Kadıköy, Moda Ve Yeldeğirmeni Üzerine / Arif Atılgan |
Ana Sayfa Bağlantılar Biz Kimiz İletişim Mimar İş İlanları
ANA SAYFA
Kadıköy, Moda Ve Yeldeğirmeni Üzerine / Arif Atılgan
Share 23 Ekim 2017

Geçtiğimiz günlerde iki önemli gazetede Kadıköy ve Yeldeğirmeni ile ilgili haberler yapıldı. Yazıların gerek Kadıköy’ün gerekse Yeldeğirmeni’nin bu günkü durumlarını tanıtmak için hazırlandığı belli olmaktadır. Röportajlarda konuşan kişiler kendi pencerelerinden bakarak yorum yapmışlar. Kendilerince haklılar. Ancak eleştirel konuşanlar daha tutarlı cümleler kurmuş. Çünkü: Onlar yapılanların sıkıntısını yaşayanlar.

 

İki kişinin yorumları dikkatimi çekti.

 

 

Birincisi Vedat Mirol. Eski Kadıköy’de lezzet durağı olarak sadece Koço’nun olduğunu söylemiş. Hâlbuki bazıları asırlık olan Fehmi, Hacı Bekir, Beyaz Fırın, Cafer Erol, Baylan, Ezmeci Cemil (Dalyan’a gitti), Ankara Pastanesi, Islama Köfteci, İnegöl Köftecisi (Artık Yok), Şöhret Şekercisi, Modalı Dondurmacı Ali, Çiya Kadıköy’de hemen aklıma gelen lezzet duraklarıdır.

 

 

İkincisi ise Mario Levi. Mahallelerden beslenerek yazı yazan sevdiğimiz yazarımız ‘Evet, çok kalabalık, çok gürültülü, eyvallah… Ama olsun. Bence renksizlikten daha iyidir.’ Diyor. Denk gelirsem kendisiyle bu konuyu sohbet etmek isterim.

 

 

Kadıköy’de Çarşının canlılığı vurgulanmaktadır. Ancak burasının artık Çarşı özelliğinin kalmadığına dikkat edilmemiş. Yazılanlarda da çarşıdan değil yeme-içmecilerden bahsedilmektedir. Üstelik Bahariye’den Moda’ya her tarafa yayılan Çarşı.. Bence artık ‘Çarşı’ kelimesi kullanılmasa daha samimi olunacaktır.

 

 

 

 

‘Kadıköy’de özgürlük var’ diyenler var. Mahallelinin şikâyetleri böyle olmadığını belli ediyor. Özgürlük, başkasının özgürlüğünü kısıtladığınız noktada bitmelidir. Diğer yandan Kültür-Sanat bölgesi olduğu ifade edilen Kadıköy’de kitapçılar kafeye dönüşüyor.

 

 

Moda içinse mahalle kimliği vurgulanmakta ama burada da yeme-içmecilerden bahsedilmektedir. Zaten yazılarda farkında olmadan Kadıköy’ün ‘Eğlence’ fonksiyonlu bir alan haline geldiği vurgulanmaktadır.

 

 

 

 

Yeldeğirmeni’ne gelince.. Semtin mahalle kimliği öne çıkarılmaya çalışılmakta ama ağırlıkla kafelerden bahsedilmektedir. Mahallelinin sıkıntılarını anlattığı bölümler burada da yapılanın kimlik bozulması olduğunu belli etmektedir.

 

 

 

 

Ülkemizde, 1980 lerden itibaren doğal güzelliği olan tüm alanlar “Doğayı sevenler” tarafından oralara yapılan binalarla yok edildi. Bugün yeni yapılan sitelerin suni bahçelerini göz alıcı görüntülerle gösterip ‘Doğası var’ diyerek satıyorlar.

 

 

Doğa tükendi

 

 

2000 lerden itibaren kentlerin içine göz dikildi. Mahalleler pazarlanmakta.. Önce çarşılar sonra yerleşimler tek tek dönüştürülmektedir.

 

 

Kadıköy Tarihi Çarşı gibi asırlık çarşılar, yeme-içmecilerin yeri oluyor. Buna karşın bazı AVM lerde ‘Mahalle’ adıyla çarşı düzenlemeleri yapılıyor. Ama buralarda da yeme-içmecilerin olduğu mekânlar yer alıyor.

 

 

Yeldeğirmeni, Moda gibi eski semtler ise Mahalle kelimesi kullanılarak fonksiyon değişikliğine uğratılıyor. Buna karşın yeni inşa edilen sitelerde ‘Suni Mahalleler’ üretilmektedir.

 

 

Yakında mahalleler de tükenecektir.

 

 

Kadıköy’ün gece nüfusu 470.000, gündüz nüfusu 2.500.000 olmaktadır. Kadıköy giderek Eminönü’leşiyor. Aradaki fark Eminönü’nün ‘Ticaret’, Kadıköy’ün ‘Eğlence’ fonksiyonunda olmasıdır.

 

 

Kadıköy Tarihi Çarşı ve Yeldeğirmeni’nde koruma projeleri yapılmalıydı. Öyle olsaydı, bugün Kadıköy’de Çarşı belki de her çeşit organik malzemelerin satıldığı,  çeşitli zanaatların yer aldığı özellikli bir alan olabilirdi. Moda, Modalıların yüz yıldır olduğu gibi mahalle esnafıyla birlikte sakin yaşadığı bir semt olurdu. Yeldeğirmeni ise iki yüz yıldan fazla zamandır kendi içinde yaşadığı mahalle kültürünü devam ettirebilirdi. Kadıköy yine çok ilgi çekici bir bölge olurdu. Ama İstanbul’un Beyoğlu’su gibi değil İstanbul’un Kadıköy’ü gibi.

 

 

Kadıköy, planlarda ‘Kırmızı Renkli Bölge’ olarak işaretlenen ‘Eğlence Alanı’ haline dönüşmektedir. Bu değişim önceki belediye yönetimi zamanında başladı. Bugünkü yönetim Kadıköy’de mahalle mi, eğlence mi ona karar vermelidir. Eğer mahalle olmasına karar verilirse samimiyetle ‘Eleştiri Panelleri’ düzenlenmelidir. Düzenlenmelidir ki ‘Eski Kadıköy’ümüzü’ geri getirme bilinci oluşturularak fikir üretilsin.

 

 

 

 

1 Yorum
  1. her yerin eğlence alanına dönüşmesi o kadar iyi değil. bar değil belki fakat kafeler semtlere canlılık veriyor.

    eşref zileli | 28 Ekim 2017


Yorum yazmak için


1992 senesinde Cumhurbaşkanlığı Senfoni Orkestrası Binası için açılan yarışmayı kazanan Semra ve Özcan Uygur’un projelerine başlanması ve bitirilmesi 28 yıl sürdü.

Copyright © 2020 All Rights Reserved | Mimdap.org




Türkiye'nin Lider Yapı Platformu