TAKSİM MEYDANI ACELEYE GELMEZ… |
Ana Sayfa Bağlantılar Biz Kimiz İletişim Mimar İş İlanları
ANA SAYFA
TAKSİM MEYDANI ACELEYE GELMEZ…
Share 24 Ekim 2020

Yaren ÇOLAK

 

 

İSTANBUL Büyükşehir Belediyesi’nin (İBB) Bakırköy Meydanı, Salacak kıyıları ve Taksim Meydanı’nda uygulanacak projelerin halk tarafından belirlenmesi için başlattığı oylamanın yankıları sürüyor. ‘Taksim Kentsel Tasarım Yarışması’ için ilk üçe giren tasarımlar için oylama 12 Kasım’da tamamlanacak. Ancak hazırlanan projelere itiraz eden de var, bunu olumlu bulan da. “Meydan, ağaçların altına gömülmüş” diyen de var, “Üç eşdeğer projede Taksim’in politik hafızasına yer vermek yerine popülist bir yaklaşım sergileniyor” diyen de.

 

Peki, uzmanlar ne düşünüyor? Süreçte yaşanan temel aksaklıklar ne? Konuya Mimarlar Odası İstanbul Büyükkent Şubesi Başkanı Esin Köymen ile ODTÜ Mimarlık Fakültesi’nden Prof. Dr. Güven Arif Sargın ile mercek tuttuk.

 

 

 

 

KATILIMCI SÜRECİN ÖNEMİ

 

 

Mimarlar Odası İstanbul Büyükkent Şubesi Başkanı Köymen, İBB’nin meydanlara ilişkin açtığı yarışmaları ‘olumlu’ bulduğunu söyledi. “Yaşanan süreçte ardı ardına açılan bu yarışmalar nedeniyle konuların sağlıklı olarak ele alınamadığını da belirtmek isteriz” diyen Köymen, meydanların toplumun tüm talep ve şikâyetlerini dile getirdiği alanlar olduğunu hatırlattı.

 

 

 

İktidarın Taksim Meydanı ve Gezi Parkı üzerinden ‘siyasi hesaplaşmaya’ giriştiğine de vurgu yapan Köymen, Taksim Meydanı’nın hafızasının yok edilme riskinin bugün de sürdüğü görüşünde.

 

 

Köymen’e göre, Taksim Meydanı’na ilişkin proje, ‘aceleye’ ve ‘oldu bitti’ye getirilememeli. Köymen, bunu şu sözlerle açıkladı: “Gezi Direnişi ve ödenen bedeller ortada. Bugün artık Taksim Meydanı’nın tüm bu buluşma ve gösterilerin yasaklandığı bir meydan olduğunu unutmayalım. Taksim Meydanı’nın, İstanbul halkı için, ‘aceleye’ ve bir ‘oldu bitti’ye getirilemeyecek kadar değerli ve önemli bir meydan olduğu unutulmamalı. Henüz geç olmadan, tüm bu sorunları hep birlikte değerlendirmek için; meslek odaları, sendikalar, sivil toplum kuruluşlarıyla birlikte, etkin, şeffaf ve kapsayıcı bir diyalog sürecinin zeminini oluşturmanın önemini bir kere daha anlaşılmıştır. Taksim Meydanı’nın meydan kimliğiyle tüm yurttaşlarımızın kullanımına açılması birincil önceliğimiz olmalıdır.”

 

 

 

 

İstanbul’da meydanların yeni tasarımları için oylama başladı

 

KİMİ YETERSİZLİKLER SÖZ KONUSU

 

 

ODTÜ Mimarlık Fakültesi’nden Prof. Dr. Güven Arif Sargın’a göre de yarışma son derece önemli ancak süreç yönetiminde kimi ‘yetersizlikler’ söz konusu.

 

 

Ülkenin uzun süredir katılımcı, şeffaf ve hesap verebilir siyasetten uzak bırakıldığına dikkat çeken Prof. Dr. Sargın, “Yapısal olarak kendi içine kapalı olan bu sistem, kente ve mimarlığa dair tahayyül ve tasarruflarımıza da ciddi anlamda ipotek koydu. Unuttuğumuz sosyal-demokrat belediyeciliğin kimi niteliklerini yeniden görmeye başladık” diye konuştu.

 

 

 

Gezi Parkı Direnişi’nin son dönemdeki ‘mekân-siyaset’ tartışmalarının tetikleyicisi olduğunu da hatırlatan Prof. Dr. Sargın, “Meydan yarışması sıradan bir mekânsal dönüşümü değil, Türkiye halklarının demokratik hak ve kazanımlarının mekânda tecellisine karşılık geliyor” dedi ve ekledi: “Tüm demokratik mücadelemizin temsiliyeti neredeyse Taksim Meydanı’nda yankılanıyor ve bu nedenle de Türkiye meselesi konumunda. İtirazın şiddeti yarışma sonuçlarında yükseliyor gibi görünse de alt-metinde dillendirilen ve özellikle çağdaş Türkiye tarihinin en demokratik sivil kalkışması olarak tarihe ve belleklerimize nakşedilen Taksim Meydanı’nın mimari yarışma ile yeniden biçimlendirilmesi sürecinde takip edilen süreç yönetimin yetersizliğinden dem vuran tartışmalara da kulak kabartmak iyi olabilir. Tüm bileşenlerin katıldığı cömert demokratik süreçlerin örgütlenmesinin; yarışmaların örgütlenme sürecinde kimi bileşenlerin süreç dış bırakılmamasının; mimari yarışmalar süreç yönetiminin profesyonelce ve fakat profesyonel bazı grupların etkin olmadığı bir biçimde yürütülmesi gerektiğini lisan-ı münasip bir biçimde söylüyor.”

 

 

Kaynak: Birgün

4 Yorum
  1. Meslek odası açısından, zamanında yeterince önem vermezseniz, fikriyata ilişkin gevşek davranırsanız olacağı budur. İş bir noktaya geldikten sonra konuşmanın bir anlamı yok.

    Gülten Yılmaz | 24 Ekim 2020

  2. galiba iyi şeyler olacak derken bu defa iyi bir şey olmayacak

    şinasi koç | 25 Ekim 2020

  3. Bir de siz odacılar aceleye gelemezsiniz, havalimanına yapılan uyduruk pandemi hastanesine bittikten sonra dava açtınız, unutmadık.

    fehmi gül | 26 Ekim 2020

  4. Yani akıl alır gibi değil, yarışma açılmadan önce süreç var, yarışma süresi var. Tek kelime etme, belediye halkoyuna sunarken ortaya çık. Neymiş, aceleye gelmezmiş. Kafa bulunuyor galiba.

    melek akkul | 29 Ekim 2020


Yorum yazmak için


DHİM istatistiklerine göre İstanbul Havalimanı’nı bu yılın ilk 10 ayı 20 milyon yolcu kullandı. 12 milyon yolcu pandemi öncesi kullanırken, pandemi sonrası 7 aylık zaman dilimin yalnızca 8 milyon yolcu İstanbul Havalimanı’nı kullandı.

Copyright © 2020 All Rights Reserved | Mimdap.org




Türkiye'nin Lider Yapı Platformu