“Tüm demokrat mühendis ve mimarlara çağrı” |
Ana Sayfa Bağlantılar Biz Kimiz İletişim Mimar İş İlanları
ANA SAYFA
“Tüm demokrat mühendis ve mimarlara çağrı”
Share 2 Ekim 2007

TMMOB içerisinde çeşitli çalışmalar sürdüren, Emek Hareketinden Mühendisler, Artı İvme Dergisi ve Sosyalist Demokrasi Hareketi Mühendisleri grupları, “BİRLİK HAREKETİ” adıyla, ortak bir mücadeleye giriştiler. Çeşitli insiyatiflerin birlikteliği ile oluşturulmuş olan bu topluluk, kendisini tanıtmak, ilkelerini açıklamak adına, “TÜM DEMOKRAT MÜHENDİS VE MİMARLARA ÇAĞRI” başlığıyla aşağıdaki yazıyı tüm mimar ve mühendislere sunmaktadır.

“1954 yılında bir meslek örgütü olarak kurulan TMMOB, bir yandan mühendis ve mimarların gelişen süreçte kitleselleşmesi ve öte yandan ülkemizde gelişen toplumsal mücadelenin etkisiyle dönüşüme uğramış ve 60’lı yılların sonundan itibaren demokratik dönüşüm sürecine girmiştir. Bu sürecin sonunda mesleki-demokratik kitle örgütü kimliği kazanan TMMOB, toplumsal mücadelenin bir parçası olurken, emperyalizm karşıtı yurtsever bir çizgide ülke bağımsızlığının ve demokrasinin savunucusu olmuştur. Sahip olduğu mücadele çizgisi, TMMOB’yi bu mücadelenin önde gelen kuruluşlarından biri haline getirmiştir. Yaşanan iç çatışmalara karşın, bu mücadele çizgisi hiçbir zaman zaafa uğramamıştır.

Ülkemizin tüm demokrasi güçleri gibi, TMMOB de 80 askeri darbesi sonrasında önemli ölçüde güç kaybetmiş ve bu süreçte TMMOB’nin ayakta tutulması çalışmaları hep öne çıkmıştır. 70’li yıllardaki mücadele geleneğinden gelen mühendis ve mimarlar bu dönemde ağırlıklı olarak yönetimlerde görev almışlar, demokrasinin biçimsel olarak bile işlemediği, olanakların kısıtlı olduğu ortamda TMMOB açısından bir var olma mücadelesi yürütmüşlerdir.

80 sonrasının kitleleri siyasetten uzak tutma politikasındaki başarı, öte yandan 80 öncesinin kadrolarındaki örgütlü çalışmaya yatkınlık, genç mühendislerin TMMOB içinde örgütlenmesini geciktirmiştir. 80 öncesinin gençlik mücadelesi geleneğinden gelen 80 sonrası TMMOB yöneticileri yirmili yaşlarda yönetici olurken mesleki yaşamlarında da ağırlıklı olarak serbest çalışmayı seçmişlerdir. Başlangıçta küçük büro sahibi olan bu kadrolar, ilerleyen yaşlarına ve müteahhitleşmeyle değişen sınıfsal yapılarına rağmen halen TMMOB içinde politikaları belirleyen konumlarını koruyabilmişlerdir. Değişen sınıfsal yapılar ve yeni politik yapılanmalar ise TMMOB’nin mücadele çizgisinde bir geriye gidiş süreci başlatmıştır.

80 sonrası yaşanan süreç, dönemin belirleyici egemen bireyci kültürünün etkisiyle de, TMMOB içinde siyasallaşma yerine bireyselleşmeyi ön plana çıkartırken, siyasal ve ideolojik temele dayalı yönetim anlayışlarını geliştirmemiştir. Bunun sonucu oluşan yapılanmalar bireysel veya arkadaş gruplarının kısa vadeli ittifaklarına dönüşmüş, TMMOB bünyesinde kurulan yeni odalar ve odalar bünyesinde kurulan yeni şubeler ile gittikçe yaygınlaşan TMMOB örgütünü dikey konumda sağlamlaştıracak siyasal yaklaşımlar örgüt bünyesinde yeşerememiştir. Şekilsel olarak içinde yer alıyor gibi gözükse de, içerik olarak giderek toplumsal mücadele çizgisinden uzaklaşan TMMOB yapısında salt meslekçi yaklaşımlar ağırlık kazanmaya başlamıştır.

Halen söylem olarak emperyalizm karşıtı üslubu bulunan mevcut TMMOB yöneticilerinin, emperyalist bir birlik olan Avrupa Birliği hakkında ve ülkemizin bu birliğe girmesi için yürütülen çalışmalarla ilgili somut görüş açıklayamaması, TMMOB için yapmış olduğumuz bu saptamanın haklılığını ortaya koymaktadır. “AB sürecini mücadele sürecine çevireceğiz” gibi ne olduğu anlaşılmayan bir söylemin seçilmiş olması ise bu kafa karışıklığının bir başka göstergesidir.

Yine aynı şekilde, Dünya Ticaret Örgütü oluşumu, GATS ve AB uyum sürecinin bir dayatması olarak karşımıza çıkan ve ülkemizdeki ulusal mühendislik gücünün tasfiye edilmesini hedefleyen, yetkin, uzman, yetkili mühendislik gibi isimler altında tartışılan uygulamaların TMMOB yöneticilerince sahiplenilmiş olması da, TMMOB’nin günümüzde çekilmek istendiği çizginin artık toplumsal mücadele çizgisi olmadığını göstermektedir.

TMMOB örgütü tabanından bu politikalara karşı yükselen itirazlara rağmen bu politikaların yürütülebilmesi, ancak örgüt içi demokrasinin tasfiye edilmesi ile mümkün olabilmiştir. Bugün TMMOB’ye yön veren etkili yöneticilerce, bir yandan bu politikalar sahiplenilirken, öte yandan her geçen gün örgüt içi demokrasinin işlemez duruma getirilmesi bu saptamayı daha da haklı çıkarmaktadır. Demokratik-merkezi karar alma süreçlerinin ortadan kaldırılmasıyla, örgütsel karar ve tavır alışlarda, en geniş üye kitlesinin katılımı sağlanarak, en küçük birimden merkeze doğru demokratik bir tartışma süreci oluşturmak yerine, demokratik yanı işletilmeksizin merkezi kararlarla örgütün yönetilmesi, örgütü tıkanma noktasına getirmiştir. Basılan broşürlerin toplatılması, genel kurullarda üyelere ve örgütün geleceği olan öğrenci gençlere söz verilmemesi, örgütsel bileşenlerin bir araya gelerek örgüte yön verdikleri ve demokratik işleyişin temel sivil kurumları olan demokrat danışma kurullarının işlevsiz hale getirilmesi, örgüt içi demokrasinin işletilmediğinin göstergeleridir.

Örgütsel yapının demokratiklikten uzaklaşarak, tümüyle merkezi bir yapıya dönüştürülmesi bununla beraber TMMOB’nin asıl üye tabanı olan ücretli mühendis ve mimarlarla organik ilişkilerinin tümüyle kopmuş olması, kaçınılmaz olarak TMMOB yapısında üyeler yerine profesyonel kadrolarla çalışma anlayışını egemen kılmıştır. Demokratik kitle örgütü çalışma gelenekleri terk edilirken, bunun yerine giderek piyasa ilişkileri TMMOB yapısında hakim anlayış haline gelmiştir. Örgütsel gelir kalemleri arasında temel gelir olması gereken üye ödentileri % 1’lerin altına düşerken, bunun yerine rant gelirleriyle çalışma alışkanlığı örgüte egemen olmuştur.

Baslangıçta meslek içi eğitim söylemiyle ortaya atılan düşünce, MİSEM – MİYEM şeklindeki kurumsal yapılara dönüştürülerek, belgelendirme ve yetkilendirme tehdidi ile üyelere zorla paralı şartlandırmalarda bulunulan bir hal almıştır. TMMOB’yi sisteme entegre ederek muhalefet edemez duruma getiren bu yapılardan elde edilen kazançlar, odaların temel maddi gelirlerinden haline gelmiştir.

Bu durumun oluşturduğu bürokratik yapı, üyelerinin ekonomik-demokratik taleplerini göremediği gibi, üyeleri için ekonomik-demokratik bir mücadele anlayışını da geliştirememiştir.

İşte bu koşullarda, 80 sonrası süreçte ilk kez siyasal temele dayalı ve tüm TMMOB yapısını kapsayacak şekilde, Emek Hareketinden Mühendisler, Artı İvme Dergisi ve Sosyalist Demokrasi Hareketi Mühendisleri grupları, TMMOB çatısı altında yürüttükleri mücadeleyi BİRLİK HAREKETİ adıyla ortak bir mücadele haline getirme kararı almışlardır.

Bu ittifakın ana ilkeleri ve TMMOB’ye bakışı aşağıdaki şekilde belirlenmiştir:

Birlik Hareketi, anti-emperyalist çizgiyi savunur ve ülkemizdeki yoğun etkinlikleri nedeniyle de özellikle ABD ve AB karşıtıdır.

Birlik Hareketi, emperyalizme karşı olmanın gereği olarak GATT, GATS ve AB süreçlerini ret eder. Bu kurumların getirdiği uyum süreci, yasa, yönetmelik ve benzeri dayatmalarına karşı çıkar.

Birlik Hareketi, GATS ve AB uyum sürecinin mühendislik alanındaki en önemli yansımaları olan, ülkemizin ulusal teknik gücünün tasfiye edilmesi ve mühendislik hizmet alanlarının tekeller için yeniden düzenlenmesi demek olan, yetkin, yetkili, uzman ve benzeri isimlerle hazırlanmış yasa, yönetmelik ve yasa taslaklarına karşı çıkar.

Birlik Hareketi, GATS ve AB’nin dayatmaları olan nitelikli emeğin sömürüsünü esas alan TMMOB alanındaki işleyişi sermaye lehine düzenleyen, 2. Mühendislik Mimarlık Kurultayı “Mesleki Yeterlilik – Mesleki Yetkinlik, Mesleki Denetim, Örgüt Birimlerinin Hizmet Üretimi, Mesleki Davranış İlkeleri ile Örgüt Misyonu” başlıklarında alınan kararlarla TMMOB’nin rotasının değiştirilmesinde yadsınamayacak mesafe alındığının tespitiyle üyeye ve gençliğe dayatılan “müşteri” bakışına karşı mücadele eder.

Birlik Hareketi, TMMOB örgütlülüğünün ve toplumsal mücadele tarihi içindeki rolünün bugünkü yöneticilerince unutturulduğu ve bu nedenle de örgüt içi demokrasinin rafa kaldırıldığı süreçte, yeniden örgüt içi demokratik işleyişin sağlanması için mücadele eder.

Birlik Hareketi, Örgüt içi demokrasinin işleyişinde, örgüte yön veren kararların alınmasında ve yönetim kurullarının belirlenmesinde, örgütün resmi yapısından ve yönetimlerinden bağımsız olarak kurulmuş ve tüm devrimci, demokrat, yurtsever mühendis ve mimarların ön koşulsuz olarak bir araya geldikleri platformlar olan danışma kurullarını temel yapılar olarak kabul eder. Danışma kurullarında, her bireyin veya grubun var olma hakkına saygı gösterir ve buralarda çoğunluğa dayalı işleyiş yerine karşılıklı ikna ve uzlaşmaya dayalı çalışma anlayışını savunur.

Birlik Hareketi, TMMOB’nin, ülkemizde emekten ve halktan yana yürütülen toplumsal mücadelenin bir parçası olmasını savunur ve çalışmalarını bu doğrultuda yürütür.

Birlik Hareketi, ülkede demokrasinin var edilebilmesi için TMMOB’nin, Kürt sorunu ve tüm antidemokratik dayatmaların çözümü konusunda mücadele etmesi gerektiğini savunur.

TMMOB üye tabanının çoğunluğunun ücretli mühendis ve mimarlardan oluşmasına karşın, örgütsel yapılanmada bu çoğunluklarına ters orantılı olarak yer alan bu üye kesiminin oluşturulan politikaların odak noktasında yer alması gerçeğinden hareketle, Birlik Hareketi, TMMOB çalışmalarının ücretli mühendis ve mimarlar alanında yoğunlaştırılmasını savunur.

Birlik Hareketi, sağlıklı bir TMMOB yapısının oluşturulmasında her türlü aidiyet ilişkisinden uzak durulması gerektiğine inanır ve bu nedenle TMMOB tarafından, adı ne olursa olsun her türlü fon ve benzeri kaynaklardan finansal destek alınmasına karşı çıkar.

TMMOB’nin finansal kaynaklarının, üyelik ödentileri ve üye hizmet alanları dışında kalanlarının denetim çalışmalarına dayanması gerektiğini kabul eden Birlik Hareketi, TMMOB bünyesinde geliştirilen rant projelerine ve rantçı anlayışlara şiddetle karşı çıkar.

TMMOB’nin üyeleri boyutunda sahip olduğu teknik gücün halktan ve emekten yana kullanılması gerektiğini savunan Birlik Hareketi, sahip olunan bu güçle ülke politikalarına yön vermeyi hedefler.

TMMOB üyelerinin mesleki ve teknik bilgiye sahip olma gereksinimlerinin karşılanmasının TMMOB’nin temel görevlerinden biri olduğunu kabul eden Birlik Hareketi, bu çalışma alanını gelir getirici bir alan olarak kabul etmez.

Birlik Hareketi, içinde bulunduğumuz süreci TMMOB’de demokratik bir dönüşüm yaratarak, mühendislerin, mimarların ve şehir plancılarının örgütünü, yeniden inşaa süreci olarak görür.

Birlik Hareketi, TMMOB’nin dikeyde işyeri temsilcilikleri örgütlemesini, oda-sube temsilciliklerinin ve danışma kurullarının işlevsel kılmasını, yatayda ise ulusal ve uluslararası düzeyde emekten yana örgütlerle dayanışmasını ve ortak mücadele etmesini savunur.

Birlik hareketi, TMMOB’nin ülkedeki tüm emek ve demokrasi güçleri ile ortak iş üretimi ve eylemlilikte bulunulmasını savunur

Birlik hareketi, TMMOB’nin gelecekteki üye potansiyelini oluşturacak olan öğrencilerin sorunlarına yönelik çalışmalar yapılmasını ve öğrencilerin maruz kaldığı baskı ve saldırılara karşı etkin tavır alınmasını savunur.

Bağımsız ve demokratik bir ülke yaratma davasına sadakatle bağlı tüm demokrat güçler, bu görevi başarma sorumluluğuyla karşı karşıyadır. Tüm demokrat güçleri bu güç birliğine davet ediyoruz.”

Kaynak: mimdap

1 Yorum
  1. bugünkü mevcut yönetimin kolunu bacağını sistemin dişli çarklarına kaptırdığını üzülerekte olsa görmekteyiz.oluşturduğunuz birlik hareketini destekliyorum.çalışmalaranızda başarılar dilerim.

    fırat ertekin | 28 Ocak 2008


Yorum yazmak için


Tasarım: Kashef Chowdhury Kashef Chowdhury – URBANA tarafından tasarlanan bu camiye tahsis edilen kentsel arsa nispeten küçüktü, ancak araştırma caminin büyük bir cemaatin barındırılması gerektiğini önerdi.

Copyright © 2020 All Rights Reserved | Mimdap.org