Bin yılın ustası Mimar Sinan / Mehmet Çalışkan |
Ana Sayfa Bağlantılar Biz Kimiz İletişim Mimar İş İlanları
ANA SAYFA
Bin yılın ustası Mimar Sinan / Mehmet Çalışkan
Share 1 Kasım 2021

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, İstanbul’un yeni simgelerinden Atatürk Kültür Merkezi’ni daha da anlamlandırmak adına, açılışında sahnelenmek üzere Mimar Sinan’ın hayatını konu edinen ‘Koca Sinan Operası’nı sipariş etti. Eserleri, asırlardır İstanbul’un simgesi olan Mimar Sinan, Atatürk Kültür Merkezi’nde sahnelenen ilk yapıt olan ‘Koca Sinan Operası’ ile yâd edilip onurlandırıldı. Mimar Sinan, Yeniçeri ocağında dülger olarak başladığı kariyerinde Osmanlı İmparatorluğu’nun başmimarlığına kadar yükseldi. Dünyada ‘Bin Yılın Ustası’ olarak kabul edilen Mimar Sinan’ın 50 yıllık başmimarlık kariyerinde kendine özgü inşa ettiği yaklaşık 200 yapı günümüze kadar uzandı. Mimar Sinan, aynı zamanda kendisinin inşa etmediği ama onarımdan geçirerek yıkılmasını önlediği birçok yapıyı da günümüze taşıdı

 

 

 

 

 

 

Abdulmennan oğlu Sinan, doğduğu 1490’da Osmanlı İmparatorluğu, II. Bayezıd tarafından yönetiliyordu. Hayata veda ettiği 1588’de ise III. Murad tarafından…
98 yıllık ömründe 5 padişahın yönetimine şahit oldu.

 

 

 

* II. Bayezid (1481 – 1512)
* Yavuz Sultan Selim (1512 – 1520)
* Kanuni Sultan Süleyman (1520 – 1566)
* II. Selim (1566 – 1574)
* III. Murad (1574 – 1595)

 

 

Kayseri’nin Melikgazi ilçesinin Ağırnas köyünde dünyaya gelen Abdulmennan oğlu Sinan, Yavuz Sultan Selim döneminde devşirme olarak 23 yaşındayken İstanbul’a giderek yeniçeri ocağına katıldı.

 

 

Abdulmennan oğlu Sinan’ın Mimar Sinan olmaya uzanan yolu yeniçeri ocağındayken yapılarda kullanılan kaba ağaç işlerine merak salıp dülgerliğe geçmesiyle açıldı. Abdulmennan oğlu Sinan, çevreyi gözlemleme yetisiyle mimarlık görgüsünü artırdı. Bu görgüsünü en çok artıran unsur ise katıldığı seferler oldu.

 

 

KATILDIĞI SEFERLER
* Mısır Seferi (1516 – 1517)
* Belgrad Seferi (1521)
* Rodos Seferi (1522)

 

 

Bu seferlere yeniçeri piyadesi olarak katıldı.

 

 

* Mohaç Meydan Savaşı (1526)

 

Atlı sekban olarak yer aldığı bu seferde gösterdiği başarılardan dolayı Acemi Oğlanlar Yayabaşılığına (Bölük Komutanı) terfi ettirildi. Daha sonra da Kapıkulu Yayabaşılığına ve Zemberekçibaşılığına…

 

 

* Irakeyn Seferi (1533 – 1535)

 

Osmanlı Devleti İran ile sürekli savaş halindeydi. İran tarafına bir keşif yapılması gerekiyordu. Kanuni Sultan Süleyman, Abdulmennan oğlu Sinan’ı görevlendirerek keşfi yapmasını emretti.  Van Gölü’ne gelindiğinde karşıya geçmek için gerekli olan üç adet kadırgayı iki haftada yaparak büyük itibar kazandı. Sefer dönüşünde Yeniçeri Ocağı’nda itibarı yüksek olan Hasekilik rütbesine layık görüldü.

 

 

* Korfu Seferi (1537)

 

 

* Boğdan Seferi (1538)

 

Prut Nehri’ni geçmek için gerekli köprünün yapımı görevi Vezir Damat Çelebi Lütfi Paşa tarafından Abdulmennan oğlu Sinan’a verildi.
İşte bu görev, Abdulmennan oğlu Sinan’ı Mimar Sinan yaptı.

 

48 yaşındaki Abdulmennan oğlu Sinan’ın yeniçerilik kariyeri sona ererken yaşamının sonuna kadar devam edecek olan 50 yıllık başmimarlık kariyeri başladı.

 

 

Mimar Sinan, bir yandan kariyerinde hızla yükseliyordu diğer yandan ise aşk acısı yaşıyordu.

 

Kanuni Sultan Süleyman‘ın Hürrem Sultan‘dan doğma kızı Mihrimah Sultan, 17 yaşındadır ve evlilik çağına gelmiştir.

 

Mimar Sinan, Mihrimah Sultan’a âşık olsa da bir diğer talibi olan Diyarbakır valisi Rüstem Paşa ile evlendirilir.

 

 

Mimar Sinan, büyük bir aşk duyduğu Mihrimah Sultan’a hiçbir zaman kavuşamadı ama Mihrimah Sultan adına inşa ettiği eserlerini tüm görkemiyle günümüze kadar taşıdı.
O eserlerinden biri Üsküdar’daki Mihrimah Sultan Camii…
Yapımına 1540’ta başlanan Mihrimah Sultan Camii, 1548’de tamamlandı.
Diğeri ise Edirnekapı’daki Mihrimah Sultan Camii…
1562’de başlanan inşaatı, 1565’te tamamlandı.

 

 

 

Kanuni Sultan Süleyman, kızı Mihrimah Sultan adına yapımı için emir verdiği caminin İstanbul’un en güzel yerlerinden birinde olmasını istedi.
Mimar Sinan, Üsküdar’ı seçti.
Mimar Sinan, Edirnekapı’daki Mihrimah Sultan Camii için kimseden talimat almadı. Tamamen kendi inisiyatifiyle inşaa etti.

 

 

 

Mihrimah Sultan Camii – Üsküdar

Bunun nedeni Farsça kökenli Mihrimah’ın ay ile güneş anlamında olması.
Üsküdar’da ay görünmeye başladığında Edirnekapı’da güneşin hâlâ batmamış olması.
Bir başka ifadeyle ay ile güneşin aynı anda gökyüzünün hâkimi olma durumu…
Talimat almadığı halde ikinci bir Mihrimah Sultan Camii yapması Mimar Sinan’ın aşkını en iyi ve en anlamlı şekilde ifade ediyor.
Söylencelere göre o dönemde Üsküdar’daki Mihrimah Sultan Camii’den bakan biri Edirnekapı’da yüksek bir tepede bulunan Mihrimah Sultan Camii’ni görebiliyordu. Veya tam tersi durumunda…

 

 

Mihrimah Sultan Cami – Edirnekapı

 

 

Mimar Sinan’ın kaç eseri olduğu konusunda birçok kaynakta farklı bilgiler bulunuyor.

 

 

İstanbul Valiliği’nin web sayfasında Prof. Dr. Demet Binan‘ın verdiği bilgilere göre Mimar Sinan’ın günümüze uzanan yaklaşık 200 eseri bulunuyor.

 

 

Prof. Dr. Binan’ın bu konuda fikri şöyle; “Aptullah Kuran’ın çalışmasında Mimar Sinan’ın yaşamının son döneminde onun açıklamaları göz önüne tutularak arkadaşı şair ve nakkaş Sai Mustafa Çelebi tarafından yapılarının listesinin kaleme alındığı söyleniyor. Bunlar Tezkiret-ül Bünyan ve Tezkiret-ül Ebniye isimli iki eser. Sinan’ın ölümünden sonra da derleme bilgiye dayanılarak yazılmış Tuhfetü’l Mimarin isimli başka bir tezkirede de yapılarının listesinin yer aldığı kabul ediliyor.

 

 

Üç tezkirede kayıtlı olan toplam yapı sayısı 477 olup, üç tezkirede de ortak olan yapı sayısı 312’dir. Bu yapılardan bir kısmı Sinan’dan önceki döneme ait olup Sinan tarafından yenilenmiş yapılar; bir kısmı Sinan’dan sonra özgünlüğünü yitirmiş, farklı şekilde restore edilmiş veya yok olmuş yapılar. Dolayısıyla Mimar Sinan’ın biçim ve üslubunu koruyarak günümüze ulaşan 200 kadar özgün yapısı olduğu kabul edilebiliyor. Bu çok büyük bir sayı.

 

 

Sinan’ın bu tezkirelerde ismi geçen yapılara ait; tasarımlarının kendisi tarafından yapıldığını veya onayından geçtiğini öngörebiliriz. Uygulamasında da kendisi bulunuyor. Ama tezkirelerde ismi geçmeyen yapıların başka mimarlarca yapıldığını görüyoruz. Mesela Saraybosna’da Mostar Köprüsü var. 1566’da hassa mimarlardan Hayreddin tarafından yapılmış, Mimar Sinan o sırada yine baş mimar.”

 

 

Başmimar olarak görev yaptığı 50 yılda cami, mescit, medrese, türbe, köprü, su yolu, hastane, imaret, kervansaray, hamam gibi sosyal hayatın tüm gerekenleri için eser üreten Mimar Sinan’ın mimarlık kariyeri ‘çıraklık’, ‘kalfalık’ ve ‘ustalık’ bölümü olarak üçe ayrılıyor.

 

 

 

Mimar Sinan, mesleğinde kaydettiği aşamayı üç yapıyla ifade etti;

 

 

* Şehzade Camii (Çıraklık eseri)
* Süleymaniye Külliyesi ‘Kalfalık eseri)
* Selimiye Camii (Ustalık eseri)

 

 

 

Fatih’teki Şehzade Camii’ni Kanuni Sultan Süleyman, Saruhan Sancak Beyi iken 1543’te 22 yaşında ölen oğlu Mehmed adına yaptırdı. Caminin yapımı 1543 – 1548  arasında 5 yıl sürdü.

 

 

 

Şehzade Camii

 

Mimar Sinan’ın Fatih’te 1551’de başladığı Süleymaniye Külliyesi’nin temelini attıktan sonra inşaata bir süre ara verdi. Bunun nedeni sonradan bir çöküntü olmaması için temelin iyice oturmasını beklemek.

 

 

Ağır masraflar yüzünden caminin yapımına ara verildiğini zanneden İran Şahı I. Tahmasb, Kanuni Sultan Süleyman’a inşaatın devamı için kıymetli mal yüklü bir kervan, içi değerli taşlarla, mücevherlerle dolu bir kutu ve bu hediyeleri göndermesinin sebebini açıklayan bir mektup yolladı.

 

 

Bu mektuba oldukça öfkelenen Kanuni Sultan Süleyman, kervandaki malları elçinin gözleri önünde bahşiş olarak dağıttı. Kutuyu ise Mimar Sinan’a vererek içindeki mücevherleri yapının taşlarına karıştırmasını buyurdu.

 

 

 

Süleymaniye Külliyesi

Mimar Sinan, değerli mücevherleri, 1557’de tamamladığı külliyedeki caminin minarelerden birinin taşları arasına yerleştirdi. Güneş ışığında pırıl pırıl parladığı için bu minareye ‘Cevahir Minaresi’ adı verilir.

 

 

Bir görüşe göre Süleymaniye Camii’nin dört minaresi fethinden itibaren İstanbul’da yaşamaya başlamış dört padişahı temsil ediyor. Fatih Sultan Mehmet, II. Bayezid, Yavuz Sultan Selim ve Kanuni Sultan Süleyman…

 

 

Bir başka görüşe göre ise caminin dört minaresinin anlamı Kanuni Sultan Süleyman’ın İstanbul’un fethinden sonraki dördüncü padişah olması.

 

 

 

Süleymaniye Külliyesi

Saî Mustafa Çelebi’nin Mimar Sinan’ın ağzından kaleme aldığı Tezkiretü’l Bünyan ve Tezkiretü’l Ebniye adını verdiği kitapları günümüzde Yapılar Kitabı adı altında toplandı.

 

 

Bu kitapta Mimar Sinan’ın bir diğer görkemli eseri Süleymaniye Camii hakkında şöyle bir bölüm yer alıyor;
Cami inşa edilirken, Mimar Sinan’ın mihrapta nargile içtiği söylentisi yayılır. Söylenti padişaha kadar ulaşır.
Kanuni Sultan Süleyman, bu söylenenlere inanmak istemese de bir gün ansızın inşaata baskın yapar. Bakar ki, Mimar Sinan gerçekten mihrapta nargile fokurdatıyor.
Mimar Sinan şöyle cevap verir: “Sultanım, dikkat edin nargilemde tömbeki, tütün yoktur. Sadece suyun fokurdamasından meydana gelen sesin cami içerisinde dağılımını kontrol ediyorum. Buradaki suyun sesi, caminin her tarafına eşit yayılırsa, yarın burada Kur’ân-ı Kerim okuyacak olan hocanın sesi de 60 – 70 metreye kadar toplanan cemaat tarafından duyulacaktır. İşte bu yüzden, akustiği kontrol ediyorum.”

 

 

 

Süleymaniye Külliyesi

II. Selim’in siparişi doğrultusunda Mimar Sinan’ın yapımına 79 yaşındayken başladığı 85 yaşındayken tamamladığı Selimiye Camii’nin en belirgin özelliği daha önce hiçbir mimarın hiçbir camide veya antik çağ mabedinde kullanmadığı teknikle inşa edilmesi. Daha önceki kubbeli yapılarda, asıl kubbe, kademeli yarım kubbelerin üzerinde yükselmesine rağmen, Selimiye Camii 43,25 metre yüksekliğinde, 31,25 metre çapında, tek bir kubbeyle örtülmüştür.

 

 

Selimiye Camii

 

Günümüzde de son derece işlevsel bir halde kullanılan eserleriyle dünya mimarlık tarihine adını kazıyan Mimar Sinan, 17 Temmuz 1588’de İstanbul’da vefat etti.
Mimar Sinan’ın türbesi, Süleymaniye Külliyesi’nde bulunuyor.

 

 

Mimar Sinan’ın türbesi

 

 

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, İstanbul’un yeni simgelerinden Atatürk Kültür Merkezi‘ni daha da anlamlandırmak adına, açılışında sahnelenmek üzere Mimar Sinan’ın hayatını konu edinen ‘Koca Sinan Operası’nı sipariş etti. Eserleri, asırlardır İstanbul’un simgesi olan Mimar Sinan, Atatürk Kültür Merkezi’nde sahnelenen ilk yapıt olan ‘Koca Sinan Operası’ ile yâd edilip onurlandırıldı.

 

 

 

‘Koca Sinan Operası’, 2 yıllık çalışmanın sonucunda Atatürk Kültür Merkezi’nin açılış yapıtı olarak sahnelendikten sonra sanatseverlerle buluşmaya devam ediyor.

 

 

 

 

 

 

‘Koca Sinan Operası’nın librettosunu; Halit Refiğ’in ‘Koca Sinan’ adlı eserinden yola çıkarak Bertan Rona kaleme aldı. Eserin müziği ise ülkemizin önde gelen bestecilerinden Hasan Uçarsu‘ya ait.

 

 

 

 

 

 

‘Koca Sinan Operası’nın sahnelenmesinde diğer görev alanlar;
Orkestra Şefi… Gürer Aykal
Yönetmen… Vincenzo Grisostomi Travaglini
Yönetmen Danışmanı… Ravivaddhana Monipong Sisowath
Işık Tasarımcısı… Giovanni Pirandello
Kostüm Tasarımı… Serdar Başbuğ
Dekor Tasarımı… Zeki Sarayoğlu

 

 

 

 

 

 

 

‘Koca Sinan’da ‘Mimar Sinan’, Ali Murat Erengül, Murat Karahan ve Efe Kışlalı tarafından dönüşümlü olarak canlandırılacak.
Yine dönüşümlü olarak canlandırılacak diğer roller şöyle;
Sultan Süleyman… Göktuğ Alpaşar / Suat Arıkan / Tuncay Kurtoğlu
Hürrem Sultan… Aylin Ateş / Nesrin Gönüldağ
Mihrimah Sultan… Gülbin Günay / Hale Soner Kekeç
Rüstem Paşa… N. Işık Belen / Kevork Tavityan
Ebussuud Efendi… Göktuğ Alpaşar / Ali Haydar Taş / Umut Tingür
Ayas Paşa ve Sinan’ın Kalfası… Berk Dalkılıç / Onur Turan

 

 

 

 

 

 

 

Kaynak : www.haberturk.com


Yorum yazmak için


Editör:Lizzie Crook Yüksek mahkeme, lüks Neo Bankside dairelerinin sakinlerinin, Tate Modern’in Herzog & de Meuron tarafından tasarlanan uzantısı nedeniyle “hayvanat bahçesinde sergileniyormuş” gibi yaşadıklarına karar verdi.

Copyright © 2023 All Rights Reserved | Mimdap.org