün

1 Yorum
  1. İyi ki bu direnişler var.

    Soner Altıntaş | 25 Haziran 2022


Yorum yazmak için


Tasarım: Gisele Borges Arquitetura Tasarım firması, konik apartman bloğunu delikli “ikinci deri” ile sarıyor Editör: James Brillon Belo Horizonte’deki bu köşeli apartman binasını, içeriden manzaralar sunarken sakinlerin mahremiyetini korurken sunmak üzere tasarlanmış, delikli bir metal cephe sarmaktadır. Casamirador Savassi, Brezilya’nın Minas Gerais eyaletinin başkentinde bir gelişmedir. Dokuz katlı bina, üç katlı bir yeraltı otoparkının üzerine […]

Copyright © 2022 All Rights Reserved | Mimdap.org