Mimar Melih Koray eserlerinin korunması için tescil edilmelerini istedi. |
Ana Sayfa Bağlantılar Biz Kimiz İletişim Mimar İş İlanları
ANA SAYFA
Mimar Melih Koray eserlerinin korunması için tescil edilmelerini istedi.
Share 25 Temmuz 2014

Bağdat Caddesi’nin kimliğini veren binaların mimarı Melih Koray binalarının tescil edilmesi için Kadıköy Belediyesine başvurdu. Son zamanlarda giderek artan yıkımlar ve yerlerine yapılan uyumsuz binalarla karakterini kaybetme tehlikesi ile karşı karşıya kalan Bağdat Caddesi ve çevresindeki eserlerini gezen Mimar durumdan büyük üzüntü duyduğunu anlattı. Kadıköy Belediye Başkanlığına binalarının tescil edilmelerine yardımcı olmaları için başvuran Melih Koray daha sonra Bağdat Caddesi ve çevresindeki yapılarını yerlerinde ziyaret etti.  Bu  başvuru ve gezi sırasında Mimar Arif Atılgan, Mimar Hasan Kıvırcık ve Mimar Yılmaz Kuyumcu yardımcı olmak amacıyla eşlik ettiler.

 

 

 

 

Kadıköy Belediyesi Başkan Yardımcısı Mimar Ülkü Koçer’e binaları hakkında bilgi verirken.

Eserlerinin tescil edilmesi için dilekçe verirken.

 

 

 

 Melih Koray yıkılan bir eserinin önünde altta aynı yapı yıkılmaya başlamadan önce

 

 

Melih Koray yapılarının özellikleri :

 

 1.Melih Koray’ın bir tarzı vardır. Bu tarzda yapılan yapılar kolayca tanınmaktadır.

 

Melih Koray Mimar Arif Atılgan ile birlikte bir eserinin önünde

2.Bu yapılar bulundukları semtlere, caddelere genel karakterini vermiştir. Diğer yapılar bu yapılardaki mimari, doku, renk, mimari eleman özelliklerini kullanmışlardır.

3.Bu yapılar bulundukları yerlerde büyük değer artışları sağlamıştır.

4.Estetik, sanatsal, mimari ve şehircilik açılarından örnek yapılardır.

 

 

 Müdahaleler ile tanınmaz hale gelmiş bir yapısı

 

 

Solda eseri ve sağ tarafta yıkılan binasının yerine yapılan   İstanbul’un her köşesinde gördüğümüz cephe firması yapılarından birisi.

Altta yapılar inşa edildikleri dönemde.Neyi kaybettiğimizi söylemeye bile gerek yok.


5.Yapıların cepheleri:

a.Az sayıda ancak son derece uyumlu bir şekilde bir araya gelmiş elemanlardan oluşmaktadır. Bunlar: çiçeklikler, demir işleri, cephede kabartma yapan elemanlar, yassı balkon korkulukları, kafes ve gridler, cephelerde kullanılan çeşitli doğal taşlar ve düz çizgiler oluşturan saçaklardır.
b.Doku elemanları arasında:
b1.Doğal taş elemanlar: Bunların yassı, küçük parçalar halinde bir araya getirilmeleriyle özgün cephe kaplamaları ortaya konulmuştur.
b2.Çiçeklikler: Çiçeklikler balkon korkuluğu görevi görmenin yanı sıra yapının cephesini çiçek bahçesine döndürmekte, bulundukları caddeye ve kente büyük katkı sağlamaktadır.
b3.Cephe ritimleri: Cephe elemanlarının bir araya gelişlerindeki ritim her türlü monotonluğa meydan vermeyecek şekildedir. Elemanların ayrı ayrı ve şaşırtmalı yerleşimleri tam bir uyum içindedir.
b4.Saçak düz ve sadedir. Yapıların üst kotlarında bir çizgi oluşturmaktadır.
b5.Taba ve gri renk ağırlıklı cephe renkleri uyumludur. Kullanılan malzemelerden kaynaklanan nedenlerle cephe elemanlarında renk bozulmaları yoktur.
b6.Cephe elemanları iç mimari çözümlerle tam bir uyum içindedir. Salonların pencereleri büyük ve iç dış ilişkisini maksimum seviyelere çıkartacak şekilde tasarlanmıştır. Balkonlar çiçeklik ve diğer cephe elemalarıyla salon pencerelerinde de devam etmektedir.

 

 

 

Mimar Arif Atılgan ile birlikte bir eserinin önünde

b7.Cephelerin doluluk ve boşlukları arasındaki orantılar son derece uyumludur. Yapılarının cepheleri duvar etkisi yapmamakta, adeta farklı parçaların arasından kente uzanan bir yapı etkisi yapmaktadır.
b8.Kafeslerin kullanımı iki amaçlıdır, bunlar: güneş kırıcı ve mahremiyet sağlamak üzere düzenlenmiştir.
b9.Balkon derinlikleri cephelerin günlük hayatta aile yaşantısının dışa açılmasını sağlayacak boyutlarda ve derinliklerdedir. Cephelere gölge vermekte ve gün içinde değişen görünüme zengin katkıda bulunmaktadır.

 

Cephelerde renk ve doku zenginliği (ahşaplar güneşli yağmur altında elli yılı geride bıraktılar)

 Cephe elemanlarının bu şekilde kullanılmaları bir dağ manzarası görünümü oluşturmakta, bu görünüm çiçekliklerle ve doğal taş kaplamalarla desteklenmektedir. Zaman zaman kullanılan simetri cephelerdeki biçimsel zenginlik nedeniyle monoton bir görünüm oluşturmamaktadır. Yan ve arka cephelerin daha sade olmalarına karşılık mimari açıdan son derece uyumlu ve güçlü cephelerdir.

 

Mimar Arif Atılgan ile birlikte Göztepe İstasyon Caddesinde

6.Planların genel özellikleri:

a.Geniş ve görkemli girişleri vardır. Hem apartman girişleri, hem de daire girişleri geniş ve görkemlidir.
b.Salonlar, geniş, görkemli ve doğal ışıktan en iyi şekilde yararlanmak üzere tasarlanmıştır.
c.Balkonlar geniş ve kullanışlıdır.
d.Islak hacimler yeterli düzeyde tutulmuştur. Mutfaklar nitelikli çalışma ortamları sunmaktadır.
e.Yatak odaları sakin bölümlere yerleştirilmiştir. Yeterli güneş ve hava almalarına özen gösterilmiştir.
f.Koridorlarda Melih Koray yapılarına özgü koridor oda arası pencereler bulunmaktadır.

 

Mimar Arif Atılgan ile birlikte eserinin önünde

8. Kent açısından Melih Koray Yapılarının önemi:

İstanbul’da 19 yüzyılda başlayan apartman mimarisi farklı dönemlerde farklı çözümler üretmiştir. Bu dönemler arasında 1950-60’lı yılların kente olan talebin artmaya başladığı dönemin mimarisi de bulunmaktadır. Bu dönemde yapılan nitelikli apartmanlar Bağdat Caddesini şekillendirmiş, onun CADDE olarak isimlendirilmesini sağlamıştır. CADDE bu özelliği ile korunması gereken bir kültür varlığıdır.

Melih Koray yapıları sağladıkları estetik ve reel değerlerle İstanbul’un sadece bir dönemine olumlu örnekler oluşturmakla kalmamış aynı zamanda kentin ayrık nizamlı, bahçe kültürlü, ön yan ve arka cephe mimarisini oluşturan kavramlar için yüksek mimari özellikleri olan alternatifler sunmuştur.

Bu özellikleriyle Melih Koray yapılarının korunmak üzere tescil edilmeleri gerekmektedir.

MİMDAP

 

 

19 Yorum
  1. Arif Atılgan, Hasan Kıvırcık ve ben, Melih Koray’la duygu dolu bir gün geçirdik. Melih bey bize bizim bilmediğimiz yapılarını gösterdi. Yıkılan yapıları üzülerek izledik. Yerlerine yapılanlar için daha da üzüldük. Kadıköy Belediyesinin yeni yönetiminin durumun farkında olması ve bozulmanın engellenmesi için ellerinden geleni yapmaya kararlı olmaları bizi sevindirdi. Umarız, tesciller bir an önce gelir ve Cadde, Minibüs caddesine dönmeden Cadde olarak kalmaya devam eder.

    Yılmaz Kuyumcu | 26 Temmuz 2014

  2. Muhteşem cepheler, renkli kişilik, 90’lık delikanlı. Allah uzun ömürler versin. Bağdat caddesi kendisine CADDE olmayı borçludur. Belki bu çalışma İstanbul’a mimarlarına sahip çıkmayı öğretir.

    Anonim | 26 Temmuz 2014

  3. özlenen bir girişime ön ayak olduğunuz için, kimlik veren modern yapıları da umursadığınız için teşekkür eder, Melih Koray büyüğümüze saygılar sunarım.

    Ali İsmail Yılmaz | 26 Temmuz 2014

  4. Bu binaların mimarlarını çok merak ediyordum, umarım korunmasıyla ilgili karar çıkar. Melih Beye ve bu yönde çalışma yapan kişilere saygılarımı sunuyorum.

    Atilla kangüleç | 26 Temmuz 2014

  5. Melih beyin yapılarının bizde derin izleri vardır. Çünkü ne zaman Bağdat caddesinden geçsek, onun balkonlarında oturmayı, çiçekliklerini sulamayı, rahat koltuklarımıza oturup bir çay içmeyi düşlemişizdir. Melih bey bizler için hayal dünyaları yaratmıştır. Babam bütün hayatı boyunca hep bir CADDE dairesi almayı hayal etmişti. İçinde uhdedir. Yazınızı gördükten sonra mavi camlı ikizlere gittim. Bir tanesi çoktan yıkılmış yerine yapılan bina ise tam bir felaket, hayale, rüyaya, insani değerlere, ümide sırt çeviren bir ölçek garabeti. Caddenin yapıları mutlaka korumaya alınmalıdır.

    Sedat Sezgin (Maltepe) | 27 Temmuz 2014

  6. Eski eser için mimarlar odası normalde can atar ve tescil edilmesine çalışır. Ama eski eserden anladığı hakikaten çok eski olması . 50 60 sene onları kesmiyor galiba.

    deniz çınar | 27 Temmuz 2014

  7. Bağdat caddesinde İstanbul’un tüm toprak değeri yüksek semtlerinde olduğu gibi bir katliam yaşanıyor. Bunun önlenmesi lazım. Melih Koray binaları bunun için çok iyi bir başlangıç olabilir. Kadıköy belediyesini duyarlılığından ötürü kutlarım.

    Cezmi Aşık | 27 Temmuz 2014

  8. Atalarımız çok güzel söylemişler: Eşşek hoşaftan ne anlar? Yukarıdaki durum aynen onu söylüyor. Eşşeklere hoşaf ikram eden sayın mimara yazık olmuş. Ayrıca bilmedikleri bir şey daha var. Eğer cadde o kaplama cepheli binalarla dolarsa cadde diye bir şey kalmaz insanlar yeniden başka yerlere mesela Paris’e, Londra’ya, Milano’ya giderler. Para kazandım zanneden mal sahipleri, müteahitler de avuçlarını yalarlar.

    Anonim | 28 Temmuz 2014

  9. Bağdat Caddesi olarak imdat diyoruz. Yıkımlar, hile ile ele geçirmeler, birbirinden çirkin binalar arka arkaya geliyor. Yıkımlar bir yanda tozu toprağı pisliği diğer yanda. Yayınınız için teşekkür ederim. Yıllardır zevkle oturduğumuz evler önce işyerlerine dönüştü şimdi de yıkılıyor. İMDAT.

    Anonim | 28 Temmuz 2014

  10. Bu binalar gerçekten farklı. Bence günümüz akımlarının kırk yıl önceki ilk öncüleri gibi. Sizin gösterdiklerinizin bence tümü tescillenmeli.

    Ferda Çetinkoz | 29 Temmuz 2014

  11. Bahariye Caddesindeki Kadıköy Sineması ve üzerindeki bina ile 1980 lerde yıkılıp yerine apartman yapılmış olan Kızıltopraktaki Kent Sineması da Melih Koray’ın eserleri idi. Kadıköy Sineması küçük ama en rahat edilen sinema idi. Kent Sineması ise sadece film değil bazen sinemayı seyretmek için de gidilen sinema idi.
    Arif Atılgan

    arif atılgan | 30 Temmuz 2014

  12. Belediyenin üzerine düşeni yapmak, Melih beyin listelediği yapılarını Koruma Kuruluna tescil edilmeleri için götürmek yolunu açtığını görüyoruz. Bu durum ilk basamak için olumlu. Koruma kurulu umarız modern yapıları da ilkelerini koyarak “korumaya değer” görür ve buna göre sonuçlar çıkarır.
    Ancak daha sonra tescil kararı alınsa bile bunların nasıl uygulanacağı, Melih Koray veya bu caddeye kimlik veren diğer yapıların nasıl bugüne taşınacağı sorunsalı belediyelerin idari yönetmeliklerine bırakılamaz. Zira ortamda bir “riskli yapı” kararı alma ve akabinde üç ay içinde yıkılması olanağı var ve Kadıköylüler İstanbul’un birçok yerinden daha fazla bu yasayı kullanmaya hevesliler. Sebep belli: Bu ilçe içinde herhangi bir yerleşimde var olan bina yıkılırsa yerine mal sahipleri hiç bir harcama yapmadan yenisine sahip olabiliyorlar. Üstelik eski emlaklarının neredeyse iki katı değerini kazanarak. Dünyanın hiç bir yerinde bu “kazanıma” karşı durulamaz.
    Diğer taraftan kullanıcılarının gayet memnun olduğu, mal sahiplerinin müteahhitiyle uyum içinde sürdürdüğü bu “kentsel dönüşüm” ise kolay kolay ses edilir bir konu da değildir.
    Dolayısıyla sadece belediyenin himayesiyle Melih Koray ve diğer önemli mimarların eserlerinin “ne olacağı” belirlenemez. Önce mimarlık kamuoyunun bu meselelerde ölçü belirlemesi, üzerinde düşünmesi ve tartışması gereklidir diye düşünüyorum.

    Hasan Kıvırcık | 1 Ağustos 2014

  13. sevgili kıvırcık öncelikle bu girişimi olumladığımı ifade etmek isterim..melih koray ve dönemdaş mimarların yaptığı tüm binalar döneminin konfor koşullarına hitap edebilen güzel binalar idi..lakin..işte lakini var ve amma da lakini üstelik..bu döneme ait tüm yapılar afet riskine karşı güvencesiz yapılardır,zira yapıldığı yıllardan bu yıla değin sayısız deprem güvenlik katsayısı ve hesap kabul yöntemleri ile takviye edilmesi caiz binalardır..örneğin aynı binaya cephe tadilatı-asansör tadilatı ya da tek kat dahi olsa kat ilavesi hakkı alsanız ve müellifi ilave etse bu katı ya da muvafakat verse bir serbest çalışan mimara dahi..esas olan takviyesidir..öncelikle sorum şudur;o gün için güvenilir olan bu binaları tescil ederken betonarme projelerini de temin edin ve beton sınıfı 16 kalitesinin ve çelik sınıfı kalitesini de arşivleyin..sonra insanlar eğer olacaksa bir istanbul depreminde katafalkta değil meskende yaşayacaklarsa korunmanın yanı sıra takviye proje ve uygulama bedellerini çıkarttırın,müellifi de incelesin bu sonuç değerlerini…sonra takviye için gerekli finansman modeli üzerinde yaratıcı ve gerçekçi bir model oluşturmak d son derece önemli…zira ben ve bu sahada iş gören her mimar bilir ki bu apartman sakinlerinin en genç yaş kuşağı 75tir ve emekli maaşından başka gelirleri yoktur..demem şu değildir ki;müteahhit vandalizmi bu binaların hasarlı olduğunu tespit etsin ve yıksın,ama çare ya da çözüm koruma mantığı ile paralel yürümeli..beni üzen bir husus ise özellikle bağdat caddesinde ya da benzer arterlerde bu zamanda yapılan binaların mimarlık ürünü olma katsayısı düşüktür,kabul edemem..bu bir yorum meselesidir ve özü mimari kritiğe ve tarihsel anlayışa dayanır.sevgili kıvırcık ”karşı durulamaz bir kazanımdan” bahsetmiş ki bu durum kadıköyde değil bağdat caddesi 2.07 emsal ya da taks %25 5 katlı imarlarda hiçbir imar parselinde yoktur..yani malsahipleri asgari%30 küçülürler mer’i imar yönetmeliklerine göre..yani bu durumu bir kentsel rant olarak görmediğimi ve görülemeyeceğini de adım kadar emin olarak savunabilirim..özetle;1930-70 arası binaların da korunması ve müellifliklerin korunması fikrine sıcağım ama binalar tabutluk olmadan..
    çabanızı ilerletirken konunun sosyal-hukuksal-demografik-ekonomik-kültürel boyutlarını da tartışacağınız bir zamansal koruma ve buna paralel bir finans modeli oluşturma boyutuna evrileceğinden kuşkum yok..
    sevgilerimle

    salih şencan | 4 Ağustos 2014

  14. ben de melih koray gibi büyüklerin eserlerinin korunmasının daha fazla yere oturan nedenlerle izah edilmesi ve bilhassa bu yörede oturan insanlar tarafından kabul edilmesiyle olacağına inanıyorum. bir kere şu oturduğunuz evleri ilave bir zenginleşme aracı olarak görmekten vazgeçmek gerekir. şimdi moda oldu, müteahhite bana şunu ver şunu yap diyorsun ve ortaya bir inşaat pazarı çıkarıyorsun. herkes kendi dairesi üzerine yapılan katların müteahhit tarafından milyon dolarlarla satılacağını savunuyor. hesabı bunun üzerinden yapıyor. fakat bu pazar o kadar emici değil ve fiyatların alıcısı yok. yani bir ekonomi politikası bulunmayan istekler bunlar ve şimdi kadıköy bostancı aksı yıkılıyor bir yandan. sonuçları hep beraber görüp değerlenidireceğiz.

    DENİZ ARKAN | 4 Ağustos 2014

  15. Tabi ki bir mimari eser eser diye adlandırabilmesi ve bu nedenle korunabilmesi için objektif bazı özellikleri olması gerekir. Bunların başında dönemini yansıtması ve ayrıca eser olarak üretilmiş olması, yani bir “niyeti” ve ayrıca bu niyeti destekleyen “içeriğinin” olması gelir. Bunlar asgari koşullardır ve bu koşulları sağlayan tüm eserler de ilkesel olarak korunur. Melih Koray’ın Bağdat caddesindeki yapılarına baktığımız zaman;Melih Koray Yapılarının özellikleri:
    1.Melih Koray’ın bir tarzı vardır. Bu tarzda yapılan yapılar kolayca tanınmaktadır.
    2.Bu yapılar bulundukları semtlere, caddelere genel karakterini vermiştir. Diğer yapılar bu yapılardaki mimari, doku, renk, mimari eleman özelliklerini kullanmışlardır.
    3.Bu yapılar bulundukları yerlerde büyük değer artışları sağlamıştır.
    4.Estetik, sanatsal, mimari ve şehircilik açılarından örnek yapılardır.
    5.Yapıların cepheleri:
    a.Az sayıda ancak son derece uyumlu bir şekilde bir araya gelmiş elemanlardan oluşmaktadır. Bunlar: pencereler, çiçeklikler, demir işleri, cephede kabartma yapan elemanlar, yassı balkon korkulukları ve düz çizgiler oluşturan saçaklardır.
    b.Malzeme seçiminde piyasada o dönemde alışılagelmiş olmayan elemanlar özellikle seçilerek ve yeni yapı detayları oluşturacak şekilde kullanılmıştır. Doku elemanları arasında:
    b1.Doğal taş elemanlar: Bunların yassı, küçük parçalar halinde bir araya getirilmeleriyle özgün cephe kaplamaları ortaya konulmuştur.
    b2.Çiçeklikler: Çiçeklikler balkon korkuluğu görevi görmenin yanı sıra yapının cephesini çiçek bahçesine döndürmekte, bulundukları caddeye ve kente büyük katkı sağlamaktadır.
    b3.Cephe ritimleri: Cephe elemanlarının bir araya gelişlerindeki ritim her türlü monotonluğa meydan vermeyecek şekildedir. Elemanların ayrı ayrı ve şaşırtmalı yerleşimleri tam bir uyum içindedir.
    b4.Saçak düz ve sadedir. Yapıların üst kotlarında bir çizgi oluşturmaktadır.
    b5.Taba ve gri renk ağırlıklı cephe renkleri uyumludur. Kullanılan malzemelerden kaynaklanan nedenlerle cephe elemanlarında renk bozulmaları yoktur.
    b6.Cephe elemanları iç mimari çözümlerle tam bir uyum içindedir. Salonların pencereleri büyük ve iç dış ilişkisini maksimum seviyelere çıkartacak şekilde tasarlanmıştır. Balkonlar çiçeklik ve diğer cephe elemanlarıyla salon pencerelerinde de devam etmektedir.
    b7.Cephelerin doluluk ve boşlukları arasındaki orantılar son derece uyumludur.
    b8.Kafeslerin kullanımı iki amaçlıdır, bunlar: güneş kırıcı ve mahremiyet sağlamak üzere düzenlenmiştir.
    b9.Balkon derinlikleri cephelerin günlük hayatta aile yaşantısının dışa açılmasını sağlayacak boyutlar ve derinliklerdedir. Cephelere gölge vermekte ve gün içinde değişen görünüme zengin katkıda bulunmaktadır.
    Cephe elemanlarının bu şekilde kullanılmaları bir dağ manzarası görünümü oluşturmakta, bu görünüm çiçekliklerle ve doğal taş kaplamalarla desteklenmektedir. Zaman zaman kullanılan simetri cephelerdeki biçimsel zenginlik nedeniyle monoton bir görünüm oluşturmamaktadır.
    Yan ve arka cephelerin daha sade olmalarına karşılık mimari açıdan son derece uyumlu ve güçlü cephelerdir.
    6.Planların genel özellikleri:
    a.Geniş ve görkemli girişler, hem apartman girişlerinde hem de daire girişlerinde yer alan mekanlar geniş ve görkemlidir.
    b.Salonlar, geniş, görkemli ve doğal ışıktan en iyi şekilde yararlanmak üzere tasarlanmıştır.
    c.Balkonlar geniş ve kullanışlıdır.
    d.Islak hacimler yeterli düzeyde tutulmuştur. Mutfaklar nitelikli çalışma ortamları sunmaktadır.
    e.Yatak odaları sakin bölümlere yerleştirilmiştir. Yeterli güneş ve hava almalarına özen gösterilmiştir.
    f.Koridorlarda Melih Koray yapılarına özgü koridor oda arası pencereler bulunmaktadır.
    8. Kent açısından önemleri:
    Melih Koray yapıları sağladıkları estetik ve reel değerlerle İstanbul’un sadece bir dönemine olumlu örnekler oluşturmakla kalmamış aynı zamanda kentin ayrık nizamlı, bahçe kültürlü, ön yan ve arka cephe kavramları için alternatifler sunmuştur.
    Bu özellikleriyle Melih Koray yapılarının korunmak üzere tescil edilmeleri gerekmektedir. Ayrıca:
    Bu yapıların kente katkıları, parçacıl ancak uyumlu cephe estetiklerinin yanı sıra. yapıdaki hayatı dış dünyaya taşıyan geniş balkon ve pencerelerledir. Bunlar halen çoğu kez küçük balkonlu veya Fransız balkonlu yapılan yapılara da bir alternatiftir. Benzer bir uygulama, günümüz estetiği ile desteklenerek bir kent çözümü olarak talep edilebilir. (Tabi gerçek bir mimarlar odasının olduğu ülkelerde) Yani bu yapılar ayrıca birer referans noktası olarak da hizmet görürler.
    Buraya kadar söylediklerimin hiçbirisi olmasa bile:
    Bu yapılar nesillerin hayal görmesini sağlamışlardır. İnsanlar “şu balkonlarda otursam, çiçekleri sulasam…” demişlerdir. Bu yapılar Ruskin’in ünlü deyimi ile elli yıldır “insanlık selleri tarafından yıkanmış yapılardır” Bunların yıkılmaları insanlığı eksiltecektir. Deprem konusuna gelince: bu gün ülkemizde artık tarih ve kültür değerlerinin korunmasının sadece mal sahiplerinin değil, hatta onlardan önce bütün toplumun sorumluluğunda olduğu anlaşılmıştır. Dolaysıyla güçlendirme ve benzeri yöntemlerin uygulanmasında tıpkı ahşap yapılarda olduğu gibi kamu da sorumluluk üstlenmelidir. Ya da bu yapılar için nasıl ki kentsel dönüşüm alanlarına korunacak yapılar korunuyor ise (cepheleri, bazen plan şemaları…vs.) bu yapılar da aynı mantıkla korunmalıdır. Bu muhtemelen bizleri de kurtaracaktır.

    Yılmaz Kuyumcu | 4 Ağustos 2014

  16. Teşekkürler Yılmaz Kuyumcu. Melih Koray’ın binalarının tescil edilmesi gerekir. Daha sonra tescilli yapılarla ilgili prosedür uygulanır.
    Meslek insanı, eser yaratır. Sanatçı meslek insanı, sanat eseri yaratır. Buna da en iyi halk karar verir.
    Arif Atılgan

    Arif Atılgan | 5 Ağustos 2014

  17. Bağdat caddesinde 1967’den bu yana oturmaktaydım. Bir Melih Koray binasıydı. Önce bir müteahit apartmanımızdaki saf bir komşudan bir daire satın aldı. Önce haber yolladı ve binayı yeniden yapmak istediğini, bizlere yeni daireler vereceğini, satmak isteyen olursa satın alacağını söyledi. Bizler dairelerimizden memnun olduğumuzu söyleyince, bu yapıların zaten çürük yapılar olduğunu söyledi. Karot aldıracağını ve binayı resmi kanallar yardımı ile afet yasasına sokup yıktıracağını söyledi. Ondan sonra aramızda bir mücadele başladı. Önce müteahitin adamları telefonla bizleri rahatsız etmeye başladılar. Ardından karot aldılar ve binamızın çürük olduğunu söylediler. Sağlamlaştırma yaparız dedik, dinlemediler. Saçma sapan bir raporla (çünkü raporun parasını müteahit ödediği için bu gün yeni yapılan mükemmel statikli, kaya gibi yapılara bile çürük raporu alabilirler) Halbuki binamız zeminde granit üzerine oturan, duvarlarına kolay kolay delik açamadığımız, özenle yapılmış mükemmel bir binaydı. Ardından belediye devreye girdi ve Selami dönemi belediyesi müteahitle adeta işbirliği yaptı, bizi evlerimizi terk etmeye zorladı. Tüm çevre ve kadıköy, moda… gerçek anlamda çürük binalarla doluyken, zemin katı betonları rutubetten çamur haline gelmiş, demirleri paslanmış incelmiş tele dönmüş yedi sekiz katlı binalar var iken bunlar bütün bu binaları bıraktılar geldiler bizim zor yıktıkları, en ufak rutubetin olmadığı, hepimizin son derece memnun olduğumuz binamızı elimizden aldılar. Tehditler yüzünden Türkiye’yi terk ettim. Sizin Melih Koray bey Allah uzun ömürler versin için yaptığınız kampanyaya candan destek veriyorum. Önerilerim: bu yapılarda konuttan başka zemin katları dışında hiçbir başka iş yapılamasın ve buna çok dikkat etsinler, apartman sakinlerinin üçte birinin başvurusu halinde karot alınabilsin, karot parasını apartman sakinleri ödesin ve raporlar gerçekten bilimsel nitelikli ticari olmayan kuruluşlar tarafından verilsin.

    Anonim | 5 Ağustos 2014

  18. Sevgili Melih,Kadıköye bir devrin mimari karakterini veren eserlerine sahip çıkmana çok memnun oldum;sana ve sana yardım eden mimar arkadaşları kutlar gözlerinden öperim.

    Erdem Talu | 5 Ağustos 2014

  19. Merhaba!
    52 yasinda, dogma buyume Erenkoylu bir vatandas olarak bu girisimi memnuniyetle karsiliyor, Melih Bey’in amacina ulasmasini can-i gonulden diliyorum. Emegi gecen herkese tesekkur ederim.

    Mine Daldal | 5 Ağustos 2014


Yorum yazmak için


İstanbul’un hafızasını yüz yılı aşkın bir süredir muhafaza eden Büyükada Rum Yetimhanesi için restorasyon hazırlıkları başladı.

Copyright © 2020 All Rights Reserved | Mimdap.org