Şehirlerimizi planlama değil, rant yönetiyor! / Yusuf Yavuz |
Ana Sayfa Bağlantılar Biz Kimiz İletişim Mimar İş İlanları
ANA SAYFA
Şehirlerimizi planlama değil, rant yönetiyor! / Yusuf Yavuz
Share 15 Ocak 2020

Şehirlerimizi planlama değil, rant yönetiyor!

 

 

Şehir ve Bölge Yüksek Plancısı Prof. Dr. Mehmet Tunçer, şehirleri planlamanın değil, rantın yönettiğini dile getirdi.

 

 

 

 

Şehirlerimizi planlama değil, rant yönetiyor!

Kanal İstanbul’un Marmara kesiminin olduğu bölgede 23 yıl önce kente ve halka nefes aldıracak, doğal ve kültürel varlıkları da koruyacak bir proje hazırlayan Prof. Dr. Mehmet Tunçer, projenin dönemin İstanbul Büyükşehir Belediyesi tarafından onaylandığı halde rafa kaldırıldığını söyledi. Tunçer, “Şehirlerimizi planlama değil, rant yönetiyor” dedi.

Şehir ve Bölge Yüksek Plancısı Prof. Dr. Mehmet Tunçer, 1997 yılında ekibiyle birlikte bugün Kanal İstanbul’un Marmara ayağını oluşturan bölgeyi de içeren bir koruma planı hazırladı. İstanbul Büyükşehir Belediyesi tarafından onaylanan ve kitap olarak da yayınlanan ‘Ataköy-Büyükçekmece Arası Sahil Düzenleme Avan Projesi’nin Küçükçekmece kısmını oluşturan proje, bir süre sonra rafa kaldırıldı. Küçükçekmece Gölü için acil eylem planı oluşturulmasını ve göl çevresindeki kirletici sanayi tesislerinin denetim altına alınmasını öneren proje kapsamında bölge halkının nefes alabileceği yeni yaşam alanları öneriliyordu. Doğa Tarihi Müzesi, Doğa Parkı, Kültür Sanat Merkezi ve Su Parkı gibi üniteleri içeren projenin neden rafa kaldırıldığı yönündeki sorularımızı yanıtlayan Tunçer, “Şehirlerimizi planlama değil, rant yönetiyor. Bugünkü ortamda kent politikası yok. Seçilen kimse onun politikası hâkim oluyor. Kentin ve kentlinin yararına olan projeler seçilenler tarafından rafa kaldırılabiliyor” görüşünü dile getirdi.

 

 

Türkiye’nin gündeminden düşmeyen Kanal İstanbul projesinin Marmara Denizi kesiminin uygulanacağı Küçükçekmece bölgesindeki kirliliği ve çarpıklığı ortadan kaldıran bir proje hazırlayan Şehir ve Bölge Yüksek Plancısı Prof. Dr. Mehmet Tunçer, 1997’de hazırlanan projenin dönemin belediye yönetimi tarafından rafa kaldırıldığını söyledi.

 

 

Prof. Dr. Tunçer ve ekibi tarafından Küçükçekmece dış kumsal için hazırlanan projeden bir kesit.

 

 

 

KÜÇÜKÇEKMECE İÇİN KURTULUŞ REÇETESİ OLAN PROJE UYGULANMADI

“Doğal Çevre Koruma Öncelikli Bir Eylem Alanı: İstanbul Küçükçekmece Gölü” başlığını taşıyan proje, Küçükçekmece Gölü ve kumsal kesiminin rekreatif kullanım yönünde gelişmesini öngörüyordu. Kumsal bölgesinde yer alan konut dokusunun geliştirilmesinin bölgedeki Doğal Sit Alanının varlığını ve geleceğini tehdit edeceği uyarısına yer verilen planlama çalışmasında, “Bu nedenle projede bu alanda konut dokusunun kalmaması ve alanın doğal niteliklerine uygun olarak, ikinci bir ‘Sadabad’ olarak doğa onarım projeleri ile geliştirilmesi ve ‘Barış ve Ekoloji Yüzyılı’ olması öngörülen 21. Yüzyıla İstanbul’un bir armağanı olması hedeflenmiştir” ifadelerine yer veriliyor.

RAFA KALDIRILAN PROJEDE NELER VARDI

Projede önerilen ikinci bir ‘Sadabad’ alanı, 18. Yüzyıl İstanbul’unda Haliç’e akan Kâğıthane Deresi kıyısındaki ünlü mesire yeri ile saray, köşk ve kasırların olduğu bölgeye gönderme yapıyor. Doğa Tarihi Müzesi, Doğa Parkı, Botanik Bahçesi, Kültür Sanat Merkezi ve Su Parkı gibi ünitelerin uygulanmasını içeren projenin önerileri arasında Küçükçekmece Lagünü için acil eylem programı başlatılması, göl ve yakın çevresinin ‘Çevre Yönetim Planı’ hazırlanması ve bu konuda Büyükşehir Belediyesi ve Küçükçekmece Belediyelerinin iş birliği yapmaları da var.

‘GÖLÜ KİRLETEN SANAYİLER DENETİM ALTINA ALINMALI’Küçükçekmece’nin iç ve dış kumsallarında bulunan ve bir kısmı kaçak olduğu belirtilen çirkin yapılaşmaların tasfiye edilmesini öneren projede, “Göl çevresinde, göle atık su veren sanayilerin bir an önce denetim altına alınması, arıtma tesisi yapılarak atık deşarjlarının arıtıldıktan sonra verilmesi sağlanmalıdır. Küçükçekmece atık su tasfiye ve deşarj tesisinin dış kumsal kesiminde kurulması engellenmeli, kuzeyde yeni bir yer seçimi yapılarak arıtılan suyu gölü canlandıracak şekilde yeniden göle verilmesi sağlanmalıdır” ifadelerine yer verilmesi dikkat çekiyor.

Prof. Dr. Tunçer ve ekibi tarafından Küçükçekmece’nin doğu bölgesi için hazırlanan plan.

 

 

 
PROF. DR. TUNÇER: ‘İSTANBUL’UN SU KAYNAKLARI YOK EDİLECEK’

 

 

Küçükçekmece’nin kangren haline gelen çevre sorunu ile çirkin ve çarpık yapılaşmasının önüne geçerek doğal ve kültürel mirasın da korunmasını sağlayacak olan projenin önce onaylanıp ardından da rafa kaldırıldığını anlatan Şehir ve Bölge Yüksek Plancısı Prof. Dr. Mehmet Tunçer, “Biz Küçükçekmece Gölünün içme suyu niteliği kazanmasını istiyorduk. Gelecekte kuraklık görünüyordu ve bu gölün küresel ısınma ile kuraklık karşısında bir rezerv alanı olarak korunmasını istemiştik. Gölün çevresinde bulunan ve o dönem sayıları 160 civarında olan sanayi tesislerinin temizlenmesini istedik. Çünkü bu tesislerin atıkları göle boşaltılıyordu. Şimdi böyle bir projeyle (Kanal İstanbul) Küçükçekmece Gölü ve yukarısındaki içme suyu barajları tahrip edilecek. Bölgenin su kaynakları tamamen yok edilmiş olacak” diye konuştu.

 

 

KANAL İSTANBUL: ‘AKIL DIŞI DİYORUM, ÇÜNKÜ…’

 

 

Kanal İstanbul projesinin ne bilime ne de çevreye uyan bir yaklaşım olmadığını savunan Prof. Dr. Mehmet Tunçer, “Akıl dışı diyorum, çünkü artan nüfusu da düşünürsek içme suyu kaynakları gelecekte çok daha önemli olacak. İstanbul’un içilebilir su kaynaklarını yok ediyoruz, bunun yerine 186 kilometre mesafedeki Melen Barajından İstanbul’a su getirmeye çalışıyoruz. Ne getirip ne götüreceği ayrı bir tartışma konusu olan kanal ile İstanbul’un içindeki içme suyu potansiyelini de yok ediyoruz” görüşünü dile getirdi.

 

 

KUMULLAR GELİP YIĞILIR ORAYA

 

 

Küçükçekmece sahilinin lagün kısmının çok hassas olduğunu vurgulayan Tunçer, “Bu alana liman yapılasa bile oradaki kumul hareketleriyle başa çıkılamayacağını düşünüyorum. Çünkü bu alanda rüzgâr güneybatı yönünden geliyor ve Marmara Denizi’nin hareketleriyle kumullar gelip yığılır oraya. Küçükçekmece Gölü’nün ağzının kapanması da oradaki kumul hareketleri nedeniyle olmuştur. Biz hazırladığımız projede karayolunu bile gölün bağlantısını kesen bir sorun olarak görüyorduk. Şimdi bu alana daha büyük bir baskı olacak. Kanal inşa edilirse D-100 ve E-5 yolları ne olacak? Kanalın altından tünel mi geçirilecek? Yoksa üzerinden köprüler mi yapılacak? Gemiler nasıl geçecek? Çözümsüzlük” ifadelerini kullandı.

 

 

Kanal İstanbul projesi Küçükçekmece bölgesi (ÇED raporundan alınmıştır)

 

‘ŞEHİRLERİ PLANLAMA DEĞİL, RANT YÖNETİYOR’

Hazırladıkları projenin Dönemin İstanbul Büyükşehir Belediyesi tarafından onaylanarak kitap halinde yayınlandığını dile getiren Tunçer, projenin daha sonra rafa kaldırıldığına dikkat çekerek şunları söyledi: “Bizim geçmişte hazırladığımız ve onaylanan projelerin birçoğu maalesef uygulanmadan rafa kaldırılmıştır. Bugün siyasi iradenin istediği şekilde şehirleşme ortaya çıkıyor. Şehirlerimizi planlama değil, rant yönetiyor. Bugünkü ortamda kent politikası yok. Seçilen kimse onun politikası hâkim oluyor. Kentin ve kentlinin yararına olan projeler seçilenler tarafından rafa kaldırılabiliyor. Bu ülkede genel bir yaklaşım. Örneğin Ataköy sahillerinde yapılanlar kıyı kanunlarına da doğa koruma alanlarına da aykırı. Kıyıyı tamamen halka kapatan bir uygulama. Ataköy sahilinin gerisinde neredeyse 2,5 milyon insan yaşıyor ve bu insanlar artık kıyıya ulaşamıyorlar. Plancıların söylediğini dinleselerdi kentlerimiz bu kadar kötü durumda olmazdı.”

 

 

Kanal İstanbul güzergahı. (ÇED raporundan alınmıştır)

 

BİR KANAL PROJESİ DE ANKARA’DA VAR, MOGAN VE EYMİR YOK OLACAK

Ankara’da bir kanal projesinin gündeme geldiğini anımsatan Prof. Dr. Mehmet Tunçer, İmrahor Vadisi’nde uygulanması planlanan Kanal Ankara projesinin ‘Millet Bahçesi’ne dönüştürüldüğüne dikkat çekerek, “Öğrencilerimizden Öznur Aytekin’in hazırladığı tez ile İmrahor düşünülen Kanal Ankara projesinin ekolojiyi ve doğayı nasıl tahrip edeceği, göller bölgesi dediğimiz Mogan ve Eymir göllerini büyük oranda nasıl yok edeceği ortaya konuldu” diye konuştu.

BELEDİYE YARIŞMA YAPTI, MALEZYALI MİMARIN PROJESİ BİRİNCİ SEÇİLDİ

İstanbul Büyükşehir Belediyesi, 1997’de UTTA Planlama şirketi adına Prof. Dr. Mehmet Tunçer ve ekibinin hazırladığı Ataköy-Büyükçekmece arasındaki kıyı bölgesini koruma önceliğine göre planlayan projeyi rafa kaldırdıktan sonra 2006 yılında uluslar arası bir yarışma düzenledi. Türkiye dışından 6 yabancı mimara hazırlatılan projelerden dereceye girenler 5 Nisan 2006’da dönemin İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir Topbaş tarafından açıklandı. Buna göre Büyükşehir Belediyesi’nin düzenlediği mimari tasarım projesi yarışmasının birincilik ödülü, yeni nesil ‘ekolojik gökdelen’ tasarımlarıyla ünlenen Malezyalı mimar Ken Yeang’a verildi.

 

 

Malezyalı Mimar Ken Yeang’ın yarışmayla hazırlanan ve birinci seçilen projesi de İstanbul Büyükşehir Belediyesi tarafından rafa kaldırıldı. Görsel: (www.arkitera.com)

 

 

KÜÇÜKÇEKMECE 2007’DE YENİLEME ALANI İLAN EDİLDİ

 Küçükçekmece – Avcılar İç – Dış Kumsal Alanı Kentsel Tasarım Projesi” adlı çalışmasıyla birinciliğe layık görülen Malezyalı mimar Yeang’ın planı, ekosisteme zarar vermeden bir şehir ortamı yaratmayı hedefliyordu. Parklar ve servis yolları ağırlıkta olduğu planda doğal dokuya ve yayaya değer verildiği belirtilirken, yeşil donatı alanları, otopark, park alanları, marina, 7 yıldızlı bir otel ve aquapark yer alıyordu. Ancak birincilikle ödüllendirdiği bu projeyi de uygulamadı. Küçükçekmece, İstanbul Büyükşehir Belediyesi tarafından Ekim 2007’de ‘Kentsel Yenileme Alanı’ ilan edilerek kentsel dönüşüm bölgesi haline getirildi. 2013 yılında ise dönemin Küçükçekmece Belediye Başkanı Aziz Yeniay, Dubai’deki Palmiye Adalarına benzer ünitelerin de bulunduğu bir proje geliştirdiklerini açıkladı. Küçükçekmece’de 100 bin konut stoku bulunduğunu kaydeden Yeniay, bunun 50 binini dönüştürmek istediklerini dile getirmişti.

1 Yorum
  1. Mehmet hocanın söyledikleri ders gibi.

    selahattin özçiçek | 20 Ocak 2020


Yorum yazmak için


1992 senesinde Cumhurbaşkanlığı Senfoni Orkestrası Binası için açılan yarışmayı kazanan Semra ve Özcan Uygur’un projelerine başlanması ve bitirilmesi 28 yıl sürdü.

Copyright © 2020 All Rights Reserved | Mimdap.org




Türkiye'nin Lider Yapı Platformu