ECE ÇAKIR ile “Mimarlıkta Analiz Teknikleri”… |
Ana Sayfa Bağlantılar Biz Kimiz İletişim Mimar İş İlanları
ANA SAYFA
ECE ÇAKIR ile “Mimarlıkta Analiz Teknikleri”…
Share 2 Şubat 2022

Abant İzzet Baysal Üniversitesi Şehir ve Bölge Planlama Bölümü Dr. Öğretim Üyesi Kıymet Pınar Aydemir hocamızın öncülüğünde, Şilan Demirel moderatörlüğünde, 2019 WICE ödüllerinde en iyi mimar ödülü adayı ECE ÇAKIR ile “Mimarlıkta Analiz Teknikleri” konulu söyleşi gerçekleştirilmiştir.

 

 

 

 

 

 

 

Sunumda Mimar Ece Çakır tarafından herkesin aşina olduğu iklim değişikliğinden kaynaklı ısının çoğaldığı, hava sıcaklık artışlarının yaklaşık 2-6° arasında olmasının öngörüldüğü ve bunun gelecek kuşaklara sirayet edeceğini bugünün CO2 oranlarının 3 milyon sene öncekiyle benzer seviyelerde olduğunu belirtilmiştir. İklim değişikliğinin böyle devam ederse İngiltere’nin zamanla ılıman iklime geçerken ülkemizin de gün geçtikçe çölleşmeye devam edeceği ifade edilmiştir. Soru cevaplı geçen karşılıklı diyalogta geçen konuşmalar kısaca aşağıdaki gibidir.

 

 

 

MİMARLAR OLARAK BU KONUNUN NERESİNDEYİZ?

 

 

 

Ece Çakır: İnşaat sektörü olarak materyal bazlı karbon salınımının %30-%40’ından sorumluyuz ve buna göre tasarım yapmalıyız.

 

 

 

 

Paris İklim Anlaşması ile en geç 2050’de Sıfır Karbon’u hedefleri konuşuluyor. Herkesin gerekli sorumlulukları yerine getirmesi gerekmektedir. Bu sebeple tasarıma başlamadan önce yapının konumlandığı yer ve iklim verileri değerlendirmeli ve çevresel analizlere yerin uygun gördüğü şekilde başlanmalı. Analiz tekniklerinde; yön kavramlarının belirlenmesi, hava hareket ve akışı, hava ısısı ve nem oranları, toprak cinsi ve verileri, güneş radyasyonu ve güneş geliş açısı gibi birçok etken dikkate alınmalıdır. Bu etkenlerin yanısıra yapının fonksiyonu ve kullanıcı verileri de göz ardı edilemez. Bu kapsamda bilgisayar bazlı akışkan analizleri, hava hareketleri, enerji analizleri, termal analizler, ışık analizleri, güneş radyasyon analizleri vb. birçok program kullanılmaktadır.

 

 

 

Örnek olarak; Güney Kafkasya’da yer alan tasarım projesinde ilk olarak günlük ortalama yağmur oran analizini daha sonrasında topografya analizi yapılarak suların genel olarak nerelerde toplandığını tespit ettikten sonra bunu kullanıp bir vadi form verilerek bir tasarım ortaya çıkmıştır.

 

 

 

 

 

 

Mimarlık 1. Sınıf Öğrencisi Murat Kaan Cırık : Hocam bina yapımında karbon ayak izi az binaları yaparken, tasarlarken nelere dikkat ediyorsunuz? Ya da neyi öncelik olarak alıyorsunuz?

 

 

 

 

Mimar Ece Çakır: Çok güzel bir soru teşekkür ederim. Ben bu sürdürülebilirlik akımına başladığımda her zaman mimarlığın temel taşlarından kabul edilen pasif tasarıma ek olarak aktif tasarım sistemleri de popülerleşmeye başlamıştı. Binayı öyle bir tasarlayalım ki soğuk iklimlerde çevresel kaynaklardan aldığımız enerjiyi içeride tutalım veya sıcak iklimlerde bu havayı soğutarak sürekli sirkülasyon halinde tutalım gibi yaklaşımlara ek olarak güneş panelleri, pv paneller, gri su sistemleri gibi ek sistemler, yani aktif tasarım sistemleri ortaya çıktı . Zamanla da LEED, BREEAM gibi sertifikasyonlar öne çıkmaya başladı. Sertifikasyonlar projelerde enerji verimliliğini kolaylaştırsa da tik atmak alışkanlığı haline dönüştü zamanla, bütünsellikten uzaklaştı. Günümüzde karbon ayak izi önem kazandığından dolayı şu an malzeme öne çıktı. Mesela ahşabın, toprağın, doğal malzemelerin kullanılması çok fazla destekleniyor. Bunun araştırılmaları halen devam etmekte. Olabildiğince ahşap kullanıp zaman zaman çok gerekliyse beton kullanılması. İşte beton geri dönüştürülebilir mi? Yani ilk başta malzemeden başlanıyor kısaca. Malzeme en büyük karbon ayak izi bırakan etken çünkü bizim yaptığımız binalarda. Aslında malzemeden de önce asıl konu şu olmalı ‘Bu yapının yapılması ne kadar gerekli?’. Son zamanlarda dünyadaki akım buraya doğru gidiyor.

 

 

 

 

Olabildiğince mevcut binaları geliştirme şeklinde. Peki mevcut binanın neresini koruyabiliriz? Yıkıp tekrar yapılan bina hem yıkımda karbon ayak izi oluşturuyor hem de hafriyatta karbon ayak izi oluşturuyor. O zaman şu soruları sormak gerekiyor ‘Bu binayı tekrar yapmak zorunda mıyız?’ ‘Yoksa mevcut binayı geliştirebilir miyiz?’ ‘Mevcut binanın ne kadar kısmını geri dönüştürebiliriz?’ ‘Hafriyatları ne kadar minimize edebiliriz?’ ‘İnşaatın ne kadar kısmını prefabrik yapabiliriz?’Bu binanın nerelerini koruyabiliriz? Koruyamıyor isek tamamen yeniden yapmamız lazım . Bu binayı ahşaptan veya başka bir diğer doğal malzemeden mi yapmalıyız? Ya da bir kısmını mı ahşaptan yapmalıyız? Hibrit yapabilirmiyiz? gibi gibi bir çok soru sorulabilir. Bu soruların hepsinden sonra yeni proje konuşulmaya başlanmalı.

 

 

 

 

Dr. Öğr. Ü. Kıymet Pınar Aydemir: Yeşilvadi tasarım projeniz vardı. Peyzaj projesinin de olduğu çalışmada suyun bazı zaman yükseldiği ve bazı zamanda alçaldığı durumları dikkate alarak tasarladığınızı belirttiniz. Debi olayını nasıl ayarladınız? Projede Yağmur suyu kullanımı hakkında bilgileriniz almak isteriz.

 

 

 

 

Mimar Ece Çakır: Yağmur suyu istifadesi çok önemli. Yani belirli bir su basılacak oraya tabi ki ama minimumda bırakılacak ve geri kalanını yağmur sularını etkilendiğini düşündük. Öncelikle iyi bir takım çalışması gerekiyordu. Burada da mutlaka iyi bir peyzaj mimari takımıyla çalıştık. Çünkü gerçekten toprağın yapısını ve bitkileri anlamamız gerekiyordu. Ben bunu bir mimar olarak anlayamam. Bioswale sistemi ile çalıştık. Öyle bir toprak kesiti yapıldı ki orda geçen bitkilerin ne kadar su emdiği ve ne kadar suyu zaman zaman gelip ne kadar bıraktığı, su akışını çok hızlı bir şekilde değil de daha yavaş yavaş bırakıldığı çeşitlerde toprak kesitleri yaptık. Çoğunlukla yenilenebilir peyzaj yapmaya çalıştık. Her yer çim olmasın, kullanılsın. Tarım alanları olsun. Otlar yenilebilsin diye bir çalışmamız olmuştu.

 

 

 

 

 

 

 

 

Mimarlık Öğrencisi Eda Kartal: Analizleri tasarıma yönelik mi yapıyorsunuz? Yoksa tasarım fikirleriniz mi analizleri doğuruyor? Bize bu konu hakkında verebileceğiniz bir tavsiyeniz var mı?

 

 

 

Mimar Ece Çakır: İlk olarak sizlere çalışma yapacağınız arsaya gitmenizi öneririm. Oradaki gözlemler sonucunda program analizi bile yapmanıza gerek kalmayabiliyor, ufak bir internet meteoroloji sitesinden alınan rüzgar verileri ile de analiz yapılabilir. SketchUp Programının pluginlerini, Rhino Grasshopper Pluginleri ve Revit Vasari eklentisi ile ileriki zamanlarda kendiniz deneme yanılma yollarıyla projelerinizde kullanabilirsiniz. Bence en önemlisi araziye gitmek ve araziyi anlamak oradaki koşullara göre farklı analizlerle projenize başlıyorsunuz. Kimi projelerde önce analiz yapıp ilerledik kimi projelerde ise olan bir fikir üzerinden deneme yanılma yöntemiyle ilerledik. Mutlaka yerine gidip denemeyi prensip haline getirmeniz gerekir.

 

 

 

 

 

 

Dr. Öğretim Üyesi K. Pınar Kırkık Aydemir; Abant İzzet Baysal Üniversitesi Mimarlık Fakültesi olarak Mimarlık Söyleşilerini yapma fırsatını bizlere tanıyan hocalarımıza, katılımları ve deneyimleri ile söyleşi düzenlemeyi kabul eden 2019 WICE ödüllerinde en iyi Mimar ödülü adayı ECE ÇAKIR’a sunumu için teşekkür ederiz.

 

 

Abant İzzet Baysal Üniversitesi Mimarlık Topluluğu Öğrenci Başkan Eda Kartal; Baibu Mimarlık topluluğu ekibi olarak bizler sürdürülebilir yapı ve çevre konusunda kendimizi geliştirmeyi çok istiyoruz. Bu konuda ekip olarak da bir takım hazırlıklar yapmaktayız. Bugün konuşmacı olarak bize deneyimlerini paylaşan Mimar Ece Çakır’a desteklerinden ötürü teşekkürlerimizi bildirir, farklı çalışmalarda üniversitemizi temsil etmekten mutluluk duyarız.

 

 

 


Yorum yazmak için


Tasarım: Lever Architecture Meyer Memorial Trust, gelişen ve adil bir Oregon’a katkıda bulunan kuruluşlara, topluluklara, fikirlere ve çabalara yatırım yapan bir vakıftır. Portland’ın Albina semtindeki yeni kampüsleri, vakfın eşitlik ve sürdürülebilirliğe olan bağlılığını ifade eden bir tasarımla desteklenen, Meyer’in girişimlerini eyalet çapında ilerletmek için bir platformdur.

Copyright © 2022 All Rights Reserved | Mimdap.org