Üç milyon yılda oluştu, bir günde katledildi! |
Ana Sayfa Bağlantılar Biz Kimiz İletişim Mimar İş İlanları
ANA SAYFA
Üç milyon yılda oluştu, bir günde katledildi!
Share 20 Nisan 2020

Salda’nın kumları neden Mars toprağına benziyor.

 

 

Dr. Erol Kesici, Salda Gölü’nün biyolojik yapısının zarar görmemesi için alandan kum alımının, kirliliğin ve insan baskısının durdurulması gerektiğini dile getirdi. Fotoğraf: (Ahmet Erçelik), Salda Gölü kıyısındaki hidromanyezit oluşumundan bir kesit.

Millet Bahçesi uğruna yapılan tahribatla gündeme gelen Salda Gölü’nün hidromanyezit kumullarının geçmişte de çevre illere taşındığını dile getiren Dr. Erol Kesici, gölün kumul yapısının korunmasını istedi.

Üç milyon yıllık geçmişe sahip Salda Gölü’nün millet bahçesi uğruna tahrip edilen beyaz kumulları neden çok önemli? Salda Gölü de dâhil yaklaşık 30 yıldır Türkiye’nin gölleri üzerine bilimsel çalışmalar yürüten Limnoloji uzmanı Dr. Erol Kesici, doğa müzesi niteliğinde gölün hidromanyezit kumullarının asla bozulmaması ve başka bir yere taşınmaması gerektiğini belirterek, “Dünyada çok ender olarak gelişen hidromanyezit çökeller, minerallerin canlı organizmalarla bir araya gelmesiyle oluşuyor. Bu doğa harikası oluşum, yaşamsal öneme sahip olduğu gibi, bilimsel araştırmalar için de önemli bir doğa laboratuvarıdırGöldeki ilkel alglerle oluşan hidromanyezitli yapılar üzerindeki incelemelerde, Mars Gezegenini toprağıyla benzerlik oluşturduğu belirlenmiştir. Buradaki hidromanyezit yataklarının korunması için Salda Gölü kirletilmemeli, biyolojik yapısı ile çeşitliliği korunmalı ve çökellerin olduğu yerlerde erozyona neden olacak yapılaşma, kum alımı ve hareketlilik kesinlikle olmamalı” uyarısında bulundu.

Türkiye’nin nazar boncuğu göllerinden biri olan Burdur’daki Salda Gölü’nde Millet Bahçesi inşa etmek uğruna yapılan kumul tahribatına yönelik tepkiler sürüyor. Covid-19 salgını nedeniyle göl kenarına girişler yasaklandığı sırada iş makineleriyle beyaz kumulların olduğu bölgeye dalan yüklenici firmanın yaklaşık 30 kamyon hidromanyezit nitelikli kumulu bir başka alana taşımasıyla ilgili görüntüler kamuoyunu dehşete düşürdü. Görüntülerin ortaya çıkmasının ardından göl kıyısında büyük tahribata yol açan çalışmalar durduruldu, yüklenici firmaya ise para cezası uygulandı.

 

 

 

 

BEYAZ KUMULLAR SALDA GÖLÜ İÇİN NE ANLAMA GELİYOR

 

 

Yetkililerin “bilgimiz yok” açıklaması yaptığı olayla ilgili idari ve adli soruşturma başlatılırken, Salda Gölü kıyısından alınan beyaz kumulların başka bir bölgeye taşınıp taşınmadığı sorusu da gündeme geldi. Doğa ve Sürdürülebilirlik Derneği ile Türkiye Tabiatını Koruma Derneği (TTKD) Bilim Danışmanı Dr. Erol Kesici, Salda Gölü’nün kumullarının alanın dışına kesinlikle çıkarılmaması gerektiğini dile getirdi. Yaklaşık 30 yıldır Türkiye’nin gölleri üzerine bilimsel çalışmalar yürüten Limnoloji uzmanı Dr. Erol Kesici, Türkiye’nin gündemindeki Salda Gölü’nün beyaz kumlarının bilimsel niteliği ve göl için ne anlama geldiği yönündeki sorularımızı yanıtladı.

 

 

 

 

 

DR. EROL KESİCİ: ‘3 MİLYON YIL ÖNCEKİ DEPREMLER SONUCU OLUŞTU’

Hidromanyezitin, ultramafik kayaçların yer aldığı göl ortamında oluşan bir mineral olduğunu dile getiren Kesici, göllerin oluşumunda çanak yapısının önemli olduğuna değinerek, “Göller bölgesindeki göllerin jeolojik yapıları birbirlerine benzer. Tektonik kökenli göllerimizden olan Salda’nın çanak yapısı da günümüzden 3 milyon yıl önce bölgede meydana gelen deprem ve sarsıntılarla şekillenmiştir. Göle özgü magnezyum karbonat, göl sularının çekilmesiyle zemindeki dip çamurlarının oluşturduğu kümelerin su yüzeyine çıkarak havayla temas etmesi ve karbondioksiti emmeleri sonucunda oluşur. Böylece beyaz kayalıklar ve çökeltiler halinde bir gürünüm kazanan manyezit oluşumlar ortaya çıkar” bilgisini verdi.

 

 

Fotoğraf: (Ahmet Erçelik)

SALDA’NIN ZEMİNİ MARS TOPRAĞINA BENZİYOR

Salda Gölü’nün bu özelliği nedeniyle doğa müzesi niteliğinde olduğunun altını çizen Kesici, gölün yapısına kesinlikle müdahale edilmemesi gerektiğini kaydetti. Salda Gölü’ndeki beyaz kayalıkların, organik olmayan maddelerin, organik yapı içinde çökelmesiyle meydana gelen tepkimelerin sonucunda oluştuğu bilgisini veren Kesici, “Gölün çevresinde oluşan beyaz halka şeklinde görülen bu oluşum, dünyada çok nadir görülen minerallerin canlı organizmalar ile birleşmesiyle karnabahar görünümlü şekiller oluşturur. Hassas yapıdaki bu oluşum, yaşamsal önemde olduğu gibi Salda Gölü’nü bilimsel araştırmalar için adeta bir doğal laboratuvara dönüştürüyor. 1996 yılında İskoçya Glasgow Üniversitesi’nden Prof. Dr. Mike Russel ve ekibi, Salda Gölü’nün zemin ve toprak yapısı hakkında yaptıkları bilimsel araştırmada, göldeki ilkel alglerle oluşan hidromanyezit yapıların (beyaz kumların) Mars gezegeninin toprak yapısıyla benzerlik gösterdiğini tespit etmişlerdi” diye konuştu.

 

 

Fotoğraf: (Ahmet Erçelik)

‘KUMULLAR PEYZAJ AMAÇLI ÇEVRE İLLERE GÖTÜRÜLÜYOR’

Yüksek ısıya dayanıklı hidromanyezit oluşumların, cam, seramik, kâğıt, tuğla, mutfak eşyaları, otomotiv, yapı elemanları ve ısıl işlem fırınları gibi birçok endüstriyel alanda kullanımı olduğuna işaret eden Dr. Erol Kesici, şunları söyledi: “Salda Gölü’nün manyezitlerinin yakın zamana kadar çevre illerden gelen insanlar tarafından peyzaj düzenlemesi ya da başka amaçlarla bölge dışına götürüldüğü yerel halk tarafından da biliniyor. Gölün çevresinde oluşan çukurlar bu kumulların taşınmasından kaynaklanıyor. Bu nedenle Salda Gölü’nün hidromanyezit kaynağı olan kumulları alanın dışına kesinlikle çıkarılmamalı, ticari olarak satışına da izin verilmemelidir. Çünkü beyaz kumulların alan dışına çıkarılması gölün ekolojik yapısını çok büyük bir tehlike altına sokacaktır. Ayrıca buradaki kaynaklar biyolojik yaşam için de vazgeçilmezdir.”

 

Fotoğraf: (Ahmet Erçelik)

‘GELECEĞE KALMASI İÇİN GÖLÜ UZAKTAN SEVMEYİ ÖĞRENMELİYİZ’

Salda Gölü’nün kirlilikten uzak tutularak mutlaka korunması gerektiğinin bir kere daha altını çizen Dr. Erol Kesici, “Gölün bugüne ulaşmasında çok önemi olan ekolojik yapısı ve biyolojik çeşitliliği korunmalı. Çökelleri oluştuğu alanda erozyona neden olacak yapılaşma, kum alımı ve yoğun insan baskısına son verilmeli. Bugün ‘Türkiye’nin Maldivleri’ olarak anılan bu nadir doğal mirasımızın renginin solmaması için Salda Gölü’nü uzaktan sevmeyi de öğrenmemiz gerekiyor. Bizlerin görüp etkilendiği, huzur bulduğu Salda Gölü’nü gelecek kuşakların da görebilmesi için bunu yapmamız kaçınılmaz” ifadelerini kullandı.

 

 

 

 

Kaynak : gazeteciyazaryusufyavuzblog.wordpress.com


Yorum yazmak için


1992 senesinde Cumhurbaşkanlığı Senfoni Orkestrası Binası için açılan yarışmayı kazanan Semra ve Özcan Uygur’un projelerine başlanması ve bitirilmesi 28 yıl sürdü.

Copyright © 2020 All Rights Reserved | Mimdap.org




Türkiye'nin Lider Yapı Platformu