İTÜ öğrencileri Maçka Kampüsü’nün geleceğinden endişeli |
Ana Sayfa Bağlantılar Biz Kimiz İletişim Mimar İş İlanları
ANA SAYFA
İTÜ öğrencileri Maçka Kampüsü’nün geleceğinden endişeli
Share 18 Ocak 2021

İstanbul Teknik Üniversitesinin Maçka Silahhanesi binasında faaliyetine devam eden Yabancı Diller Yükseokulunun Ayazağa Kampüsü’ne taşınacağının açıklanması öğrencilerde endişe yarattı.

 

 

 

 

İstanbul Teknik Üniversitesi (İTÜ) Rektörü İsmail Koyuncu, geçen günlerde yaptığı açıklamada “2021 yılının İTÜ için bir hamle yılı olacağını” söyledi. Bu hamle yılına dair yapmayı planladıklarından da bahseden Koyuncu’nun İTÜ’nün Maçka Silahhanesi binasında faaliyetine devam eden Yabancı Diller Yükseokulu’nun Ayazağa Kampüsü’ne taşınacağını açıklaması, öğrenciler tarafından soru işaretleriyle karşılandı.

 

 

 

Birçok öğrencinin Maçka Kampüsü’nün akıbetine ve Ayazağa Kampüsü’ndeki yoğunluğun artacağına yönelik endişeleri sosyal medya ve okul gruplarında hızla yayıldı.

 

 

 

Bunun üzerine bir Twitter’dan açıklama yapan Rektör İsmail Koyuncu, Maçka’daki binanın yoğunluktan dolayı öğrencilere yetmediğini, bu yüzden taşınmasının planlandığını ve binanın İTÜ’de kalacağını, başka bir amaçla kullanılacağını söyedi.

 

 

 

Açıklamada, tarihi binanın kullanımının nasıl şekilleceğine dair detaylı bilgi yer almadı. Öğrenciler, binanın otel ya da AVM olarak kullanılmasından endişeli.

 

 

 

Daha önce benzer örneklerle karşılaştıklarını belirten öğrenciler, tarihi yapıların ticari kullanımına açıldığını ve ardından tarihi ve kamusal kimliğinden uzaklaştığını anımsatıyor.

 

 

 

Öğrencilerin tartıştıkları bir diğer başlık da dönüşüm konusunda fikirlerinin alınmaması ve sürece dahil edilmemeleri.

 

 

Konuyu İTÜ Mimarlık Fakültesi Şehir ve Bölge Planlama Bölümü öğrencileriyle konuştuk.

 

 

 

ÖĞRENCİLER BU KARARIN NERESİNDE?

 

 

 

Şehir ve Bölge Planlama 4. sınıf öğrencisi Mine Büyükişcan, Rektörlüğün öne sürdüğü gerekçelerin çözümünün başka bir kampüste yeni bir bina inşa etmekten geçmediğini söyledi.

 

 

 

“Başka bir kampüste yeni inşa edilen bina, yıllar içerisinde oluşmuş ruha ve geleneğe sahip olmayacaktır” diyen Büyükişcan, Maçka Kampüsü’nden Ayazağa, Taşkışla, Gümüşsuyu gibi lisans eğitiminin başladığı fakültelere geçişin bir seremoni vasfı taşıdığını, hazırlık yılında Maçka’da geçirilen bir yılın, okula yeni başlayan öğrencilerin okula ısınması ve dönemdaşlarıyla kaynaşması açısından büyük bir önem taşıdığını belirtti.

 

 

 

“Buradaki tescilli binada, fiziksel koşullar sağlıklaştırılabilecekken, başka bir alanda yeni bir bina inşa etmek ve eğitime açmak yalnızca mekan algısının suistimaline ve toplumsal hafıza kaybına neden olacaktır” diyen Büyükişcan, bu denli önemli bir kararın öğrenci iradesinden bağımsız verilmesinin kabul edilemez olduğunu ekledi.

 

 

 

Rektör İsmail Koyucu’nun “Maçka Yerleşkemizin kapanması veya başka bir kuruma devri kesinlikle söz konusu değildir. Okulumuzun bu kıymetli yerleşkesi, bugüne kadar olduğu gibi, tarihi dokusu da korunarak üniversitemizin eğitim faaliyetlerinde kullanılmaya devam edilecektir” beyanının çelişkili olduğunu söyleyen Mine Büyükişcan, öğrencilerin aklındaki şu soruları dile getirdi:

 

 

 

  • “Halihazırda diğer eğitim faaliyetlerinde kullanılabilecek bir bina neden hazırlık eğitimi için kullanılamamaktadır?
  • Eğer mesele yıllar içerisinde arttırılan kontenjanlarsa bu kontenjanlar niçin üniversitenin fiziki yeterlilikleri öngörülmeden arttırılmıştır ve gerekli ön planlama yapılmamıştır?
  • Kontenjan arttırımı üniversitenin eğitim kalitesi açısından doğru bir yaklaşım mıdır?
  • En önemlisi, bu soruların cevapları niçin öğrenci iradesi dışında verilmiştir ve karar alma sürecine katılımlarının sağlanmasına izin verilmemiştir?
  • Karar alan otoriteler, kararlarının ve kendi otoritelerinin öğrenci iradesinden ve kabulünden bağımsız var olamayacağını nasıl göremiyordur?”

 

 

 

“TİCARİ KAYGILARLA ALINMIŞ BİR KARAR”

 

 

 

Şehir ve Bölge Planlama 3. sınıf öğrencisi Aslı Altunsu ise öncelikle binaya dair bilgi verdi:

 

 

 

“1873 yılında Balyan ailesinin mimar üyeleri tarafından yapılan Maçka Silahhanesi, yalnızca yapıldığı dönemin değil, bugün bile İstanbul’un sayılı anıtlarından biridir. Neoklasik mimaride ileri derece yapım teknikleriyle bezeli binanın hem tarihsel hem de mimari değerinin yerleşik konumuyla birlikteki önemi İTÜ’ye gelmek için can atan ve orada hazırlık eğitimi alacak öğrenciler için son derece değerli ve heyecan uyandıran bir gerçekliktir.”

 

 

 

 

Asırlardır farklı kültür ve işlevlere ev sahipliği yapmış güzide binalarda okumanın değerinin paha biçilemez olduğunu söyleyen Altunsu, “Aldığımız eğitimden öğrendiğimiz en önemli ve ilk öğretidir korumak. Hele ki tescilli binaları, tarihi dokuyu korumak, kentin içinde paha biçilemez, taşınmaz kültür varlıklarının kullanıcılar ve dönemlerle birlikte bir bütün olan belleğini korumaktır” dedi.

 

 

 

 

Rektörlüğün açıklamasını gerçekçi ve yapıcı bulmadıklarını belirten Aslı Altunsu, “Tarihten biliyoruz ki en güzide binalar, en eşsiz tabiat varlıkları kâr hırsına yenik düşmüş. Rant düşkünlerinin cebini doldurmaya devam edecek Maçka ve Taşkışla da bundan nasibini almak üzere planlanacaktır, tıpkı Yıldız Kampüsü’ne yapılanlar gibi” dedi.

 

 

 

 

Mimarlık fakültesi öğrencileri olarak mesleklerini doğası ve etiği gereği bu tutuma izin vermeyeceklerini vurgulayan Aslı Altunsu, “Normal şartlarda içinde eğitim gören öğrencilerin pandemiden sonra döndüklerinde yerlerinde bir fakülte binası olmayacak ve buna bahane olarak binanın yetersizliği ileri sürülecek, böyle bir şey mümkün mü” diye sordu.

 

 

 

 

Ayazağa’da da yıllar önce vadedilip yapılmayan yurtların ve fakülte binalarını da hatırlayan Altunsu, “Öğrenciye yönelik ama öğrencinin fikir beyan edemediği rektörlük tarafından çok yüksek bir olasılıkla ticari kaygılarla alınmış kararların, İTÜ’nün tarihi ve fakültelerde verdiği eğitimle çelişmesine karşı bir tutumda olduğumuzu ve İTÜ öğrencilerin okullarıyla ilgili alınan her kararda söz sahibi olması gerektiğini ve bir araya gelerek üniversitelerinde temsiliyetlerini kendi ellerine alması gerektiğini, bu durumu da ancak birlikte aşacaklarını bir kez daha hatırlatmak isterim” dedi.

 

 

 

Kaynak : Evrensel

2 Yorum
  1. Hiç istekleri bitmiyor, Dalan döneminde Taşkışla’yı otel yapacaklardı, şimdi Maçka binasına göz dikmişler.

    feride akçiçek | 18 Ocak 2021

  2. ne planlar vardır kafalarında bu tarihi bina için kim bilir?

    Osman Köksal | 20 Ocak 2021


Yorum yazmak için


  İBB Genel Sekreter Yardımcısı Polat, tarihi Divanhane Karakolu binasının yıkılmasına tepki gösterdi İstanbul’un önemli bir tarihi mirası, Koruma Kurulu onaylı yol genişletme çalışması nedeniyle yok oluyor. Kasımpaşa’da bulunan ve Sultan Abdulaziz dönemine ait yapı olan Divanhane Eski Karakolu’nun yıkım kararı tüm çabalara rağmen engellenemedi.   İstanbul Kasımpaşa’daki Sultan Abdulaziz’in yaptırdığı tarihi Divanhane Karakolu binasının […]

Copyright © 2021 All Rights Reserved | Mimdap.org