COVIDLİ DÜNYADA 2020 MİMARLAR İÇİN BÖYLE GEÇTİ… |
Ana Sayfa Bağlantılar Biz Kimiz İletişim Mimar İş İlanları
ANA SAYFA
COVIDLİ DÜNYADA 2020 MİMARLAR İÇİN BÖYLE GEÇTİ…
Share 1 Ocak 2021

 

2020 yılını bütün dünyalılar gibi yaşadık, tükettik.  İnsanlık, kapitalizmin krizlerinden ve onun yarattığı yoksulluk ve açlıktan hayatlarını kaybederken,  bu defa da yine aynı sistemin doğaya ve yerküreye müdahalesinden kaynaklı bir salgından dolayı hastalandılar, milyonları aşkın kişi de yaşamları sonlandı.

 

Peki mimarlık, mimari üretim, bu alanda yaşamlarını sürdürenler, her branştan mimarlık faaliyeti içinde olanlar nasıl etkilendi? 

 

Bu yılın bilançosunu anmak için “Dosyalar: 2020 yi DÜNYA ve MİMARLIK NASIL GEÇİRDİ?” diye bir bölüm yapıp yıl içinde öne çıkan dosya konularını derledik.

 

 

Maksadımız sadece dünya siyasetini analiz etmek değil elbette. Fakat genel olarak mimarlığın özel olarak da mimarların “siyaset dışı” oldukları ve sadece binaların çizim ve yapımıyla uğraştıkları gibi göz yanılsamasını ortadan kaldırmak, bu önemli noktaya da vurgu yapan “mimarlık düşünme biçimlerinin” olduğunu hatırlatmak, yayın politikamızın bakış açısını oluşturdu.

 

 

Neoliberalizmin ekonomik siyasal  programlarıyla körleştirilen dünyada, pandemi bize mimarlığın da sürdürülemez bir noktaya doğru itildiği fark ettirdi.

 

 

Yeni bir kamusalcılığa ihtiyacımız olduğunu gördük, daha eşit ve adaletli bir toplumsal varoluş yaratılmadan mimarlığın da  “bu sistemden” artık pay alamayacağını idrak etmeye başladık.

 

 

Nereden gördük bunları, işte aşağıda ekleyeceğimiz konu başlıklarından.

 

 

Bu bakış açısıyla MİMDAP içerisinde ele aldığımız çeşitli konu başlıklarından  belli başlılarını bir dizin olarak “Covidli dünyada 2020 yılı mimarlar için böyle geçti” olarak sunuyoruz:

 

 

 

Açık ofisin sonu mu geldi? Gökdelenlerin işi bitti mi? Telefonlarımızla hiçbir yere dokunmadan yaşayabilir miyiz? Koronavirüs dünyanın her yerinde en çok kalabalık şehirleri vururken; Guardian gazetesi yazarı Oliver Wainright, mimarinin ve şehir planlamacılığının bu büyük sağlık krizinden ne gibi sonuçlar çıkarabileceğini inceledi.Aslında büyük şehirler ve binaların şekillenmesinde salgınlar hep etkili oldu.

 

 

2.  COVID-19 a YANIT VERMENİN 5 YOLU 

 

 

 

CURA (Solunum Hastalıkları için Bağlı Birimler) mimar, mühendis, doktor ve askeri uzmanlardan oluşan bir ekip tarafından geliştirilen açık kaynaklı bir tasarımdır. Carlo Ratti Associati ve Italo Rota tasarım ve yenilikte liderdir ve şu anda Milano’da yaptıkları inşa edilmektedir.

19’uncu yüzyılda yaşanan kolera salgınları, kanalizasyon sistemlerinin gereğini, onların üzerindeki yolların daha geniş ve düz olmasının, nüfusun dengeli yayılmasının önemini göstermiş ve modern şehirleri şekillendirmişti.

 

 

 

3. MÜLTECİLER SALGINA TERK EDİLİYOR: Ne kalacak evleri ne koruyacak mesafeleri var

Hükümetler, Corona virüsüne (Covid-19) karşı alınan tedbirler kapsamında yurttaşlarına “Evinizde kalın”, “Bireyler arasında yeterli mesafeyi koruyun”, “Kişisel hijyene dikkat edilmeli” çağrıları yapıyor.

Peki ya bu çağrıları uygulayabilecek koşulları olmayan mülteciler? Onların ne kalacakları bir ev ne virüsten korunmak için maske ve dezenfektanları var. Bir su musluğunu binlerce kişiyle birlikte kullanmak zorundalar. Yunanistan’da hem adalardaki hem de ana karadaki mülteci kamplarında virüs salgınına karşı hükümetin neredeyse hiçbir önlemi yok. Moria Adası’ndaki kampta 1300 kişi aynı lavaboyu paylaşırken, Sunion mülteci kampında ne mültecilere ne de sağlık çalışanlarına maske ve hijyen ürünleri verilmiş değil. Mülteciler kendi kısıtlı imkanlarıyla önlemlerini almaya çalışıyor. Lavrio kampındaki mülteciler için ise kendisi de mülteci olan bir terzi maske üretimine başladı.

 

 

4. CHOMSKY  ile SALGIN SÜRECİNE DAİR: Neoliberalizmin muazzam bir yenilgisiyle daha karşı karşıyayız…

 

 

 

ABD’li dil bilimci-yazar Noam Chomsky, İspanya merkezli EFE haber ajansından Cristina Magdaleno ile küresel salgın süreci, salgının ABD ile dünyadaki mevcut ve olası yansımalarına dair bir söyleşi gerçekleştirdi. Trump yönetimini “sosyopat soytarılar” olarak tanımlayan Chomsky, hükümetlerin virüs karşısında “çözüm değil, sorun” olduğunu belirtiyor.

 

 

5. Costanza-Chock : “TASARIM ADALETİ” HERKESE LAZIM…  

 

MIT yardımcı profesörü Sasha Costanza-Chock,  Koronavirüs krizi, toplum liderliğindeki değişim için “büyük bir olasılık” sunuyor, diyor. Yeni Tasarım Adalet kitabında; tasarımın marjinal topluluklara nasıl yardımcı olabileceğini ve eşitliği teşvik edebileceğini araştırıyor.

Pandemi, “büyük olasılıkların olabileceği bir anın yanı sıra mevcut yapısal eşitsizliğin derinleşmesinin muhtemel olduğu bir an” yaratıyor, diye içinde bulunduğumuz zamanı tarif ediyor Costanza-Chock .

Ona göre, “Tasarımcıların anı nasıl ele geçireceklerini düşünmeleri gerekiyor.”

 

 

 

6. COVID-19 Hastaları İçin MOBİL Ünite Planlaması…

 

 

Eğer COVID-19 bize acı, kayıp ve kaostan  başka bir şeyi daha gösterdiyse,  büyük  toplulukların akıllarının bir araya gelmesiyle her şeyin mümkün olduğunu da bize kanıtlıyor.

İki hafta içinde, kendisini adamış ön cephede bulunan sağlık çalışanları, otomobil üreticileri ve modüler konut uzmanlarından oluşan bir ekip, aşırı kalabalık hastaneler sorununa potansiyel bir çözüm yarattı.

Bu çözüm JUPE Health sağlık uzmanları tarafından karantinaya alınan hastalar için özel olarak tasarlanmış hızlı bir  kurtarma alanlarıdır.

 

 

7.  SALGINLA MÜCADELENİN KENTSEL TEZAHÜRÜ

 

 

 

İstanbul’un son 15 yılda yıkıcı bir kentleşme deneyimi yaşadığını, kentte yaşanan mekansal dönüşümün hızına bakarak söyleyebiliriz. Salgınların ve depremin etkili olduğu kentlerde rant kaygısı ile inşa edilen yapıları şimdi iflasın eşiğindeki AVM’lere bakarak değerlendirebiliriz.

Tarih bize Pandemi ve salgınların kentlerin biçimlenişinde önemli rol oynadığını söyler. Örneğin kanalizasyon sistemi, 19yy’da Kolera salgının ortaya çıkardığı kamu sağlığı krizine bir yanıt olarak ortaya çıkmıştır. Bu bağlamda, COVID-19’un da kentlerdeki kamusal alan kullanımlarında halihazirda gözlemlenmeye baslandigi üzere mekansal etkileri olacağı oldukça muhtemel.

 

8. COVID-19 ve ANTROPOSEN’İN VİRALLİĞİ 

 

 

Koronavirüsün küresel gündeme damga vurduğu 2020’nin Şubat ve Mart aylarında yazılan eleştiri yazıları arasında öne çıkan fikirlerden biri, virüsün doğanın kendisine zulmeden insanlıktan aldığı bir tür öç olduğu.1 Aslında doğa-insan ikiliği üzerinden şekillenen bu gibi tepkilere son birkaç yıldır iyice ivme kazanmış olan Antroposen tartışmalarından da aşinayız.

 

 

 

 

9. “Koronavirüs neoliberal yağmacılığa karşı doğanın bir intikamı” DAVID HARWEY 

 

 

 

Günlük haber akışını yorumlamaya, anlamaya ve analiz etmeye çalışırken, kapitalizmin nasıl işlediğine dair iki farklı ama kesişen modelin arka planında neler olup bittiğini bulma eğilimindeyim. Birinci nokta; para değeri, kâr arayışıyla üretim, tüketim, dağıtım ve yeniden yatırım “anlarında” (Marx’ın dediği gibi) sermaye birikim ve dolaşımının iç çelişkilerinin haritalandırılmasıdır. Bu, sonsuz genişleme ve büyüme sarmalı olarak bir kapitalist ekonomi modelidir. Örneğin, jeopolitik rekabet, eşitsiz coğrafi gelişmeler, finansal kurumlar, devlet politikaları, sosyal ilişkiler ağı, teknolojik yapılandırmalar ve sürekli olarak değişen iş bölümüyle birlikte ayrıntılı bir şekilde karmaşıklaşıyor.

 

10.  KORONAVİRÜS SONRASI BÜROLAR… 

 

 

“Hücreye yakın bir şey açık ofiste normal hale gelecek,” dedi Ferro…

“Damlacıkların ve aerosollerin yayılmasıyla mücadele etmek için masalar daha uzun bölümler ve / veya ekranlarla çevrelenecek ve her bir iş istasyonunun üzerinde kısmen uzanan kanopi elemanlarının ilave edildiğini göreceğiz.”

“120 derecelik iş istasyonu yapılandırması uygun bir seçenek olabilir”

Özellikle Ferro, üç masanın bölücülerle ayrılmış bir daire içinde düzenlendiği 120 derecelik masanın, pandemi sonrası gereksinimlere çok uygun olduğuna inanıyor.

 

 

2 Yorum
  1. Pandemi son yüzyılın başımıza gelmeyen bir hali elbette. Ancak mimarlık krizi on yıldır neredeyse okunuyordu. Piyasanın aslında daha çok bina üretilen bir döneminde mimarlara daha az iş verdiği bir düzen geminin iskeleye yanaşması gibi bir belirginlikteydi. Şimdi iskelede ve hareketsiz. Pandemi sebep gösterilemez sadece ancak salgın ortamı sahne arkasını da görmemize neden oldu. Hala kör kalmaya niyetli olanlara bir diyecek yok elbette.

    Cemal Kozlu | 1 Ocak 2021

  2. Çok kötü sayılabilecek bir yılı meslek dallarından mimarlar da kötü geçirdi. Ama asıl daha sonrası ve daha sonrası da görünmüyor.

    pervin gül | 4 Ocak 2021


Yorum yazmak için


İstanbul Teknik Üniversitesinin Maçka Silahhanesi binasında faaliyetine devam eden Yabancı Diller Yükseokulunun Ayazağa Kampüsü’ne taşınacağının açıklanması öğrencilerde endişe yarattı.

Copyright © 2021 All Rights Reserved | Mimdap.org




Türkiye'nin Lider Yapı Platformu