Prof. Dr. Zeynep AHUNBAY: Yasaları çarpıtırsanız hukuk ortadan kalkar |
Ana Sayfa Bağlantılar Biz Kimiz İletişim Mimar İş İlanları
ANA SAYFA
Prof. Dr. Zeynep AHUNBAY: Yasaları çarpıtırsanız hukuk ortadan kalkar
Share 17 Mayıs 2020

Galata Kulesi, vakıf kültür varlığı olduğu iddiasıyla Vakıflar Genel Müdürlüğü’ne devredildi. Restorasyon uzmanı ve mimarlık tarihçisi Prof. Dr. Zeynep Ahunbay, tartışılan uygulamayı KARAR’a değerlendirdi: Kulenin geçmişinde vakıfla ilgili bir dönemi yok. Kültür mirasının yönetimi kaptı-kaçtı zihniyetiyle değil, hukuk çerçevesinde yürütülmesi gereken bir alan. Devredilmesi uygun olmamış. Yasaları çarpıtırsanız hukuk ortadan kalkar

 

Söyleşiyi yapan: SALİHA SULTAN

 

Galata Kulesi, 165 yıldır mülkiyetinin sahibi olan İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nden (İBB) ‘vakıf kültür varlığı’ olduğu iddiasıyla alınıp, Vakıflar Genel Müdürlüğü’ne devredilince tartışmaların odağına oturdu. İstanbul’un gözü olarak nitelenen ve yükseldiği tepede son 1.500 yılımızın nice savaşlarına, kavgalarına sessizce şahitlik eden ve muhtemelen bizlerden sonra da etmeye devam edecek olan kulenin soru işaretleriyle dolu devrini, Türkiye’deki kültürel miras alanındaki çalışmaların en önemli isimlerinden, restorasyon uzmanı ve mimarlık tarihçisi, ‘hocaların hocası’ Prof. Dr. Zeynep Ahunbay’la konuştum. Osmanlı döneminde gözetleme kulesi olarak kullanılan Galata Kulesi’nin geçmişinde vakıfla ilgili bir döneminin olmadığını söyleyen Ahunbay, Vakıfların ilgisi olmayan bir eserin sorumluluğunu almasını şaşırtıcı bularak, İstanbul’da aslı vakıf olan Büyük Valide Han gibi birçok tarihi eserin ise perişan bir halde olduğunu hatırlatıyor.

 

 

Galata Kulesi’nin sorumluluğu İBB’ye nasıl verilmişti?

 

 

Kültür mirasımızın korunmasıyla ilgili olarak Cumhuriyet döneminde çıkarılan yasalar kamu kurumlarının sorumluluklarını tanımlamıştır. 1930 tarihli Belediyeler Kanunu ile kaleler ve  şehir surları belediyelerin yönetimine verilmiştir. İstanbul’da Kara ve Deniz Surları da bu kapsamdadır. Galata Kulesi de Galata Surlarının bir parçasıdır. Ne yazık ki 19. yüzyılda İstanbul’da Galata’da ve Tarihi Yarımada’da birçok kule satılmıştır; şu anda kötü durumda olan kulelerin korunmaları için de bütünleştirici bir çalışmaya gerek duyuluyor. Ancak Galata Kulesi’nin durumu farklıdır. Galata Kulesi, Osmanlı döneminde hep kentle ilgili güvenlik ve gözetleme işlevleri üstenmiş bir yapıdır. Cumhuriyet döneminde de onarılarak ziyarete açılmış, sürekli bakımı sağlanarak İstanbullular ve turistler için çekici bir yapı olmayı sürdürmüştür. Tarihi kentin siluetindeki önemli yeri yadsınamaz.

 

Peki Vakıflar Genel Müdürlüğü’nün devire gerekçe gösterdiği gibi Galata Kulesi geçmişte bir vakfın çatısı altında yer almış mı, bir vakıf kültür varlığıdır diyebilir miyiz?

 

 

Galata Kulesi’nin geçmişinde vakıfla ilgili bir dönemi olmamıştır. Ama Galata bölgesinde birçok önemli vakıf eseri bulunuyor. Örneğin Bedesten ve Kurşunlu Han. Çoğu satılarak özel mülkiyete geçmiş olan Kurşunlu Han Rüstem Paşa’nın vakfıdır ve Mimar Sinan’ın eseridir. Bu iki eser hala ilgi ve destek bekliyor.

 

 

Vakıflar Genel Müdürlüğü’nün Galata Kulesi’nin mülkiyetini bünyesine devretmek için kullandığı yasanın 30. maddesi bir ‘vakıf kültür varlığı’ olduğu iddiasına dayanıyor fakat…

 

 

 

 

Aslı vakıf olan tarihi yapıların tekrar vakıf mülkiyetine geçmesine olanak sağlayan yasal düzenleme 1970’lerde çıkarıldı. Bu yasa yardımıyla Vakıflar Genel Müdürlüğü Sultan Ahmet’te bulunan Kabasakal Medresesi‘ni kamulaştırmak için hukuki yollara başvurmuş ve dava bittikten sonra medrese yanındaki Yeşil Ev’le birlikte onarılarak ziyarete açılmıştır. Süleymaniye Külliyesinin özel mülkiyete geçmiş olan hamamı da yasal işlemler yürütülerek tekrar Vakıflar’a dönmüştür.

 

 

İstanbul’da bir vakıf kültür varlığı olan fakat sorumluluğu Vakıflar Genel Müdürlüğü’nde olmayan tarihi eserler var mı?

 

Cumhuriyet döneminde kentlerin su kültürüyle ilgili eserlerin sorumluluğu belediyelere verilmiştir. İstanbul’da aslında vakıf olan ancak şehre su getirme hizmetiyle ilgili olduğu için İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin sorumluluğunda olan birçok görkemli eser var.   Kemerburgaz çevresindeki görkemli sukemerlerinin bakımı, yaşatılması büyük masraflar gerektirmektedir.

 

 

Galata Kulesi’nin mülkiyetinin ve tasarrufunun İBB’den alınmasını nasıl değerlendiriyorsunuz?

 

Bir kültür varlığının onun bakımını yapmayan kurumlardan alınıp, daha fazla kaynak ayırabilecek, daha fazla uzmanla yönetebilecek bir kuruma verilmesi konuşulup tartışılabilir. Ancak böyle bir tartışma yapılmadan, mülkiyet ve kullanım kaydırmaları yapılması fırsatçılıktır. Kültür mirasının yönetimi kaptı-kaçtı zihniyetiyle değil, hukuk çerçevesinde, özen gösterilerek yürütülmesi gereken bir alandır. Kültür Bakanlığı, Vakıflar Genel Müdürlüğü, İBB çok sayıda kültür varlığının sorumluluğunu taşıyan kamu kuruluşlarıdır. Kaynakları, kadroları her zaman  sahip oldukları kültür varlıklarının onlardan beklediği hizmet taleplerini  karşılamalarına ise yetmemektedir. Galata  Kulesi’nin İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nden alınıp Vakıflar Genel Müdürlüğü’ne devredilmesi uygun bir hareket olmamıştır. Yasalar kamu yönetiminin  temel taşlarını oluşturur. Yasaları çarpıtırsanız hukuk ortadan kalkar.

 

İBB kulenin devrinden habersiz olduğunu belirtti. Sizce tarihi miraslarımızla ilgili tasarruflarda nasıl bir strateji izlenmeli? 

 

İnsanlığın ortak mirası olan kültür varlıklarını korumak için güç birliği yapmak, onları hukuk kuralları çerçevesinde, en iyi bakılacakları ellere teslim ederken, bilgi ve maddi kaynakları birleştirerek çalışmak daha doğru bir strateji olurdu.

 

BÜYÜK VALİDE HAN’IN HALİ PERİŞAN 

 

Aslı vakıf olan eserlerimiz ne durumda İstanbul’da? Hak ettiği ilgiyi görüyor mu? 

 

 

 

 

Çevremizde aslı vakıf olan birçok eser harap durumda. Vakıflar Genel Müdürlüğü’nün bunları korumak için harekete geçmesi gerekirken, tarihte ilgisi olmamış bir eserin sorumluluğunu alması şaşırtıcı. Aslı vakıf  olan birçok mülk bakımsız, ilgi gerektiren bir durumda. Örneğin, Fatih’te Nurbanu Sultan tarafından Mimar Sinan’a yaptırılan ve Atik Valide Külliyesine gelir sağlayan Ayakapı Hamamı 19. yüzyılda satılıp özel mülkiyete geçmiştir. Kötü kullanılan, deprem hasarı gören eser yıllardır harap bir durumda ve satılıktır. Acaba onu kurtarmak öncelikli bir çaba olamaz mı? Üsküdar’daki Çinili Cami’nin vakfı olan Büyük Valide Hanı da perişan durumda. İstanbul’un en büyük hanı olan bu önemli eser için bir iyileştirme planı var mıdır?

 

Kaynak: KARAR

2 Yorum
  1. Yasadan bahsedilen bir ülkede miyiz?

    Oğuz Türker | 18 Mayıs 2020

  2. Mesele İBB ye bir şey bırakmamak, elinden almak.

    serap içöz | 18 Mayıs 2020


Yorum yazmak için


  TMMOB’a bağlı Mimarlar Odası, Bakırköy’de inşa edilen pandemi hastanesi nedeniyle iki pisti kullanılamaz hale getirilen Atatürk Havalimanı ile ilgili suç duyurusunda bulundu. Rıfat DOĞAN ARTI GERÇEK- TMMOB Mimarlar Odası, Atatürk Havalimanı’nın iki pistinin kullanılamaz hale gelmesi nedeniyle kamu malına zarar verme suçlaması ve zarara neden olanlarla ilgili İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’na suç duyurusunda bulundu.

Copyright © 2020 All Rights Reserved | Mimdap.org