Ayrılık Çeşmesi Sokağı Kurtuldu mu ? / Arif Atılgan - Mimdap
Ana Sayfa Bağlantılar Biz Kimiz İletişim Mimar İş İlanları
ANA SAYFA
Ayrılık Çeşmesi Sokağı Kurtuldu mu ? / Arif Atılgan
Share 5 Nisan 2016

Ayrılık Çeşmesi 1600 yılında yapılmış, 1638 yılında IV. Murad’ın Bağdat seferine çıkışından itibaren adıyla anılmaya başlanmış. Osmanlı padişahları Topkapı Sarayı’ndan Üsküdar’a geçer, Üsküdar’dan Çeşmenin başına gelir, buradaki ordusuyla Anadolu’ya sefere çıkarlarmış. Üsküdar’dan gelinen yola Osmanlı’nın ‘Tören Yolu’ denirmiş. Kâbe’ye hediyeler götüren askerî birlik olan Sürre Alayı da Tören Yolunu takip ederek Çeşmenin başına gelir, burada bekleyen Hacı kafilesi ile birlikte yola çıkarmış. Yani 400 yıldır yeri değişmeyen Çeşmenin bulunduğu nokta, Tören Yolunun bitiş, Anadolu’ya gidiş yolunun başlangıç noktası olmasından dolayı önemlidir.

 

 

Ayrılık Çeşmesi Mezarlığı ise 1700’lü yılların sonlarından 1900 lü yılların başlarına kadar defin yapılan Müslüman-Türk Mezarlığıdır. Saray ileri gelenlerinin gömülü olduğu bu mezarlık, eski mezar taşları ile ayrı bir değer taşımaktadır. Aslında Kızıltoprak’a kadar devam eden Karacaahmet Mezarlığının günümüze kalan uç kısmıdır.

 

 

Ayrılık Çeşmesi Sokağı, adını Ayrılık Çeşmesi Mezarlığından almıştır. Mezarlık ta köşesindeki Ayrılık Çeşmesinden. Sokağın bir tarafında Ayrılık Çeşmesi Mezarlığı, diğer tarafında evler bulunmaktadır. Evlerin arkasında tren yolu bulunmaktadır.

 

 

                       Ayrılık Çeşmesi Sokağı

 

 

Sokak 1906 tarihli Goad Haritalarında görülmektedir. Üstelik Goad Haritasındaki parseller bugünkü gibidir. Dolayısıyla 100 yıldan çok fazla bir zamandır Sokağın değişmediği belli olmaktadır. Günümüzde, İstanbul’da bütün olarak eski dokusunu aynen koruyan ender sokaklardandır Ayrılık Çeşmesi Sokağı.

 

 

                       Goad Planlarında Ayrılık Çeşmesi Sokağı

 

 

Sokak 1920 yılından sonra bir süre genelev olarak kullanılmıştır. 1.Dünya Savaşı sonrası İstanbul’u yakın çevresiyle işgal eden galip devletler Kadıköy’e de yerleşmişlerdi. Daha sonra Galata’daki evlerden bir gurup kadını Ayrılık Çeşmesi Sokağı’na getirmişler. Avrupa yakasında kentin merkezi olan Galata ve Beyoğlu’nda, Anadolu yakasında bir tarafı mezarlık olan Ayrılık Çeşmesi Sokağında genelev açmaları bir amaçlarının olduğunu belli etmektedir. Kent içinde fuhuş, gece hayatı, casusluk vs anlamında görüntüler çoğalmıştır. İşgali fiziki olarak değil psikolojik ve kültürel olarak ta Osmanlının başkentine yaşatmak istemişler.

 

 

Sanırım halk, sokağı şifreli veya esprili bir şekilde belli etmek için buraya Paris Mahallesi demiş. Sonraki yıllarda buradaki insanların zaman zaman olay çıkarmaları dolayısıyla faaliyetleri sonlandırılmış. Başka bir söylentiye göre ise ‘Mezarlık karşısında böyle yer olmaz’ denilerek yaşantı normal hale sokulmuş. Bundan sonra, mezarlığın Yıldız Bakkal tarafında bulunan gecekonduların bulunduğu kısma Paris Mahallesi denmeye başlanmış.

 

 

2007 yılında Sokağın alt tarafından 14 ev Marmaray Projesi dolayısıyla yıkıldı. Daha sonra 4 ev daha yıkıldı. Buna karşılık planlarda burası Ağaçlandırılacak Alan olarak görülmektedir. Yani geriye kalanların da yıkılacağı, Sokağın tamamen yok olacağı belli olmaktadır. Hâlbuki Ayrılık Çeşmesi Sokağı İstanbul’da 100 yıldır dokusunu korumuş belki de tek sokaktır.

 

 

                       2007 Öncesi Yıkılacak Evler 

 

 

                       2007 Sonrası Evler Yıkılmış

 

 

                       2016, Yıkılan Boşluğa Marmaray İnşaatı Yapılıyor

 

 

Mimarlar Odası İstanbul Büyükkent Şubesi Anadolu 1. Bölge Temsilciliği Başkanı ve Kadıköy Kent Konseyi Başkanı olduğum zaman diliminde; 25 Ağustos 2006 tarihinde Mimarlar Odası olarak, 4 Ekim 2006 tarihinde de Kadıköy Belediyesi aracılığıyla Kadıköy Kent Konseyi olarak 5 no’lu Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kurulu’na Ayrılık Çeşmesi, Ayrılık Çeşmesi Mezarlığı, Ayrılık Çeşmesi Sokağı’nın Rasimpaşa SİT alanı içerisine alınarak korunmasını talep eden yazılarla başvuruda bulunmuştuk. Benim bu görevlerde bulunduğum sürede cevap gelmemişti.

 

 

Daha sonra kişisel olarak, 04.03.2013 tarihinde İstanbul 5 No lu Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kuruluna Ayrılık Çeşmesi Sokağının Kadıköy’ün geçmişinde önemli anı değeri olduğunu, bu sebepten Sokağın bütün olarak tescil edilmesi ve korunması için talepte bulundum.

 

 

26.03.2013 tarihinde Kuruldan gelen cevap yazısında Sokağın planları, kadastral paftaları, tescilli yapıların işaretli paftaları istenmişti. Bunların bende olamayacağı bellidir. Aynı yazı gereği için Kadıköy Belediyesine de gönderilmiş.

 

 

20.09.2013 tarihinde Kurulun bana yazdığı yazıda konunun yerinde incelenmesine karar verildiği, Kadıköy Belediyesinden de kendilerine yazı iletildiği belirtiliyor.

 

 

24.01.2014 de Kuruldan tarafıma yazılan yazıda Sokakta tescilli yapılar dışında kalan yapıların Kültür Varlığı niteliğinde olmadığı belirtiliyor. Yani bir veya iki yapının dışında kalan evlerin yıkılacağı belli oluyor. Hâlbuki Ben tek tek evlerin değil Sokağın bütünüyle tescilini talep etmiştim. Bu konuda Atılgan Blogumda ve başka yayınlarda çok sayıda yazı yazdım. Davet edildiğim oraganizasyonlarda konuştum.

 

 

26.01.2016 tarihinde Kadıköy Belediyesinden arandım. İlgili Kurula Ayrılık Çeşmesi Sokağının tescili için başvuruda bulunmak istediklerini söylediler. Kuruldan kendilerine daha önce Benim başvurum olduğu bilgisi verilmiş. Ayrıca başvuru dilekçesine Sokağın tarihi geçmişini de eklemeleri önerilmiş. Onlar da Benimle bu konularda bilgilenmek için görüşmek istediklerini söylediler. Sevinerek gittim. Ayrıca istedikleri zaman gereken her katkıda bulunabileceğimi söyledim.

 

 

                       Tarihte Ayrılık Çeşmesi 

 

 

                       2016 Yılında Ayrılık Çeşmesi

 

 

08.03.2016 tarihinde Kadıköy Belediyesi Kurula başvuruda bulunmuş. Sevinerek öğrendim ki sadece Sokak için değil Benim ilk başvuruda istediğim şekilde Çeşme, Mezarlık ve Sokağın birlikte tescili için talepte bulunmuşlar.

 

 

                       Azalan Mezar Taşlarıyla Ayrılık Çeşmesi Mezarlığı Ve Sokaktaki Evlerle İlişkisi

 

 

                       Mezarlıkta Kırık Mezar Taşları

 

 

Ayrılık Çeşmesi, Marmaray için yapılan köprü, yol gibi tesisler dolayısıyla arada kalmış, namazgâhıyla birlikte adeta yok olmuştur. Ayrılık Çeşmesi Mezarlığı giderek çalınan, hırpalanan mezar taşları dolayısıyla perişan haldedir. Ayrılık Çeşmesi Sokağı istimlâk edilenlerden geriye kalanları ile şimdilik dokusunu korumaktadır. Ancak yapılan tadilatlarla evlerin eski görünüşleri giderek kaybolmaktadır. Bir an önce bu üçlünün tescili ve koruma kararı çıkmalı, Kadıköy’ün çok önemli tarihi değerleri kendi kimlikleriyle topluma kazandırılmalıdır.

 

Bu konudaki çalışmaları için Kadıköy Belediyesi sonuna kadar desteklenmelidir.

 

 

4 Yorum
  1. Bence sokaktan “kurtulduk” Şu yok edemedikleri Ayrılık Çeşmesini de bir gece bir yere gömseler ya da bir kamyona yükleyip çöpe atsalar tam olarak kurtulacağız. Zira şu anda o kadar zavallı bir duruma düşürmüşler ki yol kenarında, ezip yok etseler bundan daha iyiydi.

    emin şahin | 5 Nisan 2016

  2. O yıkılan ve yerine tren bekleme yolu yapılan dizi bence yeniden rekonstrüksiyon yöntemiyle yapılmalı ya da canlandırılmalıydı. Marmarayın yüzeyde böyle bir yer kaplaması tam bir plansızlık ve iş bilmezlik. O bölgeyi mahfetmiş durumda ve çeşmeyi gereksiz bir obje gibi sıkıştırmış. Saçma bir durum var ortada ve güya ulaşımda kolaylık olsun diye tarihsel olanı yok edebiliyoruz. Kolay bir yolla orayı tren raylarıyla işgal ediyoruz. Değer vermiyoruz çünkü o çevreye.

    Ömer Gürtanlı | 6 Nisan 2016

  3. O mezar taşlarını ayıklaya ayıklaya bitiriler. Çeşmeyi bir gün ona çarpan tır kamyon gibi şeylerle yıkarlar. Ortada mevzuyu hatırlayan da kalmayınca bu komediyi bitirirler. İstikamet bu yöndedir.

    ferit ketenci | 9 Nisan 2016

  4. Ayrılık Çeşmesi sokağını bugünkü hali tren raylarıyla son bulan bir çıkmaz haline geldi. Çok kötü yaptılar orayı.

    selim atakan | 15 Nisan 2016


Yorum yazmak için


Afet yasası kısa süre önce çıkmıştı. Bu yasa kapsamında Antakya ile Defne ilçelerinde 207,35 hektarlık kısım REZERV YAPI ALANI ilan edildi. Bahsedilen iddiaya göre, Antakya ile Defne’de 207,35 Hektarlık Rezerv alanı 50.000 kişinin mülksüzleşmesi mi demek oluyor? 

Copyright © 2023 All Rights Reserved | Mimdap.org