Mimari’de Enerji Verimliliği:Yerellik /H.Zeliha Yüksel |
Ana Sayfa Bağlantılar Biz Kimiz İletişim Mimar İş İlanları
ANA SAYFA
Mimari’de Enerji Verimliliği:Yerellik /H.Zeliha Yüksel
Share 15 Mart 2014

 

Yazan : Mimar Heval Zeliha Yüksel

Türkiye’nin enerji faturası giderek kabarıyor. Resmi kaynaklardan alınan rakamlar gösteriyor ki en yüksek ithalat kalemi her yıl olduğu gibi enerji alanında gerçekleşiyor. Enerji ithalatı her 100 dolarlık ithalatın, minimum 25 dolarını oluşturuyor. İnşaat ve inşaat yöntemlerinin bu tüketime katkısı büyük. Zira ön yatırım maliyeti düşsün diye hızlıca yapılar inşa ediliyor ve kullanım sırasında devasa harcamalar ortaya çıkıyor. “Peki ne yapılmalı?” sorusu mimarlık gündemini işgal etse de görselliğe yatkın ikonik mimari örnekleri ile çevremiz her gün biraz daha doluyor. Sadece maliyet, enerji sarfiyatı bağlamında değil çevresel verileri göz ardı etmek; yerelliğe ve eski kadim öğretilerden yüz çevirmek anlamında da mühim bir sorun ile karşı karşıyayız. Günümüzde “yeşil bina” ve “sürdürülebilir mimari örneği” iddiası ile pek çok tasarım yapılsa da işletme giderleri çok yüksek yapılar olarak sonuçlananlar çoğunlukta. Çok yeni bir konu olduğu için de bu yapıların ömürlerinin rotasını (sürdürülebilirliğini) gelecek günler gösterecek.

Türkiye’de değil kendi enerjisini üretmek, varolan enerjisini korumak fikri bile hızlı şehirleşme ile tarihe gömüldü. Genelde çıplak betonarme duvar kesitleri üretiliyor. Dış cepheye mantolama tekniği bile yeni yeni yaygınlaşmaya başladı ki en ilkel yöntemlerden birisi olduğunu söyleyebiliriz: Varolan enerjiyi korumaya çalışıyoruz belki. Bir de gereken enerjiyi üretmek var ki; çok yeni bir konu bizim için. Dolayısıyla ısıtma veya soğutma kriterleri hep geçici, günlük çözümler şeklinde yürüdü, yürüyor. Yakıta bağımlılık had safhada. Oysa Rusların eski evlerine bakılırsa duvarların 50 cm kalınlıkta ısı dengesi kuracak şekilde yapıldığını görürüz, modern zamanlarda ise sandviç paneller ile bu tekniği sürdürmekteler. Kars’ta yaptığı tarihi evler de bu sistemde. Yerel mimari örnekleri incelendiğinde; hep akla uygun benzer örneklerle karşılaşırız: mesela Harran Köy evlerinde yaşam bölgelerinde duvarlar 1 metre kalınlıkta toprak, taş, ve kil karışımından yapılırken çatıları çok daha ince 20 / 30 cm kalınlığında kil ve taş kubbelerden oluşuyor. İnsanların o çağlarda yapı fiziğini ne kadar benimsediğini gösteren bir örnek. Bu kurak bölgelerde, sıcaklık bazen 40 derecenin üzerine çıkarken gece sıcaklık donma derecesine kadar düşüyordu. Çöllerdeki gibi. Bu yapılar birer doğal klima cihazı gibi tasarlandılar. Binlerce yıl önce doğa ile uyumlu, sürdürülebilir biçimde yaşanılıyordu. Kullanılan aletler, tüketilen gıdalar ve inşa edilen yapılar gelecek nesillerin kaynaklarını tehlikeye atmadığı gibi yapılı alanlar ekosistemin bir parçasıydı. Tüketim hızı henüz yer yüzünün kaynakları yenileyebilme hızının ötesine geçmemişti.


Harran Evleri

Bu noktada insan sormadan edemiyor; günümüzde niye yerel olan koşullara göre inşaat yapılamıyor? Her şehirde aynı tip betonarme çıplak yapılar yapmak ne kadar mantıklı ve ne kadar uzun ömürlü?

Geçmişte kullanılan benzer örnekler


Ezber Bozan bir Yönetim Binası :
Türkiye Müteahhitler Birliği (TMB) Genel Merkezi

Söz konusu inşaatları yapan Müteahhitleri temsil eden Türkiye Müteahhitler Birliği (TMB) çok büyük bir yenilik yaptı ve inşaat sektörü için örnek teşkil edecek bir binaya taşındılar. Açılışı geçtiğimiz günlerde Cumhurbaşkanı tarafından gerçekleşen ve 20 – 21 Şubat 2014 tarihinde gerçekleşen ÇEDBİK Yeşil Binalar Zirvesinde ele alınacak bina tam anlamı ile enerji verimliliği kıstasları esas alınarak bir entegre sistem ile tasarlanmış. Kısaca büyük ölçüde kendi enerjisini üreten bir bina. Var olan enerjisini de dışarı savurmuyor. Yani koruyor. Verimlilik de burada başlıyor. Yerellik ile modernliği bir araya getiren tasarımı gerçekleştiren Avcı Architects, sadece kadim zamanlardan beri kullanılan ve belki unutulan “eski” bilgileri hatırlayıp yeni kullanımlarla yeniden modern malzemeler ve modern teknoloji ile yorumlanmışlar.

Türkiye Müteahhitler Birliği Genel Merkezi

Yapının, ilmek ilmek çalışmış bir terzi yaklaşımı ile yapının şiirsel bir biçimde, tüm detayları düşünülerek tasarlandığını söylemek mümkün. Tasarım aşamasından itibaren benimsenmiş olan yeşil bina yaklaşımı çerçevesinde, binada mümkün olduğunca yerel ürünler ve çevre dostu inşaat malzemeleri kullanılmış. Binanın tasarımında yerel iklim özellikleri ve kaynaklar kullanılarak binanın çevresel etki performansının optimize edilmesi öngörülmüş.


Yer altındaki labirent sistemi

Yeraltında oluşturulan ve Türkiye’de ilk kez kullanılan labirent sistemi, gece ile gündüz arasında 15-20 derece sıcaklık farkı olan bölgelerde yaz döneminde gece var olan doğal serinliği kullanmakta. Yer seviyesinin altındaki belli bir derinlikte sıcaklığın yıl boyunca sabit olmasından da yararlanmakta. Ankara için 16 derece olan bu sıcaklık kullanılarak kış döneminde labirente gelen havanın doğal yolla ısıtılarak klima santrallerine iletilmesi sağlanmaktadır. Bu sistem, ısıtma/soğutma maliyetlerinde %35-40 düzeylerine varan tasarruf sağlayabilmektedir. Bu yöntem dolaylı veya bilinçli bir şekilde asırlardır kullanılıyor. Bunun örnekleri dünyanın her tarafında görülebilir. Bilinen en aktif kullanım örnekleri için Mezopotamya’daki Harran Evleri, Iran’da Ab Anbar’lar, pek çok Ortadoğu ve Kuzey Afrika şehirlerinin yerleşimleri, Akdeniz kıyılarının etrafındaki geleneksel evler sayılabilir. TMB binasının sistemleri bunun en iyi örneklerinden birisi denilebilinir. Ülkemizde ekonominin tartışmasız lokomotifi, İnşaat sektörü. Türkiye Müteahitler Birliği Genel Merkez Binası’nın tasarım, uygulama ve işletme aşamalarını bilmek bu anlamda da çok önemli çünkü öncü bir yapı olacağını umuyoruz.

4 Yorum
  1. Geleneksel mimariden ve onun yapış biçimlerinden etkilenmek, olumlu olan yönlerini sentezlemek bugünün anlayışı içinde neredeyse terk edilmiş bir yol. Olumlu örnekler görmek çok iyi.

    hilmi ünal | 16 Mart 2014

  2. Yapıyla doğa arasında ilişki kurmak isteyen tasarımcılar farklı sonuçlara ulaşabiliyorlar. Başarılı sonuçlar ortaya çıkıyor. Tebrikler.

    Melek Genli | 23 Mart 2014

  3. Ne kadar köklü bir araştırma sonucu yapıya yaklaşımdır bu. Selçuk Avcı beyi başarısından dolayı kutluyorum.

    Nevzat Okçu | 25 Mart 2014

  4. Gaudi’yi biliyorum, tabiattan, organizmalardan, hayvan iskeletlerinden örnek alan, onları inceleyen dahi mimar olarak. Yukarıda Heval hanımın yazısında oralara gittim. Aslında bazı tasarım sorunlarına kendi kültürümüzde cevaplar bulabiliriz. İncelemek ve değerlendirmek şartı ile geleneksel yapılarda halkın deneyerek bulduğu şeyler çok önemli. Bunların takipçisi olmak gerekir.

    Orçun Kuzey | 4 Nisan 2014


Yorum yazmak için


Tasarım: Lever Architecture Meyer Memorial Trust, gelişen ve adil bir Oregon’a katkıda bulunan kuruluşlara, topluluklara, fikirlere ve çabalara yatırım yapan bir vakıftır. Portland’ın Albina semtindeki yeni kampüsleri, vakfın eşitlik ve sürdürülebilirliğe olan bağlılığını ifade eden bir tasarımla desteklenen, Meyer’in girişimlerini eyalet çapında ilerletmek için bir platformdur.

Copyright © 2022 All Rights Reserved | Mimdap.org