Fakir Baykurt’un Evi / Süleyman Boz |
Warning: getimagesize(/home/mimdap/public_html/wp-content/uploads/Yılanların-Öcü-filminde-set-olarak-kullanılan-Fakir-Baykurtun-yıkılan-b....jpg): failed to open stream: No such file or directory in /home/mimdap/public_html/wp-content/plugins/heateor-open-graph-meta-tags/public/class-heateor-open-graph-meta-tags-public.php on line 722
Ana Sayfa Bağlantılar Biz Kimiz İletişim Mimar İş İlanları
ANA SAYFA
Fakir Baykurt’un Evi / Süleyman Boz
Share 29 Temmuz 2017

Türk Edebiyatı’nın ulu çınarı Fakir Baykurt, Burdur’un Akçaköy’ünde fakir bir köylünün 6 çocuğundan bin olarak dünyaya gelmiş. Babası 14 yıl askerlik yapmış, köyde Kara Veli olarak tanınan, muhabbetleri, misafirperverliği ile sevilen biri imiş. 7-3 yaşında iken babası Kara Veli yi kaybetmişler. 6 çocuk ile birlikte anası Elif Ana dımdızlak ortada kalmış. Denizli de oturan dayısı Fakir Baykurtu (O zaman adı Tahir) almak, okutmak, yetiştirmek istemiş. Kardeşinin yükü azalsın diye. Elif ana vermek istememiş ama sonra abisinin ısrarı üzerine küçük Fakir dayısı ile köyden ayrılmış. 3 yıl dayısının ailesi ile yaşamış ama sonunda hasrete dayanamayıp kaçar gibi ayrılıp Akçaköy’e gelmiş.

 

 

Fakir Baykurt

 

 

 Akçaköylü Halil Çakır, Fakir Baykurt’ un doğduğu yıkılan evin bu günkü halini gösteriyor…

 

 

Fakir Baykurt bir röportajında. Akçaköy’de babasının yaptırdığı iki katlı hanay evi şöyle anlatıyor; “Eski hanay ev. 2 Katlı. Ati katta ahır ve samanlık vardı. Koyun damı ve arkasında bir oda daha vardı. 3-5 koy unumuz her zaman olurdu. Ninem bu odada kalırdı. Anam da vefat ettikten sonra Kardeşlerimle evi paylaşmadık. Bakamadık da. Malsınmadık. Yıkıldı gitti. Doğuya bakan bitişiğinde, öz dayımın evi vardı. Batısında bizim ev sırt sırta idi. Eski evler yıkılıyor.. Yemleri yapılıyor. Babamız yaptırmış bizim yıkılan evi. Bütün çocukluğum bu evde geçti. 3 gözdü. Büyük ev büyük oda orta ev daha küçük. Üst katta üç oda idi 14 Yıl askerlik yapmış babam. Askerlik anılarını anlatırdı. Beni kucağına oturur, başımı okşardı anlatırken. Köyümüzün “Karavelı dayı olarak bildiği oabamın çok misafiri olurdu. Hayatta ayakkabılardan geçilmezdi. 7-8 yaşında iken babamı kaybettik. ”

 

Fakir Baykurt yıkılan baba evi enkazı önünde

 

 

Fakir Baykurt yıkılan baba evi enkazı önünde..

 

 

Fakir Baykurt ilkokuldan sonra Gönen Köy Enstitüsüne gitmiş. Diğer arkadaşlarına göre 3 yıl geride kalmış. Dayısıyla kaldığı 3 yıl bu. Aynı sınıftaki arkadaşlarından yaşça ve boyca büyük olduğu için sınıfta öğretmenler hep onu görevlendirirlermiş yapılacak işler için. Koy enstitüsünde yeteneklerine göre ayrılırmış öğrenciler. Fakir, kütüphaneden çıkmadığı, çok okuduğu için onun yazarlık yeteneği olduğunu da keşfeden öğretmenleri ona destek olmuşlar, okuması, yazması için enstitüde olanak yaratmışlar.

 

 

Fakir Baykurt enstitü sonrası köyü Akçaköy’de öğretmenliğe başlamış. Köyde öğrencileri ile de konuşma fırsatımız oldu. 1944 doğumlu Gülnihan hanım ; Benim hem öğretmenim, hem akrabam.. hem komşumdu. Çok iyi, çalışkan: köyü: memleketi için uğraşan bin idi.” Diye andı.

 

 

Fakir Baykurt sonra Gazi Eğitim Enstitüsünde yüksek öğrenimini de yaptıktan sonra (1955) Milli Eğitim Bakanlığında, TÖS (Türkiye Öğretmenler Sendikası Başkanlığında da görev alıyor. Yazdığı romanlarta ülke ve Dünya çapında ses getiriyor. Eserlen filmlere çekiliyor, tiyatroya uyarlanıyor.

 

 

YILANLARIN ÖCÜ

 

 

İlk ve en çok bilinen romanı “Yılanların Öcü” (1954) Cumhuriyet Gazetesi Yunus Nadi ödülünü aldıktan sonra filme çekiyor. Film platosu olarak Akçaköy ve Baykurt’un doğduğu ev kullanılıyor. Filmin Yönetmeni Metin Erksan , Başrolde ise Fikret Hakan ve Nurhan Nur var. Aliye Rona (Irazca Ana), Erol Taş, Kadir Savun, Ali Şen, Sadiye Arcıman diğer rollerde oynuyor. Müzik Yalçın Tura’ya ait. Film Akçaköy’ün kırsalında, köyün içinde. Fakir Baykurt’un baba evinde çekiliyor. Köylülerden de 3-5 oyuncu var. Nüfus Memuru rolündeki Mustafa bey hala sağ ve o günleri anlatıyor bize.

 

 

Film oyuncuları ve set işçileri ile köylü kaynaşmış, çok yakın bir çalışma ortamı oluşmuş Köyün gençleri ile Fikret Hakan top oynarmış.

 

 

Yılanların Öcü filminde set olarak kullanılan Fakir Baykurt’un yıkılan baba evi arka planda…

 

 

                     

 Yılanların Öcü filminde set olarak kullanılan Fakir Baykurt’un yıkılan baba evinde çekilmiştir.

 

 

Akçaköy ziyaretimizden sonra internetten filmi bir kez daha dikkatlice izledim. Karaveli Dayı’nın evini iyce izledim. Dışardan merdivenli, kara örtü dediğimiz toprak damlı, batıya bakan büyük ha/atlı, üst katı üç odalı, alt katı ahır, kiler ve bir odadan oluşan geleneksel Anadolu evi. Fimdeki ev ile, Akçaköydeki yıkık evi. evin komşu bitişik evde bıraktığı izleri karşılaştırdım. Bitişik duvarda ocağın, ocak kaşının, dolapların, rafların izleri aynı duruyor. Ocağın ateş isleri hala duvarda. Fakir Baykurt’un tanımına göre ev yeniden yapılabilir. Ölçüler ve oranlar belli. Bahçenin büyüklüğü ortada.

 

 

ELİF NİNE KÜTÜPHANESİ

 

 

Fakir Baykurt. doğduğu evin yıkılmaya yüz tutmasından sonra 1970 lerde yeni bir ev daha yaptıklarını söylüyor. O evi Akçaköy Elif Nine Çocuk ve Halk Kütüphanesi olarak Kültür Bakanlığına bağışlamış. 2 Katlı, geniş bahçeli, ulu çam ağaçları olan, çocuk parkında kaydırak ve oyuncakları ile köyde bir işlevi yerine getiren ev geleneksel, kiremitli, büyükçe bir ev.

 

 

Uygar ülkelerde olsa, Yılanların Öcü filminde set olarak da kullanılmış, ülkenin en büyük yazarlarından birinin doğduğu ev aslına uygun olarak yapılırdı. Biz herhalde bu olgunluğa ulaşmak için epey yıl harcayacağız.

 

 

                       

Fakir Baykurt’un yaptırdığı ve bu gün kütüphane olarak kullanılan evin girişi…

 

 

Kendisi ile 1930 yılında Duisburg ta tanıştığım Baykurt ile yaz tatillerinde geldiğinde de ilişkilerimiz sürdü. 1993 yılı 30 Ağustos akşamı İsrafil Deresrnde bir restoranda dostlarla gece üçlere kadar sohbet etmiştik. Sonra İzmir’den ÖDP den milletvekili adayı oldu. Ardından Pankreas kanserinden Essen’de vefat etti. Zincirlikuyu’ya defnedildi. Köylüleri köye gömülmesini çok istemişler. Fakir abi de istiyormuş ama ailesi İstanbul’da olsun istemiş. Aileden gelen giden yokmuş. Fakir Baykurt’un Akçaköy’de anası adına bağışladığı kütüphanesi, doğduğu evin yıkıntıları ve güzel anıları kalmış.

 

 

                       

Fakir Baykurt’un yaptırdığı ve bu gün kütüphane olarak kullanılan evin bahçesi…

 

 

Akçakö;y insanları, iklimi, bitki örtüsü ile çok güzel bir köy. Köy meydanında köylülerle tavşan kanı çayları içerken anılardan. Fakir Baykurftan, Elif Nine’den söz etmek. Yılanların Ocu filmi oyuncularını anmak çok hoş.

 

 

Uzak değil.. Hemen şuracıkta..

 

 

Bu ülkeyi güzelleştirenlere. aydınlatanlara selam olsun diyerek yazımızı noktalıyoruz.

 

 

 

 

 

Kaynak : www.deha20.com

4 Yorum
  1. yazı ile geçmişe duyulan sevgi ve saygıyı farkediyoruz. ne yazık ki korunamamış büyük yazarın baba evi.

    nilgün sönmez | 31 Temmuz 2017

  2. o film seti olmuş olması bile tek başına korunması için yetmeliydi.

    elçin temel | 2 Ağustos 2017

  3. Eline sağlık.

    Anonim | 31 Ağustos 2019

  4. Yakın tarihimizin kültürümüzün kıymetli örneklerinden.

    Yusuf Meder | 31 Ağustos 2019


Yorum yazmak için


Kadim yerleşimlere ‘Şehir’ derim.. Planla yapılanlara ‘Kent’..

Copyright © 2020 All Rights Reserved | Mimdap.org




Türkiye'nin Lider Yapı Platformu