Ankara’da engelliler için (!) bir yaya geçidi |
Ana Sayfa Bağlantılar Biz Kimiz İletişim Mimar İş İlanları
ANA SAYFA
Ankara’da engelliler için (!) bir yaya geçidi
Share 24 Ekim 2007

Asır: 21. yy

Tarih: 2007 Ekim

Şehir: Ankara

Yer: Çankaya – Cinnah cad. (Çankaya protokol yolu)

Kısım: Farabi sok. Yaya alt geçiti

Yolun araç durumu: Tek yönlü ve durmak yasak. (mecburi istikamet)

Konu: Caddeden karşıya geçmek

Kullanıcı: Yayalar

Yaya alt geçiti var mı?: Var (gittim, gördüm)

Yaşlı, bebek arabalı, pazar arabalı, engelli araçlı vs… yayalar için, çözüm ne?: Eğimli geçit

Yaya geçidine eğim yapılmış mı?: Evet yapılmış. (önceden komple merdivenmiş, sonradan eklenmiş)

Merdiven başında duran kırmızı-beyaz kuka ne işe yarıyor?: Kanımca, tüm yaya alt geçit girişlerinde görevli olan güvenlik görevlisi arkadaş, ihtiyaç molasına gittiği vakit işe yarıyor.

Mimarın tavsiyesi: Yaya alt geçitinin eğimli kısmından geçmek arzusunda olanların takoz, ip, çekme halatı, düdük, cep telefonu, el feneri, çivili potin, tozluk, yedek giyecek, tülbent, baton, ilkyardım çantası v.s. gibi tırmanma ve iniş ekipmanlarını yanlarında bulundurmaları; olmadı derhal dağcılık ve kayak federasyonuna üye olmaları, önemle rica olunur!

Yazı ve fotoğraflar: Semra SANITÜRK

29 Yorum
  1. Mesafe kısa olduğu için her ne kadar çakılma tehlikesi de olsa, yamaç paraşütü kullanarak da aşağı inilebilir :) Pes doğrusu!!!!

    Sinem Kofoglu | 24 Ekim 2007

  2. Engelli değilseniz bile, inerken olma ihtimali yüksek..ee Amelenin yaptığı iş bu kadar olur..

    Cem Kofoğlu | 24 Ekim 2007

  3. Saygıdeğer meslektaşım,ben mimarlığı işte bu nedenlerle bıraktım.Ancak;bizim burada kabahatimiz yokmu!Tabiiki var hemde çok çok var.Hiç evinin önünceki kaldırımı kendi çabanla düzeltmeğe çalıştınmı?Yapamadı isen ilgili büroya yazı yazdınmı?İşte şehrimizde yaşıyabilmek için bu gibi çalışmalara ihtiyacımız var.Teknik hata affetmez,bunu herkesin bilmesi gerekir.Geçidi, şakacı anlatımla gözler önüne sermenizi çok beğendim.Hepberaber devamını getirelim.

    Mehmet Sayım Karayeğen | 24 Ekim 2007

  4. benim çalıştığım yer cinnah caddesinde mevzu bahsi geçen alt geçitin hemen orda. Caddede trafik lambasıda olmadığı için hiç durmayan hız yarışı yapan araçlar…..İşte bu noktada alt geçit mi yol mu?? normal insanın bile İNSAN gibi yürüyerek geçemeyeceği bir alt geçit. ( bu arada geçerken boğularak ölme ihtimali düşerek ölme ihtimali ile aynı oranda) artık tercih size kalmış…

    Elif Göyenç | 24 Ekim 2007

  5. Karşı kaldırıma , geçemeden.. Karşıyaka Mezarlığı’na..! Allah Korusun..!

    Can | 24 Ekim 2007

  6. Anlatım tarzınızla siz çözümü zaten ortaya koymuşsunuz.
    Daha ne denebilir ki ?…
    Bir alt geçit yapılıyor,bırakın engelliyi,
    sağlam insanlar için bile tehlike söz konusu. Çok yazık …
    Böyle bir konuya parmak bastığınız için kutlarım sizi.
    Türkiye’de insan hayatına verilen önem bu işte !…

    Gürbüz Kutlu | 24 Ekim 2007

  7. Semra hanım önce eliniz sağlık, böyle bir eleştiri yöntemine kanımca ihtiyaç var. Ve eminim daha sizde neler vardır, bu site bir pencere açarsa siz bir çok çarpıklığı bize gödtereceksini.
    Ancak bir mühim konu da, kente dair kitap gibi ‘doğrular’ üserinden demeç verir gibi konuşmak ve yazmak yerine belki yöneticilerin de kulağaına gidebilecek, gözüne çarpabilecek yöntemlerle aksaklıkların anlatılması çok faydalı olur. Yönteminizi kutluyor devamını bekliyorum.
    Saygılarımla

    Hüseyin Güvener | 24 Ekim 2007

  8. Ben henüz özürlü değilim. Dizlerimdeki artroz yüzünden tedbir olarak
    baston kullanıyorum. Kaldırıma çıkmak ve otobüse binmekte çok zorlanıyorum.
    Özürlülerle ilgili duyarsızlıklar o kadar çok ki… hep kafamı kurcalardı .
    “Nasıl etsem de yetkililere bu zorlukları iletebilsem ” diye düşünürdüm.
    Bu konudaki anlatım ve görüntülerinize tesadüfen rastladım. Ve yerimden
    zıpladım. Yarabbi bizi anlayan ve anlatan bir kişi varmış ! Yaşasın !…
    Teşekkürler …

    Ayla | 24 Ekim 2007

  9. Blmediğin işi yapmıycaksın ..Usta kalfanın elıne iş bırakmıycaksın .. Bırakırsan sonuna katlanacaksın, buradakı uygulamada rampayı yapan treknık adam sorumludur bundan rampa egımı kaç olmalıdır hepımız bılırız bu uygulamayı yapan arkadaş engellıler ıcın hızmet verdıgını zannetmektedır dogrudurda engellılerin populasyonunu arttırıcı bı uygulamadır ordan gecmek veya yurumek ısteyen normal bı ınsanıında basına gelecek en ufak bı kaza dahı kı ıstemem bunun boyle olmasını cıddı problemler acabılır ne edelım her turlu ımalatın yetenekli ınsanların elıne dusmesı dılegıyle………….

    mustafa kavasoğlu | 24 Ekim 2007

  10. Sevgili meslektaşım,
    Yaya geçidi kullanma kılavuzuyla (!) birlikte gönderdiğiniz bu çarpıcı görüntüler çevreme daha dikkatli bakmamı sağladı. Fotoğraftaki alt geçitten geçmedim ama zaman zaman kullandığım MTA önündeki alt geçitte de aynı garabetin olduğunu, kuka yerine daha güvenli(!) şekilde emniyet bandıyla tamamen çevrilerek kapatılmış ve dibinde de yağmur sularının biriktiği, susuz Ankarada mazallah suda boğulma tehlikesini de içeren söz konusu rampanın ne işe yara(ma)dığını da böylelikle anla(ma)mış oldum. Ancak sözkonusu alt geçit tek örnek olmadığına göre tip proje olarak daha kimbilir nerelerde uygulandı da görmeden baktığımız için farkedemedik. Bu farkındalığı sağladığınız için de çok teşekkürler…
    Bahar Öktem

    Bahar Öktem | 24 Ekim 2007

  11. Sevgili meslektaşım Semra hanım tatlı tatlı dalgasını geçmiş. Gözüne, diline, kalemine sağlık. Ankara padişahının kentsel ucubelerinden bir örnek. Bu uygulamanın etkili-yetkili kişilerini engelli aracıyla iniş (uçuş) denemesi yapmaya çağırıyorum. Kameramla orada olacağım. Youtube’da en çok izlenen kliplerden olacağına eminim.

    Muteber Aslan | 24 Ekim 2007

  12. Çekmiş olduğunuz fotoğraflar iyi bir gözlemci olduğunuzu gösteriyor. Bu altgeçitler tinerci sığınağıdır, ürkütücüdür. Ben altgeçitleri kullanmıyorum. Hem can güvenliği yok hem de sağlıklı bir ortam değil. Bırakın engellileri çoğu insan bu tip altgeçitleri kullanamamaktadır. Böyle duyarlı biri olduğunuz içini size teşekkür ediyorum…

    Meral OĞUR

    Meral OĞUR | 25 Ekim 2007

  13. Meral Oğur’a:

    “Tinerci sığınağı” lafınızın altında gizliden gizliye tinercileri aşağılayan bir tavır olduğunu sezinliyorum. Doğrusunu isterseniz, o altgeçitlere “sığınan” tinerciler, sığınacak başka bir yer (bir ev mesela!) bulamadıkları için oradalar, hiç şüphesiz.

    “Tinerci”lerin karıştığı şiddet olaylarının sebebi olan söz konusu inceltici madde ise, hayatın kalın sillesini yiyen çocukların, ince bir şeye sığınması olarak açıklanabilir belki.

    Burada iş devlete düşer. Sosyal devlet, evsizlerine ve sağlıksız şartlarda yaşayan tüm vatandaşlarına yardım etmek yükümlülüğündedir.

    Pervasız Pertavsız | 26 Ekim 2007

  14. Tinerci konusu sanırım meslektaşımdan bir sosyal tabakanın kınanması istikamaetinde değil herhangi bir durumda, beklenmeyen tatsızlıkların yaşanmasına olanak veren davranışların tanımı için söylenmiş gibi geldi. Gayet “ince” bir durum var tabi ama yazının bütünü bir ayımrıcılığı hedeflemiyor bana göre. Bir de buradaki konu özürlüleri korumaya kalkışan zihniyetin “mimari engel” imal etme becerisini deşifre etmektir. Semra Hanım da bunu fotoğraf ve kısa kurmaca söyleşi ile başarıyla yapmıştır. Buradan devam edelim diye tavsiye ediyorum.

    Ertuğrul Yay | 26 Ekim 2007

  15. Tüm ENGELLER aşılmak içindir.
    Hayatı yaşamanın iki yolu vardır:
    Biri hiçbir şey’in mucize olmadigini düşünmek; diğeri ise …her şey’in mucize olduğunu düşünmektir.

    Onlar…
    Bana engelli diyorlar…!
    Halbuki görmemek için ,
    Onlar
    Gözlerini ENGELLİYORLAR..!

    Bu haber için , bu Site’ye teşekkürler…

    Hüseyin Alıç | 26 Ekim 2007

  16. NASIL = Bir tesadüf eseri yolum düşüp de eğer, gitmemiş olsaydım, ben de bu geçitten bihaber yaşıyor olacaktım. Çünkü ben Çankaya’da oturmuyorum, bulunduğum yerde de 1 altgeçit yok.

    İlk andaki şaşkınlığımı-şokumu-kızgınlığımı atlattıktan sonra, hemen (hep yanımda) foto-makine ile eğim! garabetini kaydettim. O geçiti kullanan yayalar, beni fotoğraf çekerken görünce, ”Yaşasın ..! bir yetkili geldi, inceleme yapıyor , zahir!” sanıp, sorunlarını anlattılar. Ben tabii ,gideceğim yeri falan unutup, dinledim.

    İlk etapta ÇÖZÜM ne olabilir acaba derdine düşerek, bilmeyenlerin de bilmesi için, (şu terkedilesi hamaset edebiyatından her daim kaçan) traji-komik, çarpıcı, akılda kalıcı bir üslupla yazıya döktüm, fotoğraflar eşliğinde, bu SİTE’ye yolladım. Yayın-kurulu, bu habere asla duyarsız kalmayarak yayınladı ve herkese ulaştı. Şimdi…

    KONU=Eğim

    GEÇİTTE EĞİM VAR MI? = VAR. Bitti..!

    Bazı organları engelli ama asla zihinleri değil-kişilerinde, (yahut, 1 bebek arabalı) bu geçitten, nasıl olsa geçmeyecekleri aşikar olduğuna gör; doğruya doğru şimdi, ilk aklıma, oyun maksadı ile oradan inmeye-çıkmaya heves edecek çocuklar geldi. Adı üstünde çocuk, yapar mı yapar!

    Bir diğer aksak durum ise, duvar tarafında korkuluk olmadığı için yaşlıların duvara tutunarak çıkmaları vs…

    SONUÇ = Sorunlar bizim, o halde yine biz çözeceğiz. (Tinerci de, ayrı bir sorunsaldır ). Yüzleşeceğiz sorunlarla. Ağlaşıp-sızlaşmakla çözülmüyor madem! Yazacağız, söyleyeceğiz, umursayacağız,göstereceğiz… Aynen şu ana kadar YAPTIĞIMIZ gibi…!

    VAZGEÇMEK=Yok

    BİR ÖNCEKİ SÖZ = Ben de şu ana kadar değerli düşünce, fikir, öneri, kaygı ve de beğenilerini ileten duyarlı meslektaşlarıma ve katılımcılara teşekkürlerimi gönderir,

    SON SÖZ= ”Mücadele engel tanımaz” derim.

    SEMRA SANITÜRK | 27 Ekim 2007

  17. Semra hanım bence SON SÖZÜ söylerken hepimizin baktığı ve biraz da farkettiği ama artık sıradanlaşan çarpıklıklar olarak yaşamımızda normalleştiği için “anlatmaya değmez” bulduklarımızı SÖZE getirmiş, GÖZE sunmuş. Son sözdeki ifade aynı zamanda mücadele devam edecek mnasına diye algılıyorum.

    Bahar | 27 Ekim 2007

  18. Semra hanımın tespiti çok yerinde.
    Büyük Şehir Belediye Başkanimizin Çankayalı’lara karşı olan zaafını bu yol ile dile getirmiştir diye düşünüyorum.

    Nevin Cansız | 28 Ekim 2007

  19. Sayın Semra hanım,
    Sizin gördüğünüz Ankara’nın mutena semtlerinden birindeki 21.Yüzyıla ait alt geçide ne yazık ki engellilerin ulaşabilme imkanı yoktur.
    Çünkü oraya gidebilmeleri için bu zihniyetin ürettiği yapıları da
    “Çalışmayan metro engelli asansörü+ Kaldırım+ Kaldırım BABALARI + düzensiz araba parkı + Çekilmiş zincir ,bariyer ” gibi unsurları da aşmaları gerekmektedir.
    Türkiye’deki göremeyen-yürüyemeyen engelliler için üzülmeyiniz, ama bunu çözümleyemeyen yöneticiler için üzülebilirsiniz.

    jülide fenercioğlu | 29 Ekim 2007

  20. ellerinize sağlık semra hanım çok güzel bir noktaya parmak basmış çok güzel dile getirmişsiniz keşke sadece sitede kalmasa yetkililere de gönderilse zannetmiyorum ki bu eleştrileri görmüş olsunlar….

    sungu gürçam | 30 Ekim 2007

  21. Engelli yolu ara sahanlık kotunda yapılsaydı belki olurdu .Orayı fotoğraftan gördüm.

    azmi açıkdil | 30 Ekim 2007

  22. Ankara’nın en büyük talihsizliği, engelli bir belediye başkanı ile yaşamak zorunluluğunda olmasıdır. Televizyonda şahsı tahammül sınırımı aşana kadar izlediğimde, Tabibler Odası ‘nın durumlara müdahil olmasını canı yürekten dilemişimdir. Bu konulara duyarlı herkese teşekkürler.Dünya da Universal Design diye birşeyde bahsedip duruyor nedense!!!?

    nilgün çarkacı | 10 Kasım 2007

  23. Tasarımdan nasibini almadan belediye meclislerinden çıkan bir karar ardından ihale edilip yakın bir dost akraba şirketi tarafından yapılan yapılar niteliksiz,estetik ve fonksiyonellikten uzak tasarımlar olmaktan öteye gidemiyor.Açıkçası bundan fazlasını beklemekte yanlış olur.Benzeri baştan sona hatalı işleyişlerin tekrar edilmemesi açısından bu tarz konuların konuşuluyor olması çok önemlidir.Bu açıdan konuyu dile getiren arkadaşa teşekkür ediyorum.

    Bence burası için rampa çözüm olamaz yaklaşık 2.80m yükseklik var.(fotoğraftan saydığım rıht sayısına göre bir tahmin)%8-9 luk bir rampa eğimi olmalı en iyi ihtimalde buda sahanlığı vs. rampa boyunu çok uzatır.En ideal çözüm bu tarz yerlere merdiven korkuluklarına paralel çalışan özürlü aracı taşıma araçlarıdır.Tabii bu araçlar eksikliği hissedilen yerlere konulmalı ve özürlü vatandaşlara kullanımı anlatılmalı.Bu tarz yerlerde en iyi çözümün bu olacağını düşünüyorum.Tabii uygun yerlerde asansör daha da iyi bir çözüm olabilir.

    mehmet arslan | 15 Aralık 2007

  24. bence bunu özürlü ramsasından çok kayakla atlama pistine benziyen merdivenden bozma rampayı yapan; buldugu her fırsatta mimara akıl vermeye çalışarak sen okuduysan bizde yaparak ögrendik diyebilme ihtimali olan ustayı,buna müsade eden denetçiyi(mimar yada hangi görevdeyse)tekerlekli sandelyeye oturtup bu merdivenin en üst kotundan bırakmamız gerekiyoki bi özürlü vatandaşımızın burdan nasıl inecegim veya çıkabilecegim sorusuna en dogru cevabı verebilsin.halbuki bunun yöntemi çok ya oraya bi asansör koyarnız bu dikey yada korkuluga parelel gider yada illa rampa istiyosanız merdinleri çaprazlama rampalarla çıkarsın bunun örnekleri dünyanın bir çok yerinde uygulanmakta

    abdullah ercan | 10 Şubat 2008

  25. bence bu saçma sapan şeyleri yapan sayın Gökçek sanırsam son yolculuğuna çıkıp Ankara’yı geri dönüşsüz olarak terk ediyor. bu kent bu kadarına da layık değildi.

    emre korcan | 27 Aralık 2008

  26. bence çok çirkin gerçekten

    ayça | 13 Ocak 2009

  27. ben geçen televizyonda izledim. rizeli mucidin icadı diye bir haber izledim. Bütün yayaların kullana bvileceği gibi engelliler ve yaşlılar için tasarlanmış.sistemin ismini usta metro geç koymuş.tıpkı asansör gibi çalışıyor.acaba bizim yetkililer bu tip çalışmaları görmüyormu.bu kadar duyarsız nasıl olurlar.bence bu proje tam buraya uygun bir projedir.o sistemi geliştiren kişiye cani yürekten teşekkür ediyorum.

    semra | 27 Ocak 2009

  28. engellilere yardımı esirgemeyin ne olur, onları dikkate alın lütfen!!!!!!!! bu bir uygarlık yaklaşımıdır en azından

    haydar | 4 Ocak 2010

  29. Engelli vatandaşlarımızı ve sorunlarını nasıl gördüğümüz kadar ,genel sorunlarımızı nasıl çözmeye çalıştığımızla ilgili bir örnek bu.Ben yaptım oldu.Birisi yap demiş ,işi bilmeyen biri yapmış.Orda rampa yapmaya mesafe var mı?,Durum uygun mu? veya başka ne alternatif olabilir diye kimse düşünmemiş.Artık bu durum ; engellilere olan duyarsızlığımızdan mı?Eğitim sistemimiz içinde bunu anlatacak bir olgu olmamasından mı?Halka hizmet etmek için teşkilatlanmış kurumların çarpık işleyişinden mi? Yoksa insan olmayı ve insanca yaşamayı kendimize lüks sayıp herşeyi kabul etmişliğimizden midir?Bu basit bir örnek .Türkiye’nin her yerleşim yerinde böyle manzaralar fazlasıyla mevcut.

    Ebru ERDOĞDU KARA | 25 Ocak 2010


Yorum yazmak için


Kadim yerleşimlere ‘Şehir’ derim.. Planla yapılanlara ‘Kent’..

Copyright © 2020 All Rights Reserved | Mimdap.org




Türkiye'nin Lider Yapı Platformu