Eşsiz Manzaraya böyle bina olur mu? |
Ana Sayfa Bağlantılar Biz Kimiz İletişim Mimar İş İlanları
ANA SAYFA
Eşsiz Manzaraya böyle bina olur mu?
Share 25 Haziran 2007

Manzaraya karşı böyle mi konum alınır, tarihi bir yapının önüne bu şekilde mi geçilir ve denizle bağlantısı kesilir, bir tarihi referansın önünde yapı tasarlanacaksa bu kadar mı özensiz olunur diye eleştirimize başlamak ve bunu sorgulamaya hazırlanıyorduk. Karşımıza Kadıköy Kız Lisesi çıktı. Sokak aralarından artık fark edemediğimiz, ama deniz tarafından dikkat edildiğinde tarihi yapıyı perdeleyen ve dünyanın eşsiz panoramasına dikkatsizce inşa edilmiş, hiçbir tasarım kuralı ve inceliğini barındırmayan üstelik “eğitim binası” olan eski ve yeni Kadıköy Kız Lisesi’ni merceğimize alıyoruz.

Mahmut Muhtar Paşa Konağı ( Kadıköy Kız Lisesi) kıyıdan görünüm

Hani bazı fıkralarda, denizi kullanmayı bilmediğimiz, kıyılarımızda denize arkamızı dönüp yapılaştığımız, denize yüzümüzü dönemediğimiz anlatılır ya, işte o fıkraları haklı çıkaran İstanbul’da belki yüzlercesine rastlayabileceklerimizden bir tanesini önünüze getiriyoruz.


KADIKÖY KIZ LİSESİ TARİHİ

Sözlüklerde Tarihi Kadıköy Kız Lisesi, Moda yolunda “denize nazır” eski Muhtar Paşa Konağı olarak anlatılıyor. Şubat ayında lise olarak 50. yılını geride bırakmış. Aynı zamanda hüzünlü bir tablo da söz konusu.

“Mermer konak, 1897 yılında Rum asıllı Dimitri Velademi’den, Mahmut Muhtar Paşa’nın eşi Hidivi İsmail Paşa’nın kızı Prenses Nimetullah Hanım tarafından satın alınmıştı. Prenses, konağı aldıktan sonra konağın etrafındaki arsa, dükkan ve bazı evleri de uhdesine geçirmiş, böylece Moda’da oldukça değerli bir gayrimenkule sahip olmuştu.” (1)

1897 yılında Mahmut Muhtar Paşa Konağı olarak yapılan bina 1950 li yıllarda kamulaştırılarak eğitim hizmeti vermeğe başlıyor ve Kadıköy Kız Lisesi oluyor. Zaman içinde tarihi yapıya bağlantı kurulan yeni yapılar inşa ediliyor. 1999 depreminden sonra tarihi yapı hasar gördüğü için boşaltılıyor. Nerdeyse dokuz yıldır boş tutulan bina hiçbir onarım geçirmeden ve giderek daha da kötü bir duruma sürüklenerek silüet olarak karşımızda duruyor.

Tarihi Yapının önüne konumlanmış yeni lise binası

Geçtiğimiz aylarda Kadıköy Kız Lisesi mezunları, sıralarında okudukları tarihi köşkü kurtarmak için el ele verdiler. 25 Şubat 2007 Pazar günü, geleneksel salep simit günü ile 50. yıllarını kutlamak için bir adaya gelen mezunlar, “Burası, karşılıksız ve samimi dostluklarımızın başladığı yerdir. Burası hayat yolculuğunda bizi biz yapan istasyonlardan biridir. Burası ülkemize çağdaş ve aydın kadınlar yetiştirmiş ve yetiştirmeye de devam eden bir kurumdur. Burası, sahip çıkmamız gereken geçmişimiz ve geleceğimizdir” dediler.

Mermer Konağın Görünümü


MEZUNLARI DUYARLILIK GÖSTERİYOR

Depremden bu yana kapalı tutulan ve çinileri dâhil pek çok tarihi değer taşıyan eseri çalınan köşkü kurtarmak için herkesi tek yürek olmaya çağıran mezunların sözcülüğünü yapan Ebru Köktürk, “Okul binamız olan Mahmut Muhtar Paşa Köşkü ve bahçesi Türkiye’nin geleceğinin şekillendiği bir atölyedir. Bu yüzden restorasyonu için para toplamaya başladık” diyor.

Fotoğraf: Engin Candemir

“Biz burada oldukça, kolay kolay yok edemeyecekler bu binayı” mesajı veren eski mezunlardan Sevinç Yasasev, “Biz okulun parkeleri bozulmasın diye ya ayakkabılarımızı çıkarır, ya da iki ayakkabı üst üste giyip dolaşırdık. Şimdi köşkün ne hale getirildiğine bakıyoruz ve içimiz acıyor” diyor. 1 numara ile okula giren, yine 1 numara ile mezun olan ilk mezun Gaye Barlas’sa, “Burası tarihin kendisi. Tamamen mermerden yapılma okulun önünde duran at şimdi Sabancı Köşkü’nde. Okulun arkasındaki geyikler şimdi Divan Oteli’nin önünü süslüyor. Zaman içinde herkes bir şeyler alıp götürmüş buradan. Vitraylar, resimler, çeşmeler ve daha niceleri” diye üzüntülerini dile getiriyor. (2)

Manzaraya karşı ölçeksiz yapı


BU YENİ YAPI MODA’YA NASIL İNŞAA EDİLMİŞ OLABİLİR?

Yıllar önce Moda önünden geçirilmek istenen sahil yolu için bir dolgu yapılmış, yine daha önce bu noktalarda bulunan arıtma tesisinin büyütüldüğü yeni tesis için dolgu alanı genişletilmiş, Kadıköy Limanı içinden başlayarak Moda Burnu’na kadar sahil şeridine bir anlamda müdahale edilmiştir.

Birkaç yıl önce “sahil yolunun” yargı yoluyla da durdurulmasından sonra genişletilen ve doldurulan sonra da deniz tarafı kayalıklarla tahkim edilen bu şerit alan gezi parkı olarak şu anda kullanılmakta. Eskiden denize sıfır diye tabir edilen Kadıköy Kız Lisesi şimdi dolgu parkı sayesinde sadece deniz araçlarının vistasına değil, burada dolaşan ve yeşil alanı kullananların da yakın plan görünümüne girmektedir.

Hal böyleyken üstelik bir eğitim yapısı olarak, tarihi değeri bilinen bir lisenin önüne ölçeksiz, biçimsiz, tasarım niteliği ve etüd değeri taşımayan bir yapı nasıl projelendirilebiliyor?

KURUM VE KURULUŞLAR NEREDE?

İsterseniz önce, proje yahut mesleki denetim açısından bakalım:
Diyelim ki, ihtiyaç nedeniyle böyle bir proje yapıldı. Bu proje Milli Eğitim Bakanlığı bünyesinde mi elde edildi? Bir an yine kurum içinde “imzasız” olarak elde edildiğini farz edelim. Bu takdirde bile bağlı olduğu belediyesine bu proje nasıl gitmiş ve nasıl mesleki denetim almıştır?

Deniz kıyısında, denize otuz metrede 6 katlı okul bloğu ve tarihi yapıyı çok büyük oranda kapatan spor salonu yapısı eğer hiç meslek odasına uğramadı, hiç ilgili belediyesine gitmedi ve fiilen (MSB yapıları gibi imar hukuku dışında işlem görerek) Milli Eğitim Bakanlığı tarafından yapıldıysa, durum daha da başkadır. O takdirde bu denetimler fiilen gerçekleşmemiştir. Ancak, bu takdirde ilgili kurumların “niye projesinin gelmediğini” sorgulamak ve burasının bir gecekondu gibi yapılmasına izin vermeyecek şekilde davranmaları gerekirdi.

KORUMA KURULLARI

Diğer önemli husus ise, koruma mantığının bir eseri sahiden korumaya yönelik tedbirlerin alınması, örneğimizde olan Mahmut Muhtar Paşa Konağı ya da Kadıköy Kız Lisesi tarihi binasının özellikle depremden sonra gördüğü hasarla terk edilmesiyle yok olmasına açık olmasıdır.
Bu “koruma anlayışı” yerinde yok olmaya hiç itiraz edememekte, tarihi ve kültürel değerlerin yaşatılması için hiçbir gücü harekete geçirememektedir. Sadece ve eğer bu yapıyı korumak için müdahale ettiğinizde (yanınızda demek isterdik ama…) karşınızda görebildiğiniz kurullar olmaktadır.

Üstelik Kız Lisesi yapısının denizle ilişkisinin kesilmesinde, hiçbir bağlam ilişkisi kurulmadan tam dibine ölçeksiz ve niteliksiz bir biçimde yapılmış olmasına da taraf olamamıştır. Muhtemelen ilgili belediyesi yapılan yeni bina inşaatı için ruhsat verirken yapıyı hemen dibindeki Muhtar Paşa Konağı komşusu olarak değil, “bağımsız bir eğitim binası” olarak değerlendirmiş, kurul görüşü almaya gerek görmemiştir. İşin bu kısmını doğrusu araştırmadık ve açıkçası koruma kurulunun da bu oluşuma onay verdiğini düşünmek istemiyoruz.

Kız Lisesinin Yanındaki Yapı

ESAS SORUN

Burada çoklarının yaptığı gibi ve kolay olan yolla “imar hukuku” tartışması yapmak ve bürokratik sürece dair maruzatları sıralamak istemiyoruz. Temelde bulunan ve sırasıyla düşünmemiz gereken sorunlar:

  1. Tarihi değere sahip ve belli bir dönemin özelliğini gösteren anıt eser niteliğindeki kültür varlığı korunamamaktadır.
  2. Yapı üretim sürecinde bir kentte (İstanbul, boğaz kenarı, ön görünüm, Moda,…gibi gözden kaçamayacak bir noktada) var olması gereken denetim mekanizmaları içlerinde sivil ve meslek kuruluşları olanlar dahil bir önem taşımamaktadır.
  3. Kıyıların kullanılması, manzara açılımı, yapıların kıyı kullanımlarıyla nitelikli ilişkiler kurması, kıyı silüetine katkıda bulunması, tarihi referanslarla yeni anlamlar içeren mimarlık boyutu öngörmesi gibi tasarım sorunları tümüyle görmezlikten gelinmiştir.
  4. Bu niteliksiz örneklerin ve yetersiz tasarımların hayat bulması mimarsız yapılaşmayı ya da “mimarlık olmaksızın” yapı inşa etmeyi meşrulaştırmakta, esas olarak ülke yapı kültürüne bir çok kurumun hiç önem vermediği şekilde ama sanılandan çok daha büyük şekilde zararlar vermektedir.

Lise Yanındaki Dolgu Alana Yapılan Park

(1) Müfid Ekdal, Dr, Kadıköy

(2) Tempo, Mart 2007,Yasemin Yurtman,
Fotoğraf: Ergun Candemir

30 Yorum
  1. ya ben bu lıse okudum ve burda okumka bı ayrılcalktı benım ıcın.. yatılı ogrencılerdık bız orda gecen hergunum bı baska guzeldı.. manzaraya dıyecek tek kelıme bualmıyorum zaten..tek kelımeyle buyuleyıcıydı..

    ilknur | 11 Aralık 2007

  2. Ben de bu semtte oturan biriyim. Kız lisesini şu anda Moda yolundan farketmek neredeyse imkansız. Bu gösterimde de haklı olarak eleştirildiği gibi sahilden bakınca yapının önünde sahiden hiç bir niteliği olamyan bu yapıyla neredeyse tarisel varlık kaybolmuş. Bir de işin acıklısı tarihi yapıyı Milli Eğitim 99 depreminden doğan problemlerini gidermye çalışmıyor, yapıyı boşaltıp kendi halinde tutuyor. Şimdi bana kalırsa gerçekçi korumacılar bu durumlara müdahale etsinler. Yapıyı onartsınlar mesela. Önündeki bu yeni lise binasına da doğru dürüst bir yeni cephe yapılsın.

    neriman ata | 11 Aralık 2007

  3. ben şuan 2007-2008 yılının öğrencisiyim ve biz slayt çalışması hazırlıoruz ve bu resimler bir harika bu resimlerdende yararlanıcağız herkese çok teşekkür ediyorum.

    zeneq | 20 Aralık 2007

  4. bende o okula gelmek istyorum cok güzel bir okull

    defne | 24 Ocak 2008

  5. Ben de bu lisede yatılı olarak okudum lisemizin son hali beni bayağı üzdü bizim zamanımızda aşağı bahçede çeşmenin yanında oturup manzara seyretmek harika idi ama yanda ki tarihi binanın da yıkılmış olması ve okulumuzun deprem sonrası hasar görüp kapısına kilit vurulması çok üzdü,birde neden KIZ LİSESİ olarak kalmadı?

    NEŞE GEÇKİN | 1 Şubat 2008

  6. Ben bu eşsiz okulun 1979-1980 mezunuyum.Bu okulda okumak bir ayrıcalıktı bu ayrıcalığa sahip biri olmaktan gurur duyuyorum.En öneliside onarılan köşkten 800 no mezun oldum.LİSEMİZİN SON HALİ BEMİ FAZLASIYLA ÜZDÜ

    FATMA ZEYNEP KARABUĞ ERDOĞRUL | 8 Şubat 2008

  7. Ben K.K.L nin 1986 yılı mezunuyum.( Bizler bu okulu Anadolunun dört bucağından sınavla kazanıp okuma fırsatı yakalayan kızlarız.)
    Ben okulumla hep övünmüşümdür. Okulun son halini gösteren resimler beni son derece üzdü. Geçen uzun süre bizim yüzümüze çizgiler olarak yansırken ben okulumu ve anılarımı hep daha dün yaşamışım gibi taze ve duru anımsarken okulunda yıpranıp son resimlerdeki halini almış olabileceğine hiç ihtimal vermemiştim. Hep eşim ve çocuklarımla okulu birgün ziyaret etmeyi hayal etmişimdir. Şimdi bu ziyareti en kısa zamanda yapmayı düşünüyorum. Tüm K.K.L 1986 mezunlarına ve o dönemdeki öğretmenlerime sevgi ve saygılarımla…

    Hatice Meydan | 13 Şubat 2008

  8. Ben 1976-1977 eğitim öğretim döneminde Kadıköy Kız Lisesine kaydoldum.Dün gibi hatırlıyorum,çok heyecanlı çok sevinçliydim.Eğitim hayatımın en gururlu en mutlu yıllarını bu okulda yaşadım.Ortaokul öğrencisiydim.Ve orta okul 1.sınıflını şimdi terkedildiğini üzüntüyle yeni öğrendiğim bu tarihi binada okudum.En üst katındaydı sınıflarımız.Çok değerli öğretmenlerimiz vardı.Son sınıfa kadar K.K.L.nde okudum.Ama şimdi ve daha o zamandan itibaren fazlasıyla pişmanlık duyduğum bir şey yaptım.Sınıfta kalmıştım.Ve sınıf geçmem imkansız gibi görünmüştü bana.Ve kaydımı sevgili okulumdan aldırdım.Ama hayatım boyu bu okulda 3 yıl okumuş olmaktan guru duyacağım.Keşke ortaokul diplomamda KADIKÖY KIZ LİSESİ yazsaydı.Okulumu,o dönemdeki tüm tüm öğretmen ve arkadaşlarımı ve tanımadığım tüm mezunlarını (teyzem de u okuldan mezun olmuştur)seviyorum.Anneciim iyiki beni KADIKÖY KIZ LİSESİ’ne gönderdin.

    MİNE GÜNER ÖZTEN | 15 Şubat 2008

  9. bnde 2005-2006 dan berı bu okuldayım hala lıse 2 deyım sırf bu okulun guzellıkerındn faydalanmak ıcın ıkı kere sınıfta kaldım sakın sız denemeyın

    modalı | 17 Şubat 2008

  10. Bende k.k.lisesine 1977 yılında girdim.o güzel tarihi yapıda 1 yıl boyunca okudum.her tarafı tarih kokması beni hep heyecanlandırmıştır.biz sınıf olarak çatı katında ders görürdük.sınıfın içinde yürüdükçe tahtalar gıcırdardı.Ne güzel günlerdi.1983 yılında mezun oldum ve bu seneye kadarda bir daha okuluma gitmedim.ama bu pazar gideceğim belki bazı arkadaşlarıma rastlarım diye,lütfen hanımlar sizlerde gelin görüşelim sevgiler

    e.sema gezmiş | 23 Şubat 2008

  11. k.k.lisesi 1978 mezunuyum. 30 yıl geçmiş. Bugün okulumuzu gezdim. Eski binanın halini görünce çok üzüldüm. O eski binada hem de denizi seyrederek, okuduk. Okulumuzun sayesinde mimar oldum.

    funda ığaç | 24 Şubat 2008

  12. bende gidecektim bu hafta salep gününe aksilikler çıktı gidemedim.acaba kalabalık oldumu gitseydim arkadaşlarımı görebilirmiydim.nasip olmadı çok üzgünüm belki birara giderim ama arkadaşları görebilseydim çok iyi olurdu.

    AYTEN KÜLAHLI ÜNAL | 26 Şubat 2008

  13. Ben dek.k.l de 1979 1983 yılları arasında parasız yatılı okuyanlardanım .arkadaşlarımın yazmış olduklarına hepsine katılıyorum okulumun haline çok üzüldüm orada çok güzel günler geçirmiştik.sizlerin yapmış olduğunuz bu çalışmalardan dolayı kutlarım başarılarınızın devamını dilerim.1986 yatılı mezunu Hatice okuldaki soyadın .Katrancımıydı öyleyse seni tantıyorum .bütün kkl re sevgiler.

    Rukiye Şen Özafşar | 26 Şubat 2008

  14. Liseden mezun olalı 30 sene olmuş. 24 Şubat 2008’de ilk kez mezunlar gününe katıldım.
    Eski binanın haline içim acıdı. Artık kullanılamaz hale gelen binada gençliğimiz, geçmişimiz ve umutlarımız vardı. Bu şekilde kaderine terk edilmesi gerçekten acıklı.
    Deniz yönüne yapılan binaya ve okulun hemen yanına baktığımızda sağduyulu her insan ortadaki “izansızlığın” farkına varır. Bunu görmek için ayrıca mimar olmaya gerek yok sanırım.
    Eski bina adeta kuşatılmış. Sanki ortadan kalksa rahat edilecek..
    Tarihi bir türlü sevemedik , merak da etmedik. Şimdi Sabancı Müzesi olan Emirgan’daki Atlı Köşk’ün atının bu bahçeden gittiğini kaç kişi biliyor. Geçmişi sahiplenemiyoruz ve elimizdekiler de birer birer kayıp yok oluyor ne yazıkki ….

    emel köymen | 27 Şubat 2008

  15. 1978-1979 yılında bendelise1 de yatılı okudum bunları okuyunca geçmiş yıllarımı hatırladım o günleri şimdi arıyorum. hepinizi çok özledim………

    feral | 17 Mart 2008

  16. Daha dun gibi.. KKL’nin 1975 yilinda 557 Nolu Matematik sinifi mezunuyum. O zamanlar oldukca gorkemli olan bu binanin bizler icin cok degisik aci, tatli, gizemli, romantik anilari vardir. Cam kapilari, merdivenler, karanlik izme koseleri vardi.. hele orta kati, orada sinifi olmak sanki ayricalikti. Kendi kendimize esrarengiz hikayeler uydururduk. Koskun atinin alindigini hepimiz bilirdik. Kuleden baslayip orta kata kadar indik. Tum orta okulu, lise 2’ye kadar koskteydik. Yeni bina yapilinca sanirim, 1972’de koskten ayrildik. Ben yeni binayi hic sevememistim. O zamanlar fotograf cekmenin bu kadar yaygin pratik olmadigina acirim. Su anda elimdeki tek resim binanin on balkonunda tesekkur alirken cekilmis. Artik Moda’da oturmuyorum, Tarabya’dayiz. Kizlarima senede bir olsa da okulumu getirip gosteriyorum. Her yil cok daha hazin benim icin.. Koskun bir proje kapsaminda ele alinip KKL Dernegi tarafindan bir kultur evi/galeri/muze seklinde degerlendirilmesini cok isterim. sevgilerimle

    Nilgun Okay
    İTU Maden Fakultesi Ogretim Uyesi
    75′ Mezunu

    Nilgun Okay | 18 Mart 2008

  17. Ben 1992-1993 yılı mezunlarındanım.7yıl parasız yatılı olarak okuduğum okulumun son halini görünce duygularım alt üst oldu.Sayın okul müdürümüz Mehmet Ali Baytan bizlere okulumuzun tanıtımını yapmadığımız için bize sitem ettiğinde onu anlayamamıştım.Hiç böyle sonuçlara sebebiyet verebileceğini düşünememiştim.Her zaman ki gibi haklı olduğunu bu şekilde görmek istemezdim.Hani 7 yılım orada geçti demiştim ya aklımda hep o haliyle canlı kalır sanmışım.Mutluluklarım,gözyaşlarım,sevincim okulumun duvarlarında,ruhumda bir bütün olarak saklı kalacak.Özellikle köşk binasının kütüphane odalarından birinden çıkılan en üst katı ve üst bahçesi inanın kokusuna varana kadar içimde yaşıyor.Çocuklarıma sürekli olarak okulumu öğretmenlerimi anlatarak hasretimi gidermeye çalışıyorum.Bende ŞİMDİ BANA KAYBOLAN YILLARIMI VERSELER diyenlerdenim.SAYIN REZZAN SEZEN,HÜSEYİN AKBULUT,ASİYE YAVUZ,CELEL ULUSOY TABİİKİ DE MEHMET ALİ BAYTAN HEPİNİZİ ÇÇÇÇOOOOOKKKK SEVİYORUM!!!!!!!!!!!!İyi ki sizler hayatıma girdiniz iyi ki 7yılım evimde geçti.Hayatımın en güzel karelerini değerini geçte olsa anladığım geçmişim hayatım iyi ki yaşanmışsınız!

    ZÜHAL IŞIK | 26 Mart 2008

  18. ben 2007 2008 öğrencsiyim okulun içi mimari bakımdan berbat çok kötü okul 4 parca halınde sürünüyor okulu ılerede 5 sene sonra yıkıp yerıne daha güzel denizle uyumlu bı okul olmasıınıı istiyorum gönderen: SWEET SERHAT

    serhat | 27 Mart 2008

  19. bende 84 matematik mezunuyum orada çok güzel günlerimiz geçti hocalarımız eğitimimiz süperdi yazıları okuyunca o günler gözümün önünden geçti iyiki o okula gitmişim o zamanlar kıymetini anlamamıştım ama şimdi çok iyi anlıyorum

    güneş öksü | 8 Nisan 2008

  20. Tarihi eser ve yeni taş kaplama binalarda hassas cephe temizliği.

    Avrupa’dan ithal sistem,ŞİMDİ TÜRKİYE’DE

    Bilgi için: http://www.angorarestorasyon.com

    Mehmet | 23 Nisan 2008

  21. o güzelim tarihi taş köşkte i196o yıllarında iki yıl okudum parkeler bozulma bozulmasın diye ayakkabı değiştirirdik güzel manzarasını müzik odasını o muhteşem büyüsünü hiç unutmadım istanbula geldiğim zaman mutlaka uğrarım bozulan büyü beni çok üzer herşeyi berbat etmede üzerimize yok

    inci ira | 29 Nisan 2008

  22. Ben, altı sene o güzelim okulda okuyup 1977’de mezun oldum K.K.L.’li olduğum
    için her zaman gurur duydum o yıllarımı hasretle anarım. (o zamanlar değerlerini bilemediğimiz öğretmenlerimizi de;Emine Hanım,Tacimah H., ve daha
    niceleri) 6/Ed/c ‘yi köşkte okudum Havasıyla, kokusuyla beni büyüleyen okulumun son hali içimi acıttı. Köşkü kurtarma çabalarınızı kutluyor ve gönülden
    destekliyorum

    Çiğdem müstecaplıoğlu özvarol | 5 Mayıs 2008

  23. bakın burada tarihi yapının önünde spor salonu gibi duran koca kütleye… nasıl bir cehalet yarabbi, ya yere sok ihtiyaçsa ya şeffaf birşey yap, arkadaki özel inayı örtme. ama ne gam… müdür istedi, vali imzaladı, miili eğitim bütçe buldu, bir dolu insan da bu okulun şu salonu da olsun diye çırpındı. sonuç elbirliği ile cehalet, demokratik katılımcı negatiflik.
    ne diyelim hepimize geçmiş olsun

    banu serincan | 26 Mayıs 2008

  24. Okul güzel bir yapı ama yorumlara bakın.Türkiyemiz hallaç pamuğu gibi atılıyor.Tık yok.Okulun manzarası kapandı diye çok kimse üzülmüş.Anlaşılıyor, korumacılık yapmak için bu milleti korunacak yapılar da oturtmak gerekli.

    anoyunous | 26 Mayıs 2008

  25. şimdi bu okul kadıköy de, kültürün beşiği bir manada, herşeyin orta yeri, ama bakın ki marmara denizine, boğaza zank diye bir bina. çocuklar spor yapsın. yapmasın gerekirse ama artık bu kadar da sıva tuğla beton kiriş nedir yani.

    sevgi toker | 26 Mayıs 2008

  26. benim bir önerim var, tarihi yapının önündeki bütün bu “yeni” yapıları yıkalım, oraya tarihi yapıyı dikkate alan yeni çağdaş ve dünya ölçeğinde bir bina yapalım. tarihi binayı da restore edelim.

    volkan demirezen | 27 Mayıs 2008

  27. bende bu okulun 1970 senesınde ılk modern fen mezunlarındanım.1971 yılında turkıyeden ayrıldıktan sonra 1975 tekı ılk gelısımden sonra bu sene nısan ayında tatıle geldım.33 senenın vermıs oldugu hasretle ılk kostugum kose moda sahıllerı oldu.okulumu gormek kızıma o guzelım denızın uzerınde oturan muhtesem okulumu gostermek ıstedım.muhakkakkı o kadar senede bazı gelısmeler degısmeler olacaktı buna hazırdım.ama karsımdakı manzara benı cok huzunlendırdı.o muhtesem heybetlı bına etrafındakı evlerle sankı kuculmus yok olup kaybolmustu.ıcım burkuldu uzuldum.bu kadarını beklemıyordum.cesıtlı sayfalarda dıger mezun arkadaslarımın yazılarını okudum.herkesın uzuntusune bende yurekten katılıyorum

    aygul olcer | 14 Haziran 2008

  28. Konuyla ilgili dikkat çektiğimize gercekten cok sevindim. Maalesef bizler içinde okurken köş binasına verilen tahribat ve deprem sonrası geldiği nokta ile içler acısı, moda caddesine açılan bahcede ,kesilen ağaçlar , kaybolan sera konusu da var. Bundan sonrası daha büyük facialara yol açacak , yakın bir zamanda çok amaçlı bir bina,düğün salonu ,otel olabilir. Ya da restorasyonu ehil olmayan kişiler tarafından yapılabilir. İTÜ de oysaki restorasyon projesi mevcut! Kalimed – Mezunlar adına yapılan her çalışmayı izliyor.

    ebru köktürk | 17 Kasım 2008

  29. 1972 fen şubesi mezunlarındanım.Moda da oturuyorum ve okulun önünden her geçişimde köşkün durumuna çok üzülüyorum.Milli eğitim(!!!!!)bakanlığının tip proje mantığı ile yaptığı yüzlerce 5. sınıf müteahhit binasını o güzelim binanın yanına oturtmayı ancak bizler becerebiliriz!! meslek olarak ta eski eserlerle ilgili bir alanda çalışmış biri olarak elbirliği öneriyorum. saygılarımla

    Dilek Eper Köksal | 22 Kasım 2009

  30. Ben de 1984 yılı yatılı bölümünden mezunum. Bu yaz 30 yıl aradan sonra okulumu görmek nasip oldu gerçekten çok üzüldüm. orada çok güzel günlerimiz geçti Rukiye seni tanıdım ben şükran akyol edebiyat sınıfından dile kolay altı senemiz geçmiş

    Şükran Akyol | 24 Aralık 2009



DHİM istatistiklerine göre İstanbul Havalimanı’nı bu yılın ilk 10 ayı 20 milyon yolcu kullandı. 12 milyon yolcu pandemi öncesi kullanırken, pandemi sonrası 7 aylık zaman dilimin yalnızca 8 milyon yolcu İstanbul Havalimanı’nı kullandı.

Copyright © 2020 All Rights Reserved | Mimdap.org




Türkiye'nin Lider Yapı Platformu